Yerel seçimlere şurada 7 ay kaldı. Kazanın büyüğü Ak Parti’de kaynıyor.
Ak Parti içinde belediye başkanlığı seçimleri ile alakalı öylesine ilginç söylemler var ki şaşırmamak elde değil.
Geçtiğimiz Şubat ayında, İç Anadolu milletvekilleri ve belediye başkanlarıyla bir araya gelen Başbakan Erdoğan, Kırıkkale'deki anket sonucu nedeniyle Kırıkkale belediye başkanını fırçaladığı haberlerini ulusal basını takip edenler bilirler.
Kırıkkale'de Ak Parti’nin oy oranının yüzde 60 civarında çıktığını ancak yerel seçim anketi sonuçlarında bu oranın yüzde 11’e düştüğü yazılmıştı.
İşte bahse konu bu ankette Kırıkkale’den sonra en düşük yüzdeyi Yozgat belediyesinin aldığı ve bu durumdan Başbakanın son derece rahatsız olduğu söyleniyor.
Konuşulanlar doğru ise, bahsedilen bu ankete göre İç Anadolu’da bulunan toplam 13 il belediyesi arasında Yozgat belediyesi 12’nci olmuş...
Ben partililerin yalancısıyım...
Çünkü bu anketin gerçek sonuçlarından sadece Ak Partililer haberdar.
Bir yandan da yerel seçimlerle alakalı olarak sürekli başka bir isim gündeme getiriliyor.
1995 genel seçimlerinde Refah Partisi'nden seçilen ve 1998 yılında kurulan Fazilet Partisi'nde Yozgat milletvekili olarak görev yapan Kazım Arslan’dan bahsediyorum.
Kazım Arslan, 2010 yılında Saadet Partisi’nden istifa ederek Prof. Dr. Numan Kurtulmuş başkanlığında kurulan HAS Parti'nin kurucuları arasında yer aldı.
Şu anda Ak Parti genel başkan yardımcısı olan Numan Kurtulmuş’un, yol arkadaşı Kazım Arslan’a Yozgat belediye başkanlığı için söz verdiği konuşuluyor.
Bu nedenle Kazım Arslan, seçim kulislerinde konuşulan isimlerin başında geliyor.
Tabi ki Yusuf Başer cephesinden de bakıyorum bu olaya.
Başer rahat ve bir dönem daha başkanlık yapacağından emin tavırlar sergiliyor.
Fakat sizce de Ak Parti’den yükselen dedikodular ilginç değil mi?
2009 yılına nazaran, Başkan Yusuf Başer’in daha fazla parti içi muhalefetle uğraşacağını sezinliyorum. Duyumlarım bunu doğrular nitelikte.
Tabi ki tüm bunlar “danışıklı dövüş” de olabilir.
Özellikle Ak Partililerin söylemleri tuhaf geliyor. Öncelikle, geçmişte Başkan Başer’in yanında duranların çoğunun bugün neden Başer’e karşı muhalif söylemlerde bulunduklarını araştırmak gerekiyor.
Bunun basit bir çıkar ilişkisi ile açıklanabileceğini sanmıyorum. Mazeret bu olamaz.
Bana göre Başkan Başer yüksek ihtimalle Ak Parti’nin adayı olarak gösterilecek.
Fakat bunu dillendirmiyorlar. Bugün Başbakan çıkıp, daha önce de yaptığı gibi, “Yozgat için adayımız Başer, onunla yola devam ediyoruz” türünde bir açıklama rehavete sebep olabilir.
Aday adayı olarak çıkacakların da önünü kesmek istemezler. Neticede bu bir parti için itibar meselesidir. Fazla aday adayının çıkmasını o partinin popülerliği ile doğru orantılı olarak görüyorum.
Mesela, Isparta’da belediye başkanlığı için Ak Parti Isparta il başkanlığına yaklaşık 60 kadar adaylık başvurusu gelmesi bekleniyormuş.
Her ne kadar aday adaylarının sayısının fazla olması, bu hizmet yarışında kaliteyi arttıracağına inansam da, Yozgat açısından olayı ele aldığınızda demokrasiye Isparta veya başka diğer iller kadar yakın durduğumuzu sanmıyorum.
Bir ironi ile karşı karşıya kaldığımızı düşünüyorum.
Yazımın başında aktardığım memnuniyetsizlik anketi veya Kazım Arslan’ın adı kasıtlı olarak kamuoyuna sürülüyor olabilir.
Şöyle bir düşünün, iktidar partisine il belediye başkanlığı seçimleri için mevcut başkan dışında adaylık başvurusu yapılmıyor...
Sizce onlarca aday adayının arasından tekrar aday olarak gösterilen bir Yusuf Başer mi, yoksa başka aday olmadığı için tekrar başkanlığa aday gösterilen bir Yusuf Başer mi?