Türkiye'nin önemli tarım bölgelerinden olan Yozgat'ın topraklarının üzeri kadar altı da zenginliklerle dolu. Bu zenginliğin farkındayız ama nasıl değerlendirebileceğimiz konusunda fazla bir bilgi sahibi değiliz. Daha önceki il yöneticileri gibi Yozgat Valisi Abdülkadir Yazıcı da, düzenlediği basın toplantısında yatırımcılara çağrıda bulundu. Yozgat'ın her bölgesinde zengin jeotermal kaynakların bulunduğunu hatırlatan Vali Yazıcı, bunların değerlendirilip, ekonomiye, üretime kazandırılması gerektiğinin altını çizip, yatırımcıların yatırım yapmak istemeleri halinde gerekli kolaylığın sağlanıp, destekleneceğinin altını çizdi. Daha önceden de aynı türden açıklamalar yapıldı, çağrılarda bulunuldu. Ama bu çağrılar fazla itibar görmedi. Umarım bu kez yapılan çağrı hedefine ulaşır, birileri gelip Yozgat'taki bu kaynakların değerlendirilmesi konusunda bir çalışmayı hayata geçirir, diye umuyorum, ötesine ise gidemiyorum... Bu kadar yerüstü ve yeraltı zenginliğe sahip olmamıza karşın, bunların değerlendirilmesi, üretime ve ekonomiye kazandırılması noktasında birileri Yozgat'a gelip, neden yatırım yapmak istemiyor?... Eğer biz bu sorunun yanıtını bulamazsak, o zaman yeraltından saniyede 500 litre debide yer üzerine çıkartılan sıcak sularımızı boşa akıtmaktan kurtulamayız, kurtulamıyoruz da... Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Başkaları bu işi nasıl yapıyorsa biz de o yolu takip etmeliyiz. Öncelikle, bu konuda herkesin samimi olması gerekiyor, özellikle de siyasilerin samimiyetle konuyu ele alması lazım ki; sorumuz yanıtını bulsun. Öncelikle Yozgat'ta varolan kaynakların değerlendirilmesine, istihdam yaratacak yatırıma dönüştürülmesi ve ekonomiye kazandırılması için taslak projeleri ortaya koymamız gerekir. Hazırlanacak bu taslak projelerin yatırıma dönüştürülmesi için izlenecek yol konusunda da gerekli bilgilerin verildiği dokuman ortaya konulması gerekmektedir. Bu dokumanların ilgilisine ulaştırılması için ise siyasilerin gerekli çalışmayı yapması halinde, yatırımcının dikkati Yozgat'a çekilebilir. Yoksa havanda su dövmeye devam ederiz. Kaynaklarımızın varlığını söylemekten öteye gidemeyiz. Sağlam yatırımcılar yerine çürük yatırımcılar Yozgat'a gelir, yatırıma başlar, tamamlamadan gider. Daha önceki örneklerinde olduğu gibi. Eğer, biz bugüne kadar sadece konuşmayı tercih etmeyip, elimizde varolan kaynaklarımızın değerlendirilmesi yönünde projeler üretebilseydik, bugün Boğazlıyan ilçesinin Bahariye Köyü yakınlarında yıllardır boşa akan jeotermal kaynaklar değerlendirilir, hemen yanıbaşındaki Kozaklı ile birlikte Türkiye'nin kaplıca turizmine hizmet veren yörelerden birisi haline gelirdi. Ama olmadı... Bundan sonrasına bakmak gerekir. Bundan sonrasında durumu iyi analiz edip, sonuçlarının iyi olması için çalışmalıyız.