YOZGAT Milletvekili Yusuf Başer'i gençlik döneminden tanımaktayım. Avukat Hayrullah Başer'in yanında staj yaptığı yıllarda tanışıp, konuştuğum bir isim. Kendi halinde bir görüntüsünün geri planında farklı,  kafasına koyduğunu yapabilme yeteneğine sahip, inatçı, ısrarcı, tuttuğunu koparan, koparamadığında daha da hırslanan bir isim. Daha farklı özellikleri de vardır. Bilemem. Gördüğüm, tanıdığım kadarıyla böyle özetleyebilirim...
Bu girişgahı neden yaptım? Birinci sayfada yer alan analiz/habere konu olmasından dolayı. Siz adına ister şans deyin, ister tesadüf. Ne derseniz deyin ama ortada bir gerçek var. Yusuf Başer, hangi plana itilirse itilsin, bir şekilde 'ben de varım' diyebilen, gerilerden gelip, finiş çizgisini ilk geçen isim olarak karşımıza çıktı/çıkıyor...
Seversiniz, sevmezsiniz. Bunda hiç bir sakınca yok. Zaten herkesin birisini seviyor olması veya sevmiyor olmasını beklemek de doğru bir davranış biçimi sayılmaz. Yozgat siyasetinde, daha sonra da Türk siyasetinde var olan Yusuf Başer'in listenin neresinden gösterilse gösterilsin, çalışıp, çabalayıp, meclise gitmesine yönelik öyküsünü haberde sıraladık. Buradan bunu tekrar etmeyeceğim. Aksine dördüncü dönem Milletvekili seçilen Yusuf Başer'in, iktidar partisinin bir mensubu olması hasabiyle işinin daha zor, sorumluluğunun öncekilerden daha da fazla oluğunu, kendisi biliyordum, eminim ama bir kez daha hatırlatmak üzere köşeme konuk etmeyi tercih ettim. Sürçülisan eylemem halinde şimdiden özür dileyerek, konuya bir şekilde girebilme turlarını tamamlamak istiyorum...
Yozgat'ın gündemini oluşturan konulardan Türkiye'nin ilk milli parkı Çamlık, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, Bakanlık makamlarında bulunan Bekir Bozdağ'ın girişimleri ile yapımlarına başlanılan yatırımlar, sulama tesisleri, köylerin altyapılarının iyileştirilmesi, cezaevi gibi bir çok konuyu yakından takip etti. Bu ve daha bir çok konuyu yakından takip edip, biran önce tamamlanması için mücadele verdi. Bundan sonra da verecektir. Bu mücadeleyi verirken zamanla tıkandığı da olmuştur. 'Aşamıyorum!' dediği de. Ama bu saatten sonra hiç bir mazeret kabul görmez. Peşinen söyliyeyim...
Her zaman dile getiriyorum, bir kez daha dillendirmekte yarar var. Yozgat'ın sıcak paraya ihtiyacı var. Sıcak para da turizm sektöründe. Bu sektörün canlandırılması için altyapı ihtiyaç var. Termal Sağlık ve Spor Turizminin canlandırılması, akabinde de tarihi ve turistlik mekanlara yönelik 'Turizm Yolu' projesinin devreye sokulması gerekir. Sıcak para girişi için...
Zaman içerisinde bu konuları yazdım, tekrar da edebilirim. Ama kısa sürede bizim spor turizmine yönelik altyapıyı devreye sokmamız gerekir. Nedir bu? Futbol takımlarının sezon öncesi kamplarını yapabilecekleri antrenman ve maç yapabilecekleri tesisleri oluşturmak. Kısa vadede bunu hayata geçirmemiz gerekir. Sözde var olan projeyle ilgili bir adım atılmalı artık...
İşte bu görev hangi sıraya konulursa konulsun Yozgatlının oy verip, meclise gönderdiği Yusuf Başer'e düşmektedir. 'Vekil sayımız 4'ten 2'ye düştü' deme lüksüne iktidar partisi mensuplarının hakkının olmadığını düşünüyorum...
Dünden Bugüne Bugünden Yarına

-Yozgatlının bitmeyen çilesi
YOZGAT'ta elektirik kesintilerinin günümüze has bir durum olduğunu sanmayın. Yandaki haber küpürü 1979 yılına ait. O yıllardır henüz belde olan Çandır'da bulunan trafo merkezindeki arıza çevre ilçelere olumsuz etki yapıyordu. Bundan en fazla etkilenen ilçelerin başında gelen Sarıkaya'da sanayi esnafı artık isyan noktasına gelmiş, toplu halde poz verip, tepkilerini dile getirmişlerdi. Aradan geçen süre içerisinde, belirli bölgelerdeki trafolar mahalle aralarına kadar girdi ama sorun halen bitmedi. Bugün elektrik kesintilerine bağlı isyan bayrakları açılıyor ama kimse toplu halde poz verme ihtiyacı duymuyor. Teknolojiye sarılıp, sosyal medya hesabından sesini duyurmaya çalışıyor. Duyan olmasa da her kesinti tepki görüyor...