Bir kaç gündür kendimi çok sakin hissediyorum, bir çok şeye itirazın olsa da susmayı tercih ediyorum.
Etrafımda beni iyi tanıyanlar bakışlarımdan anlasa da ben hala içimde kopan fırtınaları saklamayı, dışımda her şey yolundaymış gibi davranmayı seçtim.
Kim nederse desin, kim ne yaparsa yapsın. Kendi doğrularımı askıya alıp, onları saklayarak içimde yaşamaya başladım. Uzun süre de böyle kalmaya niyetliyim.
Bilmiyorum neden, niçin nasıl bu hale geldim ama bildiğim tek şey böyle herşey daha güzel, çünkü ne kadar mücadele etsem de ne karşımdakine kendimi anlatabildim, ne de olumsuzlukları çözebildim.
Bu yüzden artık basit yaşamaya ve susmaya karar verdim. Sanki yoruldum, sanki artık hayatla mücadelemi kaybettim....
Bu hale gelmemde emeği geçen tüm sahte dostlara ve hayatımda ki insan sandığım varlıklara çok teşekkür ediyorum, artık çok da önemsemiyorum, dedim ya basit yaşıyorum...
İşte bununla ilgili güzel bir hikaye,
Basit yaşayacaksın. Mesela susayınca su içecek kadar basit...
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında...
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın; tek bir düğme, tek bir cümle gibi; sevince lafı dolandırmadan söylediğin “seni seviyorum” gibi...
Basit bir öpücük yetecek sana; basit sıcak bir öpücük. Ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin. O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını, o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını...
Kabak çekirdeği verecek sana rakamların veremediği mutluluğu...
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak en değerli kâğıdın; hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın...
İki harekette giyiniverecek, iki harekette soyunuvereceksin...
Kısacık olacak uyanman ve yola çıkman arasında geçen süre; kısacık olacak sıcacık kollara dolanman ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre...
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını; bakışların bile anlatabilecek kendini...
Beklentilerin de basit olacak. Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar. Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını; ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana en ucuz aşk romanını...
Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini. Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken...
Bir kaşarlı tost olacak aradığın nasıl oturacağını bilemediğin sofrada; parmakların olacak en kıymetli çatalın. Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri...
İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında...
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir “fa diyez”in mutluluğunu...
Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek. Temizlik kokacak en pahalı parfümün...
“Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde ve çok normal olacak onu da bilmeyişin. Tek dereden su getirmen yetecek, bir “istemiyorum” diyebilmeye...
Ne durduğu fark etmeyecek abanın altında...
Saatin, sadece saati gösterecek; telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın. Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan...
Basit yaşayacaksın, basit. Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi basit...
YAŞAMAK İÇİN....
Büyük aşklar ve büyük kazançların risk taşıdığını hesaba katın.
Kaybettiğinizde aldığınız dersi de kaybetmeyin.
Üç ' S' yi hep uygulayın: Saygı kendiniz için, Sevgi başkaları için ve Sorumluluk tüm davranışlarınız için.
İstediğinizi alamamanın bazen ne kadar büyük bir şans olduğunu hatırlayın. ,
Kuralları iyi öğrenin ki, onları düzgün şekilde ihlal etmeyebilesiniz.
Küçük bir aksaklığın büyük bir arkadaşlığı yaralamasına izin vermeyin.
Hata yaptığınızı anladığınız zaman düzeltmek için derhal gerekli adımları atın.
Biraz yalnız zaman harcayın.
Kollarınızı değişime açın ve değerleriniz kaybolup gitmesine izin vermeyin.. Sessizliğin bazen en iyi yanıt olduğunu hatırlayın.
İyi ve keyifli bir hayat yaşayın.
Yaşlandığınız da geriye dönüp baktığınızda ikinci kez keyif alın.
Sevgi dolu bir ev hayatınızın temelidir.
Sakin düzenli bir ev yaratmak için elinizden geleni yapın.
Sevdiklerinizle anlaşmazlığa düştüğünüzde sadece mevcut durumlarla ilgilenin.
Geçmişi dile getirmeyin.
Bilginizi paylaşın bu ölümsüzlüğe giden yoldur.
Dünyaya karşı nazik olun.
Yılda bir kez daha önce hiç gitmediğiniz bir yere gidin.
En iyi ilişkinin, birbirinize karşı duyduğunuz aşkın birbirinizi olan ihtiyaçtan daha fazlalaştığı zaman olduğunu hatırlayın.
Başarınızı ona ulaşmak için nelerden vazgeçtiğinizle yargılayın.
Aşka ve yemek pişirmeye sonuçlarını hiç düşünmeden girişin.