Yunus Emre ile Aşık Veysel’i bilmeyeniniz, onların bir çok sözünü duymayanınız, ya da en az bir eserini okumayanınız yoktur.
Her ikisi de bizim için ayrı, ayrı bir değerdir.
Yunus Emre, Türk kültürünü sevenler için çok şey ifade eder.
Şiirlerinde, etkileyicilik en üst seviyededir.
Yunus, büyük ölçüde Türkçe kullanmıştır.
Yunus’la birlikte dilimiz, daha renkli, canlı ve halk zevkine uygun hale gelmiştir.
En güzel şiirlerini hece vezniyle üretmiştir.
Şiirleri, kısa zamanda benimsenmiş, bir kısmı ilahi olarak da söylenmiştir.
Aşık Veysel, eserlerini yalın bir Türkçe ile hazırlamış,
Dilimizi ustalıkla kullanmıştır.
Yöntemi gösterişsiz ve kusursuzdur.
Tabiat, hüzün, iyimserlik, umutsuzluk, birleştiricilik gibi temaları işlemiştir.
Şiirleri türkü olarak da söylenmiştir.
Yunus’us dilinden;
Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil
Bir gönülü yaptın ise
Er eteğin tuttun ise
Bir kez hayır ettin ise
Binde bir ise az değil
Gah eserim yeller gibi
Gah tozarım yollar gibi
Gah akarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi
Adımız miskindir bizim
Düşmanımız kindir bizim
Biz kimseye kin tutmayız
Kamu alem birdir bize
Yunus aydur Allah deriz
Allah ile kapılmışız
Dergahına yüz tutuban
Hemen bir ikrardır bize
Veysel’in dilinden;
Allah birdir Peygamber Hak
Rabbül alemindir mutlak
Senlik benlik nedir bırak
Söyleyim geldi sırası
Kürt’ü Türk’ü ve Çerkez’i
Hep Adem’in oğlu kızı
Beraberce şehit gazi
Yanlış var mı ve neresi?
Kimi ne çeker dilinden
Hem belinden hem elinden
Hayır ve şer emelinden
Hakikat bunun burası
Cümle canlı hep topraktan
Var olmuşuz emir Haktan
Rahmet dile sen Allah’tan
Tükenmez rahmet deryası
Veysel sapma sağa sola
Sen Allah’tan birlik dile
İkilikten gelir bela
Dava insanlık davası…