Kurulmasının üzerinden üç yıl geçen, bu üç yıl içerisinde bir çok amatör takımın mücadele ettiği, Bölgesel Amatör Ligi’nde 2012-2013 futbol sezonu 12 mayısta oynanan son eleme maçları ile tamamlandı.
2012-2013 sezonunda 78 ilden 160 takımın kıyasıya mücadele verdiği Bölgesel Amatör Lig’de, aynı grupta yer aldığımız  İskilip Belediyesi Gençlik ve Spor, MKE Kırıkkalespor, Tosya Belediyespor, Bartınspor, Geredespor, Ostimspor, Kozlu Belediyespor Play Out, diğer adıyla eleme maçı oynadı. Üç yıldır bu ligde her ne kadar şampiyon olamasa da,  Yozgat’ı başarı ile temsil eden Sorgun Belediyespor, Yozgat Süper Amatör Futbol Ligi şampiyonu Sarıkaya Belediyespor ile oynadığı eleme maçını 1-0 kazanarak gelecek yıl yine Bölgesel Amatör Lig’de mücadele etmeye hak kazandı.
Ankara temsilcisi Ostimspor Gölbaşı Belediyespor’a 2-0, Geredespor Mudurnu’ya 1-0 yenilerek Bölgesel Amatör Lig’e veda ettiler.
Bartınspor, normal süresi 0-0 berabere biten maçta Kumluca Esnafspor’u uzatmalarda attığı gol ile 1-0, Kozlu Belediyespor normal süresi 2-2 berabere biten maçın uzatma dakikalarında attığı gol ile 3-2, Tosya Belediyespor Kastamonu Yolspor’u 2-1, İskilip Belediye Gençlik ve Spor, Çorum Çimentospor’u 3-0, MKE Kırıkkalespor Saran Keskinspor’u 5-1 yenerek Bölgesel Amatör Lig’e devam dediler.
Bu lige yeni gelen takımlara ‘Hoş geldiniz’ diyor, Bal’a devam eden takımlarla beraber kendilerine önümüzdeki sezonda başarılar diliyorum.
‘Yazımın başlığında Bal’ın tadı kaçtı’ dedik. Niye kaçtı şimdi onu anlatalım. Her ne kadar bunları daha önceden defalarca yazmış olsam da, tekrar yazmak ve bazı olumsuzluklara, yanlışlıklara, bir daha parmak basmak istiyorum.
Bir kere şunu net bir şekilde söylemek isterim ki, bu statü ile gelecek yıl Bölgesel Amatör Lig’de maçlar oynanır ve bu zihniyetle gruplar belirlenirse, önümüzdeki sezon takımların ekonomik sıkıntıları bir kat daha artacaktır. Neden derseniz, İlk sene futbolcular ligi tanımıyor ona göre transfer ücreti istiyorlardı. Her geçen yıl Bölgesel Amatör Lig, futbolcular tarafından daha iyi tanınmaya, böyle olunca da daha fazla transfer ücreti istenmeye başlandı. Niçin böyle oldu bunu anlamak zor. İsmi amatör, istenilen ücretler profesyonel. Bu futbolcular BAL’da mücadele eden takımları zengin kulüpler olarak mı görüyorlar da bu kadar ücret istiyorlar, bunu da anlayamıyorum. İstenilen bu ücretleri de maalesef kulüplerin % 90 ı veriyor, ardından da sezon ortasında futbolcuların alacakları birikince, oturup kara kara düşünüyorlar. Böyle devam ederse kısa süre sonra, nasıl ki Avrupa’da 10 liraya mücadele eden bir futbolcu Türkiye’ye gelirken 20 lira istiyorsa, inanın Bölgesel Amatör Lig’e üst liglerden transfer olan futbolcularda, iki katı para isteyeceklerdir. Bu olumsuz ekonomik gelişme Bölgesel Amatör Lig gibi güzel bir projenin, kısa sürede çökmesine neden olacaktır. Çünkü, günümüzde hiçbir takım, hiçbir belediye bu yükü kaldıramaz.
Bölgesel Amatör Lig’deki bir diğer sıkıntı da deplasman maçları. Türkiye Futbol Federasyonu grupları oluştururken hangi kıstasları dikkate alıyor bilemiyorum. Ancak bir takım 550-600 km lik deplasmanlara gitmek zorunda kalıyor. Uzun deplasman maçlarının masraflarını 3 Lig’de olduğu gibi Futbol Federasyonu karşılasa amenna diyeceğim. Ancak km başına 150 kuruş tutarında bir ücret, bir de bin lira konaklama ücreti ödüyor. Şimdi küçük bir hesap yapacak olursak, Federasyon, 600 km’lik bir deplasman için gidiş dönüş bin 800 lira, bin lira da konaklama, tamamı 2 bin 800 lira ödüyor. Bu kadar mesafedeki bir yola bir otobüsün masrafı ne olur, veya ne ücret ister derseniz, gidip bir sorun, en az 4 bin lira. Peki konaklamaya ne ücret ödersiniz. Bu ligde mücadele eden takımlar en az 30 kişiden oluşan bu kafilelerle deplasmana gidiyorlar. Çok lüks değil, normal bir otelde konaklasa, kahvaltı ve akşam yemeği kişi başı en az 70 lira. Eti mi size 2 bin 100 lira. Aldığınız para 2 bin 800 lira, harcadığınız para 6 bin 100 lira. Buna deplasmana gidiş gelişlerde yolda yiyeceğiniz en az iki yemek parası olan 600 lirayı da eklerseniz, masrafınız 6 bin 700 liradır. Bir de 250 km nin altındaki deplasmanlara ücret ödemiyorlar. Sanki takımlar bu mesafedeki maçlara günü birlik gidecek gelecekler. Şimdi federasyon yetkilileri diyebilirler ki; ‘’Efendim, önceden buda yok tu ya’’ Demesinler. Yanlış olur. Bu ligi kuran onlardır. Geliştirecek ve takımları rahata erdirecek te yine olanlardır. Öyleyse iş işten geçmeden bir şeyler yapılmalıdır. Seneye bu aksaklıkları giderecek önlemler alınmalıdır. Yoksa, inanın bu lig günden güne kötüye gidecek, bir çok takım istemeden de olsa ligden çekilecektir.
Grupların oluşturulmasında bu kıstaslar mutlaka dikkate alınmalı diye düşünüyorum. Aslında futbolcuların biraz uzak deplasmana gitmeleri bazı açılardan yararlı da oluyor. Örneğin o bölgenin coğrafyasını, kültürünü, futbol kalitesini tanımak açısından. Ayrıca, her zaman aynı takımlarla karşılaşmak futbolculara, taraftarlara sıkıcı gelebilir. Ancak dediğim gibi, federasyon bu durumu bir çözüme kavuşturursa, o zaman deplasmanlar da daha çekici olur.
Kırmızı ve sarı kart cezalarına gelince, bu uygulamayı çok eleştirmek istemiyorum. Hatta yerinde de buluyorum.
Tüm annelerin ‘Anneler günü’nü kutluyor, hepsinin ellerinden öpüyorum.
Sağlıcakla kalın.