Derdiyle  dertlendiğimiz, çilesine talip olduğumuz bu cennet vatanın nimetlerinden yararlanma düşüncesi Yozgatlının tek dileğidir. Bugün geri kalmışlığı savunan ve devlete savaş açan doğu illerinden daha geri kalmış durumda bulunan Yozgat’ ta yaşıyor olmak çile ve ıstırap gibi gözükmektedir..
Cennet vatanın her yanı güzel ve yaşamaya değer. Kanlarıyla Anadolu toprağını sulamış olan kahraman Türk Milleti bu yurtta  yaşamayı  herkesten daha çok hak etmiştir.. Tabiri caizse, biz bu vatanı alın  terimizle,  göz nurumuzla ve şehir kanlarıyla kazandık ve bu vatanda yaşamak için çok bedel ödedik. Türk düşmanı hainler bunu daha iyi bilirler.
Yozgat vatan toprağının  kutlu bir parçası. Kahraman insanların yaşadığı, devletine sadık kişilerin barındığı bir vatan toprağıdır. İhaneti bilmeyen sadakati geliştiren bu milletin değerlerine sahip çıkan kahraman insanların yurdudur Yozgat. Dünyanın neresine giderseniz gidin her yöresinde bir Yozgatlıyla karşılaşırsınız.  Yüreği vatan hasretiyle çarpan bir Yozgatlıyla tanışırsınız. Gurbet bizim kaderimiz olmuştur.
Sözün özü şu: şehrimizden göçü durduramıyoruz, gideni  döndüremiyoruz.. Herkesin haklı  bir gerekçesi var. Onun için diyoruz ya” Dünyanın neresine giderseniz gidin bir Yozgatlıyla karşılaşırsınız” Göçün ana nedenlerinden birisi de ilin geri kalmışlığıdır. Ekonomik kaygılar insanımıza acı bir memleket hasreti yaşatmaktadır. Bu sonuçtan kim ne çıkarırsa çıkarsın, Yozgatlının kaderi göç ve gurbet çilesidir.
Uzun yıllar bu şehirde  esnafla ve halkımızla iç içeyiz. Sıkıntılarını biliyor acılarıyla dertleniyor çilesine de talip oluyoruz. Bugün itibariyle Yozgat’ta günü kurtarmak geçmiş, insanlar artık bedeninden, sağlığından ödün vermeye başlamıştır.  Çile, sıkıntı dert ve yoksulluk Yozgatlının kaderi olmaya başlamıştır. Ekonomik döngü tersine dönmekte ve her geçen gün Yozgatlı kaderini ve rızkını başka memlekette aramanın telaş  ve çabasındadır.
İşsizlik oranın arttığı, gençlerinin boş gezdiği, esnafının  borç batağına düştüğü,  memurunun bankalara bağımlı hale geldiği şehirde ekonomi düzgün olabilir mi?  Bir Yozgatlı olarak bundan hicap duydum… Siyasetçimiz, devlet adamımız var diye övündüğümüz bir  dönemde  açlık sınırının altında yaşamaya  mahkum ediliyorsak bundan birileri ders almalı diye düşünüyoruz.        
Hakikaten bu kadar mı içler acısı diyeceksiniz? “Evet” hakikaten bu kadar içler acısı…Terörle beslenen ve ihanetle bir şeyler koparan hainlere diyeceğimiz çok!.. Evet ihanetin peşinde olanlar ve bu milletin askerine, polisine acımadan kurşun sıkan hainler ödüllendiriliyorsa bundan hep birlikte rahatsızlık duymalıyız. Terörden nemalananlar  bir de kalkıp devlet  adamalarımızı  tehdit ediyorlar buna ne dersiniz? 
Kim kaybediyor? Bu aziz topraklar için şehit verenler ve  kan dökenler .  Siyasi ırkçılığı ve geri kalmışlığa klıf bulup bunu terörle birleştirenler “ Kazandık, kazanıyoruz” diye seviniyorlar. Böyle bir konumda Yozgat’ın gençleri boş ve issiz geziyor ve şehir boşalıyor.  Biz değil Yozgatlı olmayanlar soruyor:” Bu memleketin siyasetçisi bürokratı yok mu ?  diye. 
Diyoruz ki: Yozgatlı perişan, Yozgat’ın insanı gariban ve yoksul”.Çilenin, ısdırabın, çaresizliğin ve garibanlığın destanını yazmış olan bu şehirden göçenler de “ Gurbet hasreti “ ile yanıp tutuşuyor. Çaresizlik ve sahipsizlik Yozgat’ın, Yozgatlının kaderi olmamalı. Feryadımız bunun içindir. Kimse alınmasın birilerinin vatanımıza ihanette kazanmış olduğu hakkı, Yozgatlı şerefiyle haysiyetiyle ve vatana bağlılığı ile çoktan hak etmiş durumdadır. Sahi siyaseten de Yozgatlı desteği, teşviki ve devlet yatırımını hak etmiyor mu? Ne dersiniz.