Cumhuriyet Halk Partisi biraz hareketlendi.
Bu hareketlilik de parti genel merkezinden gelen genel başkan yardımcısı ve milletvekilleri ile oldu.
    CHP'nin taşra teşkilatları il teşkilatı dışında çok da bariz bir çalışma göstermiyor(gibi).
“HAYIR”CILARIN SAĞI DA SOLU DA SUSKUN
    İl teşkilatının ortaya koyduğu performans ile Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu'nu kıyaslamayı düşünemiyorum bile…
    Sanırım 7 Ağustos'taki genel başkan ziyareti bekleniyor.
    Şu anki gidişata bakınca CHP'deki gayreti genel merkezden ibaret görüyorum.
    Hayırcıların solundaki durum böyle.
    Bir de sağına bakalım.
    Milliyetçi Hareket Partisi, CHP'den de suskun.
    Anlayacağınız hayırcıların sağında işler durgun.
    MHP'lilerin şunu çok iyi bilmeli ki, (Bunu geçen de söyledim) ara ara gazetelere yazılı açıklamalar göndermekle 'hayır'ı açıklayamazsınız.
    Halk birebir sahada görmek istiyor siyasetçiyi.
    Ak Parti gibi güçlü bir rakip karşısında da sahada olmak kadar doğal bir şey yoktur sanırım.
    Ülkücüler ne zaman harekete geçer sorusuna şimdilik yanıt vermekte zorlanıyorum.
    Hayır'ın sağı ve solu Yozgat'ta bu denli durgunken, Ak Parti'de işler nasıl gidiyor derseniz.
AK PARTİ'DE HEDEF YÜZDE 84
    Hatırlarsanız Ak Parti, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü köşke taşıyan referanduma Yozgat'tan yüzde 84 civarında bir evet oyu çıkarmıştı.
    Bu rakam Ak Parti'nin genel seçimde Yozgat'ta ortaya koyduğu başarıyı destekler türden.
    Ak Partililer köşk referandumundan çıkan yüzde 84'lük desteği düşürmek istemiyor.
    Geçenlerde sohbet ettiğim üst düzey bir Ak Parti'li, Gül'e Yozgat'tan yüzde 84 bir destek alan Ak Parti'nin bu rakamın altına düşmesi düşünülemez dedi.
    Ak Partililer 'evet' sonucunu çoktan çıkarmışta, bu sonucu yüzde 80'lerin altına düşürmemeyi hedefliyor.
    Sanırım bu haftadan itibaren Ak Parti'nin diğer milletvekilleri de Yozgat'a gelir.
    Milletvekili Abdulkadir Akgül de buralardaydı geçen hafta.
    Bir ara gözüktü, herhalde şu sıralar Sarıkaya ve Sorgun civarını kolaçan ediyor.
    Ak Parti'de il teşkilatı genel merkezden gelen milletvekili rüzgarıyla bir bütün olmuş referanduma evet çıkarma telaşında.
    Ak Parti bu yolda alın terini son damlasına kadar dökmekte kararlı.
    Çalışana Allah verirmiş, bakalım ne olacak!
12'DEN SONRA 41 GÜN KALIYOR!
    Ak Parti Anayasa'da yaptığı 20 küsürün üzerinde maddeyi halk oyu ile kabul ettirmek için elinden geleni yapıyor yapmasına ama günler de saat gibi işliyor.
    Bu gün itibari ile 42, gece 12'den sonra 41 gün kalacak.
    Zaman su misali almış başını gidiyor.
    Günler bu şekilde gelip geçerken siyasetin tansiyonu da git gide yükseliyor.
    Yüksek tansiyon siyasete her zaman yarar getirmiyor. Bazen siyasetin beden dili şaşabiliyor.
    Yozgat'taki suskunluk sanırım artan tansiyonun yan etkisi.
    Ak Parti iktidar olmanın verdiği rüzgarı da almış arkasına giderken muhalefetten elle tutulur, gözle görülür bir adım gelmemesi siyasetteki tansiyonun her zaman iyi gelmediğinin göstergesi.
    Yozgat'ta hayırcılar sağda ve solda suskunluğunu bozmazken, diğer partilerin de suskun kalması şaşılacak bir durum.
    Mesela;
    Büyük Birlik Partisi…
    Türkiye Partisi…
    Türkiye Değişim Harekatı…
    Demokrat Parti…
    Saadet Partisi…
    Demokratik Sol Parti…
    Nerdeler?
    Referandumda evet oyu mu verecekler yoksa hayır mı diyecekler?
    Hangi fikre destek vereceklerini dahi bilmediğim bu partiler ya Yozgat'ta seçmen kitlesini serbest bırakmışlar ya da referandumu etkileyecek bir kitleye sahip olmadıklarını düşünüyorlar.
    Ya da siyasette fazla bir iddiaya sahip değiller.
    Madem referandum halkın özgür iradesinin sandığa yansıması.
    O halde siyasi temsilcilerin susmaya hakkı yok!
    Eğer siyasi partiler susarsa, seçmen susmuş demektir.
    Bu günkü Yozgat, susmuş, demokrasiden bihaber Yozgatlıların konuşmayan, millet hakkını aramayan siyasetçilerin eseridir.
    Hal böyle iken sandığa gitmeye 42 gün kaya bir Yozgatlı olarak ne bu suskunluk demeye hakkımız yok mu?