Şehidimizin kendisi gibi asker olan Yarbay abisi Mehmet Alkan ise çözümcülere adeta kılıç çekerek hesap sordu.
Bağrı yanmış, ciğerinin yarısı bölünmüş, şerefli Türk Ordusu’nda hem silah arkadaşı, hem de kandaşı olan gardaşını şehit vermişti Yarbay Mehmet.
Bu işin sonunun buraya varacağını en başlarda belirtenler, haykıranlar, söyleyenler az değildi bu memlekette.
Gazeteci, yazar, siyasetçi, bürokrat, asker, çiftçi, memur, işçi, vatandaş…
Birçok insanımız en başından bu yana uyardı, “Terörle müzakere olmaz!”…
Olan insanımıza, evlatlarımıza ve vatanımıza olur diye haykıran yürekli insanlar çıkmıştı o dönem.
Ancak bugün çark eden havuz medya ve iktidara yakın gazeteciler bu kesimi hain ilan etti.
Müzakereye karşı çıkıp, zarar vereceğini dile getirenler barış karşıtı, kan emiciler olarak lanse edildi topluma.
Apo’nun konumu tartışılmalı diyenler çıktı mesela, ardından sürece olumlu katkılar sunuyor, geleceği dizayn ediyor gibi haysiyet yoksunu yorumlar yapanlar oldu.
Sonuç mu ?
Sonuç olarak bu müzakereci ve çözümcülerin politikaları, yazıları, yorumları, algı operasyonları ve toplum mühendislikleri yüzünden bugün bölücü örgüt PKK oluk oluk kan akıtıyor.
Dün barış güvercini olanların bir kısmı bugün sessiz kalıp kabuğuna çekilmeyi tercih ederken, bazıları da yine küstahça olup bitenlerin faturasını asıl sorumlular yerine farklı siyasetçilere, partilere ve yukarıda saydığım isimlere kesme derdinde.
Erken seçim hayali kurup, geçmişte yapılan yanlışlarının, hatalarının ve veballerinin üzerine milletin sünger çekeceğini düşünen iktidar ise dün Habur’dan içeri süzülerek giren barış güvercinleriyle bugün başa çıkamaz olmuş durumda.
Bu noktaya gelmemizde vebali ve ihmali olanlar artık aklını başına almalı.
Silah arkadaşı ve kandaşının tabutu başında üniformalı bir Yarbay haykırarak: “Buranın vatan evladı, 32 yaşında, daha vatanına, sevdiklerine doymadı, dünyaya doymadı, bunun katili kim? Bunun sebebi kim? Şu güne kadar ‘çözüm’ diyenler neden şimdi ‘sonuna kadar savaş’ diyor” diyerek hesap soruyorsa herkes elini başının arasına alıp bir düşünmeli diyorum.