Şunu çok iyi biliyorum ki Yozgatlı ne işsizlikten, ne göçten çekti sağlık sektöründen çektiği kadar.
Hastane acilinde içeri giremeyen hastalar mı görmedik,
Hastanelerde yediği zılgıtla iki gözü iki çeşme cahil muamelesi gören insanlar mı,
Bıçak parası denilen (Kul hakkından başka bir şey olmayan), gayri resmi olarak, insanlardan haraç gibi alınan parayı ödeyemediği için ameliyat masasında kalan hastalar mı görmedik.
Sigortası olmadığı için hastanede rehin kalan anneler-bebekler….
Yıllardır sürgün misali devam eden sevkleri söylemeye inanın yüzüm tutmuyor.
Branşlarında doktor bulunmadığı için Allah’a emanet ölümü bekleyen biçareler
Ve daha neler neler…
Tüm bunları Yozgatlı ziyadesiyle yaşadı…
Normal doğumlar sırf bıçak parası uğruna sezaryenle yapıldı bu topraklarda.
Yozgatlı hiçbir insanın hak etmeyeceği muamelelere maruz kaldı yıllarca.
Son yıllarda sağlık alanında yapılan yeniliklerle önemli adımlar atıldı.
Devlete bağlı hastaneler bir bir kendini yeniledi.
İnsanları mağdur eden zihniyet gitti,
En azından minimum dereceye indirildi,
Sağlıkta memnuniyetin sınırı olmadığı için mağduriyetler de bitmez kolay kolay.
Ama buna da şükür diyebiliyoruz, eksiklerimize rağmen.
Sağlık sektöründe çığır açan yenilikler özel sektörün hareketlenmesi ile daha da farklı boyutlara yelken açtı.
Özel sağlık sektörü Türkiye’de hakikaten önemli bir seviyeye geldi.
Keza devlet hastaneleri, Araştırma ve Uygulama hastaneleri de en az özel kadar yeniledi kendi içinde.
Bu gün bizi ilgilendiren yönüne bakacak olursak Özel Şifa Hastanesi’nin getirdiği yenilikleri kesinlikle tartışamayız.
Özel Şifa Hastanesi Yozgat sağlığına hakikaten önemli yenilikler kazandırdı.
Uzman doktor kadrosu, fiziki imkanları, insana verilen değer ve daha pek çok şey.
Yozgat’ın ilk özel hastanesi olmasına rağmen bünyesinde yaptığı yeniliklerle Yozgatlı’ya önemli bir sağlık hizmeti veriyorlar.
İnsana sağlık hizmetinin ‘özel’ verilebileceğini bu hastanede gördü Yozgatlı.
Doğruya doğru olmak gerekiyor!
Kimimize göre özel bir hastaneye göre eksikleri olabilir.
Olması da doğaldır.
Bir özel hastanenin özelliği de biz vatandaşların duyarlılığı ile olacaktır.
İşte bu gün duyarlı olma vakti!
Ne için duyarlı olma vakti, kalp ve damar hastaları için.
KALBİMİZ KAYSERİ’YE BAĞLI
Yozgat’ta bir insanın kalp krizi geçirmesi yasak. Çünkü anında müdahale edebilecek kapasitemiz yok! Kalbimiz dahi Kayseri’ye bağlı (!)
Sadece kalp krizi değil; diyelim ki bir hasta diyalize alınacak damar cerrahisi ile diyaliz için gerekli olan operasyon için,
Bunun yanında varis ameliyatları, kalp çarpıntısı olan kişilerin damar yolundan kalbine ulaşılması için gerekli sağlık imkanı Yozgat’ta yok.
Kalp damarı tıkanması ile oluşan ani rahatsızlıklarda 30 dakika içerisinde müdahale edilmesi, stent takılması gerekiyormuş.
Bu ve bunun gibi konusunda uzman olanların daha yakından bileceği bir çok kalp hastalığına anında müdahale edilmesi gerekiyor.
Yaptığım araştırmalar ‘Kalp Hastanesi’nin Yozgat için ne denli hayati öneme sahip olduğunu gösteriyor.
Hatırı sayılır oranda kalp hastasına sahip olan Yozgat’ta böyle bir imkanın bulunmaması her an başımıza gelebilecek bir olayla, ölümle burun buruna kalabileceğimizi gösteriyor.
