Çok sevdiğim bir arkadaşımın annesini kaybettik bu hafta, başsağlığı için memleketime geldim. Her gelişimde olduğu gibi memleketimi gezdim adım adım. Dışarda yaşayan her Yozgatlı gibi bende memleketimde neler değişmiş gözlemlemek istedim. Ne yazık ki sonuç aynıydı. Birkaç dükkanın adres değişikliği, birkaç firmanın el değiştirmesinden başka gözle görülür bir değişiklik göremedim.
Artık memleketimin gelişip, büyümesini beklemek benim için bir hayal. Mevcut durumu göz önüne aldığımda Yozgat’ın varlığını koruması bile büyük bir başarıdır. Dün gece başıma gelen bir olay Yozgat’ın terk edilmişliğinin, kimsesiz kalmışlığının ifadesidir.
Dün gece Yozgat ziyaretimin son saatleriydi, yolculuk saatime yarım saat kalmıştı. Saat 23:00 sularında taksi derdine düştüm. Otogara gitmek için taksi bulamadım. Aradığım 4 taksi durağı kapalıydı, artık gide gele ahbap olduğumuz taksici abilerimi aradığımda kimi uyuyordu, kimi çalışmadığını söylüyordu. Dokuz farklı yeri aramama karşılık bir tane çalışan taksi bulamadım. Telaştan sinirlendim, taksicilere kızdım.
Koşar adım otogara giderken lise caddesinde tek başıma olduğumu fark ettim. Yozgat karanlığa gömülmüş, sessizlik hakim olmuştu Yozgat semalarında.
Sonra taksicilere hak verdim. Bu saatte insanlar evlerindeyken demek ki müşteri bulamıyorlar dedim. Peki Yozgatlının bu saatlerde evden çıkmamasının sebebi neydi, hava mı soğuktu? Hayır. Hep bahsettiğimiz Yozgat’taki sosyal yaşantı eksikliğinin bir eseriydi.
Diğer şehirlerden ilimize gelen insanlarımızın şikayet ettiği kadar var Yozgat. Devasa bir köy yerinden farksız. Valisi olan, üniversitesi olan,  il milli eğitim müdürü olan bir köy Yozgat. Hatta meclis başkanı olan, başbakan yardımcısı olan, bir köy! İşsizlik sorununun çözülemediği, sanatta, sporda, eğitimde gerilerde kalan, sosyal gelişimini tamamlayamayan, hala göç veren bir köy Yozgat. Zamanın Osmanlı sancağı şimdilerde bir köy hüviyetine bürünmüş, yardım beklemekte yok olmamak için.
Evet, Yozgat için siyasiler güzel projeler üretiyor. Havaalanı, hızlı tren, çamlık, çevre yolu gibi. Ama sadece kağıt üzerinde kalıyor. İşler diğer illere göre son derece yavaş yürüyor. Sayın Bozdağ’ın Yozgat ziyaretinde hızlı tren projesinin 2014’de bitmeyeceğini ve havaalanına bu yıl ödenek ayrılmadığını, fakat kaydırma bütçeyle çalışmaların başlayacağını ifade etmesi beni umutsuzluğa itti. Eğitimde gerilerde kaldığımız gerçeğini ve gerekli projelerin hızla hayata geçirileceğini duymak istedik yakın zamanda ilimize teşrif eden Sayın Milli Eğitim Bakanından. Fakat sayın bakan her şeyi devletten beklemeyin diyerek bir kez daha Yozgat’a ve Yozgatlıya sırt çevirdi devlet adına.
Kısa zaman önce ondan fazla il büyükşehir oldu. Çünkü oralara hizmet gitti, paralelinde nüfus arttı. Bizim sahipsiz ilimiz avuç içi kadar kaldı, göç rekorları  kırdı. Konuşulacak pek bir şey yok. Veriler, istatistikler ortada. Tüm Türkiye’yi baştan aşağı yenileyen, milyar dolarlık projeler yapan ve yapılmasına vesile olan hükümetin Yozgat politikası son derece başarısız olmuştur. Siyasilerin, sivil toplum kuruluşlarının, Yozgat medyasının bu durumu gerekli mercilere ulaştırması gerekmektedir. Sayın başbakana bizzat ulaşılıp anlatılmalıdır.
Ben milletvekillerimizin ülke sorunlarına odaklanıp Yozgat’ın sorunlarını gündeme getirmediğini düşünüyorum. Fakat Yozgat bir daha ne zaman meclis başkanı ve başbakan yardımcısı çıkarıp sorunlarını çözdürür, bu da tam bir muamma bu dönemi Yozgat iyi değerlendirmeli. Yozgatlı kendi akil adam heyetini kurup Sayın Başbakanımıza ulaşmalıdır. Eminim ki sayın başbakanımız vekillerimizden daha da çok dikkate alacaktır böyle bir heyeti.
Yaşanabilir bir Yozgat’ta buluşmak dileğiyle…