Bazıları abarttığımı, hatta saçmaladığımı, hatta ve hatta uçtuğumu düşünebilir.
Hatta birçoğu aklımla aramın dahi almadığını fikriyle de hareket edebilir.
Kim ne düşünürse düşünsen ben ısrarcıyım.
Yozgat esaretten kurtulmalı,
Ve bu kurtuluş ne parayla, ne de pulla olacak iş değil….
Kölelik kalmadı diyebilirsiniz,
Doğru kölelik görüntü olarak bitti…
Tarihler 2010’u gösterirken insanlığın kölelik düzenini (düzensizliğini) çoktan geride bıraktığını düşünmek normal.
Ama Yozgat gibi ekonomik, sosyal ve kültürel olarak geri kalmış kentlerde köleliğin bitmediğine inanıyorum.
Aslında gelişmiş dünya gözdesi İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerde de kölelik hala yaşıyor.
İnsan bilgisi kadar insandır!
İnsan görgüsü kadar insandır!
İnsan varlığının farkına vardığına kadar insan,
Çocuğunu yetiştirebildiği kadar ebeveyn,
Hakkını savunabildiği kadar birey,
Seçtiğine hesap sorabildiği kadar demokrattır.
İnsan cehaletini kırdığı vakit köle değildir!
Son Lisans Yerleştirme Sınavı’nda (LYS) Yozgat’ın elde ettiği dereceye bakınca, ‘Tamam dedim’…
‘Yozgat esaret zincirini, kölelik yaftasını üzerinden atmaya karar vermiş…’
Eğitim uzun soluklu bir iş.
Bu gün ektim, yarın biçeyim yok…
Taaa, okul öncesinden başlayıp, üniversiteli edinceye kadar sabırla ektiğini işlemelisiniz.
Nihayetinde LYS’de ortaya çıkan sonuç bu güne kadar verilen emeklerin bir sonucu.
Başından sonuna emek verenlerin eser…
Yozgat bu güne kadar ÖSS’de 60. sıradan aşağılara düşmüyordu.
Makus kaderimizin makus bir sonucuydu…
Ama bu gün elde edilen sonuç bir şeylerin iyiye gittiğini gösteriyor.
Cehalet zincirini kırma, Yozgatlı gençlere özgüven aşılama adına süper bir adım LYS’de ortaya çıkan tablo.
Özgüven, çok önemli! Özellikle de Yozgatlı için…
Özgüveni olmayan, yeniliklere yabancı, çocuğu liseden sonrasını görmemiş…
Ekonomik özgürlüğünü elde etmemiş insanların olduğu bir toplumda eğitim zincirini kırmak hakikaten büyük bir olay…
İşte ben onun adına köleliğe isyan diyorum.
Hiç unutmam, babamın kurum müdürü ‘İşçinin oğlu işçi, müdürün oğlu müdür olur’ demişti tüm çalışanların ortasında.
Bu ülkeye çobanda lazım, mühendiste… İşini bilerek, dürüstçe yapan zaten kabullenmemiştir kölelik yaftasını.
Yozgat’a bakıyorum, yetiştiğim ortama ve de kendime…
Ortaokul yıllarına kadar öğretmen karşısında söz alma cesaretimiz yoktu birçoğumuzun.
Büyüdük, hastalanıp doktor karşısına geçtiğimizde hastalığımızı diyecek özgüven bulamazdık kendimizde. (Hala da öyle değil mi)
Haksızlık karşısında hakkını savunmak, savunmak için o hakkı bilmek imkansız.
Eğitimi olmayanın çevre bilinci de olmuyor.
Eğitimsiz ruhlar kuru toprak misali renk vermez.
Benim insanım eğitimli olduğu kadar tek düze, tekelci zihniyete köle olmaz.
Benim insanım ne kadar eğitimli olursa iş ahlakına sahip olur…
Ticaret ahlakı Yozgat’ı sarar,
Benim insanım ne kadar eğitimli ise o kadar sahiplenir bir birini,
Değerlerine dosdoğru bakar, tabulara değil hakikate inanır.
Ve benim insanımın başına kimse gelip de çobanlık edemez.
İnancın temeli de eğitim, insanlığın temeli de…
Vatan sevgisinin temeli de eğitimdir.
Eğitimsiz insan da vatanseverdir, bayrağına hürmette kusur etmez, Çanakkale’de gözünü kırpmadan ölüme kafa tutar.
Ama benim insanımın duygularını kimse istismar edemez doğruyu, yanlışı öğrendiği vakit.
Benim insanıma üniversite kapılarını açanlara o yüzden teşekkür ediyorum.
Üniversite yolunda atılan her başarılı adım insanıma vurulan köle zincirlerinden bir halkanın kırıldığı anlamını taşır.
LYS’de elde edilen sonucu işte bu yüzden Yozgatlıyı esaretten kurtaracak sonuç olarak görüyorum.
Milli Eğitim Müdürü Sebahattin Gamsız, yöneticileri, okul müdürleri ve öğretmenler ve daha önce bu görevleri icra edenler, çok büyük bir görevi yerine getirdiler.
Devamı en büyük temennimiz olmalı, esarete vurulan zinciri kırmak adına.
Emeği geçenler var olun…