Özel Şifa Hastanesi böyle bir hizmeti vermek için gönüllü olmuş.
Bunun için de Sağlık Bakanlığı’ndan gerekli yetkili almış.
Yine edindiğim bilgiler Belediye ile yaşanan imar sorunları nedeni ile bu işin sürüncemeye girmiş olduğu yönünde.
Ben Belediye Başkanı Yusuf Başer’in böyle bir hizmetin Yozgat’a kazandırılması adına elinden gayreti gösterebilecek niyette olduğundan şüphe duymuyorum.
Ama şunu da çok iyi biliyorum ki Yozgat’ın böyle bir imkana, hastaneye ihtiyacı var.
Ve bir ay içinde resmi adımlar atılmazsa yıllardır olan olacak, bu hakkı elimizden alıp Çorum’a ya da başka bir şehre verecekler.
Yıllarca Yozgatlı’nın hakkını gasp edenler böyle yapmadılar mı?
Elimizden giden yatırımların, kaynakların bir çoğundan haberimiz dahi olmadı.
Bu gün Şifa Hastanesi böyle bir hizmeti getirmiş, yarın başka birileri başka bir sağlık hizmetini getirsin.
Bu şehrin insanlarının sağlıkta hakikaten ilgiye ihtiyacı var.
Yıllarca o kadar yıprandık, o kadar horlandık, o kadar yorulduk ki, özel bir ilgiye, özel bir sağlık güvencesine ihtiyacımız var.
Bu gün neden ‘Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama’ Hastanesi’ni geliştirelim, destek verelim diyorum işte bu yüzden.
Sevgili Yozgatlılar…
Sağlık bu, yarın ne olacağımız belli mi? Bu gün senin başına, yarın benim, ertesi gün en yakınımızın, dostumuzun, akrabamızın.
Yani yer yüzünde olabilecek her şey insan için.
Birileri insan için, insan hayatı adına bir şey yapıyorsa ona destek olmak boynumuzun borcu.
Benim temennim ve beklentim Yozgat adına, aradaki imar pürüzü bir an önce çözülsün ve bu sağlık hakkı elimizde kalsın.
Birileri bu işe adım atmış, Ali, Veli, Mehmet, Hüseyin, kim olursa olsun!
Yozgat’ın hayrına kim adım atıyorsa sağolsun, var olsun…
Uzun lafın kısası Yozgat’ın öyle veya böyle şifaya ihtiyacı var.
YOZGAT RÜZGARI
Osman Coşkun neden olmasın?
Yozgat’a ve Yozgatlı’ya her şeyin en güzeli yakışır.Osman Coşkun neden olmasın?
Tabi Osman Coşkun’a da…
Kendisi milletvekili mazbatasını aldığı gün Çayıralan’ın Aşağı Tekke Köyü doğumlu olduğunu öğrenmiştim.
Çayıralan’da ömrümün 10 yılı geçti. O yörenin insanının beklentilerini, sorunlarını çok iyi bilirim.
O yüzden kendisinden ilk temennim “Lütfen Çayıralan’ı unutmayın” olmuştu.
Pozitif bir siyasetçi, devlet adamı, pozitif insan…
Aradan geçen 4 yıl bazı şeyleri anlamaya yetmemiş olabilir ama ben önümüzdeki 4 yılın bakan yardımcılığı ile taçlanacağına inanıyorum.
Coşkun, akademik kariyeri, bilgi ve birikimi ile siyaset üstü bir kimliğe sahip aslında.
Enerji konusundaki çalışmaları ulusal ve uluslar arası boyutta.
E, hükümet de yeni dönemde bakan yardımcısı kadroları açtı.
Enerji Bakanlığı’na en ala kim olur diye sorsalar Yozgat’ta Yozgatlı, Ankara’da Başbakan hiç düşünmeden Osman Coşkun demeli.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Enerji Bakanı Taner Yıldız, Bakan Yardımcısı Osman Coşkun!
Yakışır mı, bal gibi de yakışır!
İnşallah, beklentimiz, dileğimiz, umutlarımız o yönde.
3. müjdeyi bekliyor Yozgatlı…