Türkiye'de her yıl 12-18 Aralık tarihleri arasında ''Yerli Malı'' haftası kutlanır. Yerli tüketimin bilinçli olarak artırılması amacıyla kutlanmaya başlayan yerli malı haftası etkinlikleri, artık amacının dışına çıkmış, formaliteye dönüşmüş durumda...
''Yerli Malı Haftası'' etkinlikleri gündeme geldiğinde her daim rahmetli öğretmenim Behçet Ulusoy gelir.  Yine böyle yerli malı haftası kutnarıyor, öğretmenimiz bizlerden ''Evinizde yapılan, üretilen ürünlerden getirin'' demişti.
Ertesi gün, herkes birşeyler getirdi, masanın üzerine konuldu. Getirilen ürünler içerisinde çarşıdan alınan meyve, pasta türü ve gazoz bir hayli fazlaydı. Öğretmenimiz, ''Bunları getirdiğiniz gibi götürün!'' uyarısını yaptı, daha sonra da bizlere tek tek sorup, aldığı yanıtlara göre de getirmemiz gereken ürünleri yazdırdı, ''Babanıza- annenize verin bunu, yarın bunları getirin!'' talimatını verdi.
Evimize daha önce geldiği için, durumumuzu bilen öğretmenim, ''Sen'' dedi, ''Sen de annene söyle bazlama yapsın, yerli undan. Bahçenizde yetişen meyvelerden de getir, bir de ayran yaptır!'' diyerek, gerekli talimatları verip, yazdırdı.
Ertesi gün, masalarımız üzerinde bulunan meyveler, yiyeceklerin tanıtımı yapıldı. Öğretmenimiz, eline aldığı her yiyeceği gösterip, Yerköy'de yetiştiğini, ne gibi özelliklerinin bulunduğunu, faydalarını, ne zamanlar yetiştiğini anlattı.
O yıllarda durumu pek fark edemedik ama sonraki yıllarda yerli malının, yerli üretimin ne kadar önemli olduğunu, desteklenmesi gerekitğini anladık.
Günümüze geldiğimizde yerli malının, yerli malı haftasının daha da büyük önem kazandığını görmekteyiz ama ne yazıkki artık yerli malı haftaları formaliteden öteye gitmemektedir.
Bugün ilkokula giden çocuğa sorduğunuzda yerli malı olarak sıralayacağı ürünlerin büyük bölümü ithal ürün olduğunu görebilirsiniz. Yozgat'ta hangi ürünlerin üretildiği konusunda çocukların bilgi sahibi olmaktan çok uzak olduğunu anlarsınız.
Yozgat, Türkiye'nin tarım kentidir. Bırakınız ilkokuldaki çocukları, lise ve dengi okullardaki çocuklar bile Yozgat'ta üretilen ürünler konusunda bilgi sahibi olduğunu sanmıyorum. Eğer bu konuda yeterli bilgi sahibi olunmuş olsa idi, bugün yetişen gençlik Yozgat'ta tarım sektörüne yönelik yatırımlar yapmak üzere projeler üretirdi.
Zira Yozgat gerçekten tarım sektörü için önemli bir kaynak. Her türlü meyvenin, sebzenin yetiştirilebildiği Yozgat'ta, sektöre dayalı hizmet ve üretim tesislerinin kurulmasıyla istihdamında yaratılması mümkündür. Bu yöndeki eksikliğin, bu tip etkinlikler ve haftalar aracılığı ile küçük yaşta kazandırılması gerekir. Yoksa, marketlerden alınan ürünlerle kutlanılan yerli malı haftalarıyla yerli malı anlaşılamaz.
Halbuki bunun yerine genç nesil, kısa yoldan zengin olabilmenin hesaplarını yapıyor. Bu hesaplarının tutabilmesi için de piyango oyunlarına yöneliyor.

_________________________________________

Skor aldatmasın!

Spor Toto 3'üncü Ligi 3'üncü Grupta mücadele veren Yimpaş Yozgatspor, pazar günü konuk ettiği Mardinspor'u 7-0 yendi. Bu maçın skoruna bakıp da bir değerlendirme yapmak, ''Takım iyiyi gidiyor!'' gibi bir laf etmek, ileri de ciddi hayal kırıklıklarını da beraberinde getirir.
Puan cetvelinin son sırasında yeralan, şimdiden lige havlu atmış, henüz puan alamamış, bugüne kadar çıktığı her maçtan en az 5-8 gol yemiş bir Mardinspor'un Yozgat'ta pozisyon bulması bile bizim takımın iyi olmadığının göstergesidir.
Zira, Mardinspor takım olamamış, mahalle aralarından topladığı oyuncularla hiç antrenman bile yapma ihtiyacı duymaksızın Yozgat'a geldikleri, sahada topa vururken bile sırt üstü kendilerini yerde bulmalarından anlamak mümkün...
Böylesine bir rakip karşısında Yimpaş Yozgatspor'un bir hesaba girmesi, ''Mardinspor'a 7 attık, bir o kadar da kaçırdık, bu takım transfere gerek kalmaksızın ligde kalır, zaten düşecek takımlar belli'' gibi önermeler, takıma fayda değil zarar verir.
Maç skoruna bakarak yaşanılacak rehavetin bedeli tahminlerinde ötesinde çok ağır olur. Bugün kayyuma devri yapılan Diyarbakırspor'un devre arasını iyi değerlendirip, oluşturacağı kadro ile çıkışa geçmeyeceğini kimse söyleyemez. Aynı şey Mardinspor için de geçerlidir, diğer düşme hattındaki takımlar için de geçerlidir.
O nedenle Yimpaş Yozgatspor, programını, planlamasını maç skoruna göre değil, genel durumu dikkate almak suretiyle yapmak durumundadır.
Yimpaş Yozgatspor'un da yeraldığı Spor Toto 3'üncü Ligi 3'üncü Grup dengeli takımların yeraldığı bir grup. Yani devre arasını iyi değerlendiren takımlar, ikinci yarıda ilk beş takım arasına girme şansı olduğu gibi, mevcut durumu iyi analiz edemeyen takımlar da kendisini biranda düşme potasında bulma ihtimali yüksektir. Yimpaş Yozgatspor kendisine bir hedef belirlemiştir, sezon başı itibariyle. Bu hedefinden ilk yarının sonuna geldiğimiz uzaklaşmış bir görüntü vermektedir. Ligin ikinci yarısında hedefine yeniden ulaşabilme şansı ise saklı bulunmaktadır. Devre arasında takımın eksiklikleri giderilmesi durumunda, ilk hedef ilk beş arasına girmek olmalı, bu hedefe ulaştıktan sonra da ilk takımı yakalama imkanını değerlendirmelidir.
Geçtiğimiz sezon benzer bir hata yapıldı. Devre arasında hedef ilk beş arasına girmek olarak belirlendi, kadro ona göre şekillendirildi. İlk beş takım arasına da giremedi. O yüzden kazanılabilecek daha çok puanların olduğu düşünülerek, hesap yapılmalı, diye düşünüyorum.