Herkesin bildiği bir gerçek var; Yozgat Anadolu’nun tam orta yerinde. Çevre illerin hepsi gelişmiş, Yozgat geri kalmış durumda. Kalkınmasını tamamlayamamış, milli gelirini artıramamış, şehirleşmeyi gerçekleştirememiş bir Anadolu şehri Yozgat… Birilerinin “ Büyükçe bir köy” diye tabir ettiği şehir. Sürekli göç veren, sürekli küçülen, sürekli fakirleşen bir garip Anadolu şehri.
Her dönemde siyasi iktidarlara sonsuz destek veren Yozgat’ın maalesef ufku açılmamış. Hakkari’ye, Şırnak’a, Mardin’e, Bitlis’e, Muş’a, Van’a yapılan yardım Yozgatlıdan esirgenmiş! Devlet baba Yozgat’ı hep unutmuş, sadece seçim dönemlerinde hatırlayıp bir takım vaatlerle uyutulmuş. İşte Yozgat’ın ve Yozgatlının kaderi bu!
Bir çok Yozgatlı bürokratımız, siyasetçimiz ve devlet adamımız var olmuş; bu doğrudur. Ama; halk tabiriyle söyleyelim “Kandile yağ damlamamış kardeşim !” Yozgat’a ve Yozgatlıya yansıyan bir şey var mı? Bu göçün anlamı nedir? İnsanımız neden, niçin Yozgat tan kaçıyor? Neden gidiyorlar, gittikleri yerde ne buluyorlar? Soruşturduk, araştırdık mı?
Yozgat adına memleketine bir taş üstüne taş koyanlardan “Allah razı olsun!”
Türkiye’nin gelişmiş illeri ile hatta geri kalmış denilen illerle Yozgat’ı kıyaslayın sonuca bakın: İş istihdamı, devlet yatırımı, milli gelirden düşen pay, devletin ayırdığı ödenek, Yozgatlı’nın bugünkü ekonomik durumu? Ben ona bakıyorum ve diyorum ki: Yozgatlı halen fakir, Yozgatlı halen garip, Yozgatlı halen sahipsiz.
Ne garip ki, Yozgat sürekli göç veriyor. Yozgatlı işadamı, Yozgatlı esnaf, Yozgatlı işçi, öğrenci, memur Yozgat’tan kaçıyor. Nedenleri çok açık, iş, aş, eğitim,sağlıklı ortam ve daha güzel modern bir şehirde yaşayabilmek… Ekmeğimizin, aşımızın derdine düşmüşüz. Yozgatlının sağlık sorununu bile çözebilmiş değiliz. Aradığınız doktor yok, aracı malzemesi ekipmanı yok. Acil durumda haydi doğru Ankara’ ya veya Kayseri’ye; işin gerçeği bu: yollarda ölmeye devam ediyoruz.
Yozgatlı gençlere iş alanları var mı? Onlara ne iş imkanı sağlamışız da çalışmıyor bu gençler? Bunlardan kim ne payını alırsa alsın, yalancıktan ağzımıza sürülen bal karın doyurmamış; boş vaatler yüzümüzü güldürmemiş; yapılan yatırımlar eksik ve yetersiz kalmış ve Yozgatlı uyutulmuştur.
Bürokratlarımızın bol olduğu, siyasetçinin yetiştiği, zengin işadamlarımızın varlığı doğrudur. Ama Yozgatlının avcuna konan, ufkunu açan, yatırım olarak Yozgat’a dönen bir şey yoktur. Bunların tartışılmasını isterdik. Yine de diyoruz ki: Yozgat’ta taş üstüne taş koyanlardan Allah razı olsun. Koyacaklar da baş tacımız olur…
Yozgat’’ta birilerinin bahtı açık olabilir. Birileri köşeleri dönmüş olabilir, devletin zirvesine de oturmuş olabilirler. Yozgat’tan birileri çıkıp para kazanmış zengin olmuş olabilir, Türkiye’nin sayılı işadamları listesine de girmiş olabilirler. Ama Yozgatlı halen garipse, halen fakir, halen mahzunsa bunun o kişilere düşen bir vebali- sorumluluğu olmalıdır diyoruz.
Yozgat diye bir derdi olanlara, Yozgat diye bir sorunun varlığını kabul edenlere, göçün, gidişin kaçışın sorumluluğunu hissedenlere deriz ki: Şehrinize sahip çıkın ve yarın için gönül huzuruyla yaşayabileceğiniz şehre, şehrin insanlarına görevimi yaptım mı? Sorusunu kendinize sorun. Gençlere, yavrularınıza 2023 de görmek istediğiniz modern ve kalkınmış bir şehir bırakın. İşte o zaman “ Gök kubbede hoş bir seda” bırakmış olursunuz.