Köylü vatandaşlarımızın sıcak karşılamaları bizleri memnun etti, kendilerine çok teşekkür ediyorum. Köyün kuruluşu hakkında tarihinin bilinmediğini, sadece nasıl kurulduğu hakkında bilgi veren köy sakinleri, iki evliya mezarının olduğunu ve bu mezarlarında çok eskiye dayandığı için somut bir tarihinin bulunmadığı yönünde açıklamalar yaptılar.
Bir rivayete dayalı olarak, köyün kuruluşu üç sün ni ve iki alevi mezhebinden olan beş ailenin burada buluşmasıyla yerleşim yeri haline gelmiştir ve o günden bu güne bu ailelerin nesilleri çoğala gelmiştir. Aynı zamanda mezhep çatışması isteyenlere inat, ( bu alevi ve sün ni aileler ) bir arada kardeşçe yaşamlarını sürdürmekteler. Kısa bir zaman sonra birkaç kişinin de katılımıyla hane sayısı çoğalmaya başlamış ve bu duruma sevinen aileler “yenice köy olduk” demişler. Bunun üzerine köyün adı yenice olarak günümüze kadar gelmektedir diye anlatılmaktadır.
Köyün tarihi ve kültürel bir yer olmasına vesile sayılan ve bu yüzden araştırma ihtiyacı duyduğumuz Yenice köyünde, Adının “Yahya Baba” ve “Yağ Baba” olarak bilinen “ Büyük Evliya, Küçük Evliya “ diye de anılan mechul mezarlara gelince, rivayet edildiği gibi çeşitli mucize sayılacak olayların anlatımı köylülerin bu mezarlara çok önem ve değer vermesine sebep olmuştur.
Örneğin ( Bazı akşamları yanıp sönen ışık görüldüğü, oraya yatıp uyuyan ( başka yerde kurulan saatle zor uyandığı halde) çobanların kalmak istediği saatte gizemli bir sesle uyandırıldıkları, oradaki çalıdan bir dal kesip değnek yapan çobanın günlerce kabus gördüğü ve kestiği dalı geri getirip koyduğu zaman kabuslardan kurtulduğu, yağmur duası için bu evliyaların yanına gidildiği ve şimdiye kadar hiç boş dönülmediği ve köylüler köye inmeden yağmura yakalandıkları, ( etrafını sürüp ekin eken ve “bu nasıl evliya karnını yırtıyorum sesini çıkartmıyor demiş ) o yıl ekini iki kat armış, adam sevinçle eski ambar buğdayı almaz diyerek büyük bir ambar hazırlamak için bir mekanı boşaltmış ve temizlemek için girdiğinde yerde duran ( Harmanda kullanılan üç çatallı uzun saplı alet) dirgen adamın arkasına batıyor ve hanımına gel de şu dirgeni çıkart diye sesleniyor eşi çıkartamıyor ve komşuları çağırıyor.
Evliyanın intikamı niteliğinde düşünülen bu ilginç olay gibi…. vs. Anlatan kişiler , Bu örnekleri çoğaltmak mümkün ama şu anda bizim aklımıza gelen bu kadar ve burada bulunmayan köy dışında yaşayan bazı büyüklerimizin daha farklı anlatacakları örneklerin olduğunu ifade ettiler.
Bu mezarların bulunduğu tepeler oldukça rüzgarlı ve esintili bir mevki tabiri caizse dua okuyana kadar ayakta zor durduk diyebilirim ve yaz aylarında bile böyle rüzgarlı ve esintili olduğunu öğrendik. Mezarlardan birinin ( Büyük Tepede bulunan ) yanında tarihte yaşanılmış bir mekana benzeyen başka yapıtlarında izlerini görüyoruz. Zamanla yıkılmış ve taşları dereye yuvarlanmış vaziyette duruyor. ( Küçük Tepe de bulunan) Diğer mezar ise yumuşak bir toprak ( Höyük gibi ) yükseltilmiş zemin üzerinde duruyor. Bu mezarlar 20 yıl önce bir beton duvarla çevrilmiş ve koruma altına alınmıştır. 2011 yılında ise köy sakinlerinden Şevket Bayındır tarafından Sanduka şeklinde etrafı da dikenli tellerle çevrili olarak inşa edilmiştir. Ayrıca da bir işadamının daha görkemli bir türbe halinde yeniden inşa edeceği sözünü verdiğini ve bu beklenti içinde olduklarını anlattılar.
Yenice köyü 50 hanenin üzerinde bakımlı, şirin bir köyümüzdür. Yozgat’a 25 km mesafede bulunan Yenice köyü su bakımından çok zengin bir köy. Eski yerleşim yerinin Alim Pınarı denilen yerin olabileceğinin tahmin edildiğini söyleyen köylüler, o mevkide büyük bir pınar oluğu bulmalarına bağlamaktadır ve o oluğun hala köyde olduğunu söylemektedirler.
Aşağılı yukarı lı iki su akan deresi bulunan köyün akarsu çeşmeleri de oldukça bol ve gür akmaktadır. Köy halkıda bu su zenginliğini iyi kullanmakta ve çeşmelerini çok güzel abide gibi bir yapılarla inşa etmişlerdir. Nadiren köylerde bulunan Muhteşem bir köy konağı da mevcuttur. Geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan köyün dışarda yaşayan ve yaz aylarında köye gelen insanları oldukça yüksek, okur yazar oranı ise yüzde yüze yakın ve aydın insanlardan oluşan bir yapıya sahip köylerimizden birisidir.
(Araştırma yazısı: Salim Gülbahçe- Yozgatlı Şair)