Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile ilgili haber önceki gün ajanslara düştü, dün de yerel gazetelerde geniş yer buldu.
 Haberde, ''AK Parti Yozgat Milletvekili ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Yozgat ziyaretinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Yozgat’a kompleks şekilde bir okul yapılmasını istediğini söyledi'' deniliyor.
Buraya kadar bir sorun yok. Sorun sonrasında ve yer tercihinde başlıyor.
Kim akıl etti bilmiyorum. Haberde Bozdağ'ın ağzından, ''Şimdi cirit alanı olarak kullanılan yere çok muhteşem bir okulu Sayın Başbakanımız Yozgat’a hediye etti'' ifadesine yer verilerek, okul kompleksinin Kentpark Bölgesi'nde Spor Alanı olarak belirlenen bölgede yapılacağına işaret ediliyor.
Milli Eğitim Bakanlığı, kent merkezlerinde bulunan okulların daha uygun alanlara toplu olarak taşınarak, kentin gürültüsünden, trafiğinden uzak bölgelerde oluşturulacak Kampüs içerisine taşınmasına yönelik bir çalışma başlattığını biliyoruz. Lise ve dengi okulların bulunacağı bu kampüs alanı içerisinde, spor salonu, labaratuvar, yatakhane, çarşı, sinema, tiyatro gibi ortak alanların bulunması öngörülüyor. Böylece öğrencilerin birbirleriyle kaynaşıp, bilgi alışverişinde bulunurken, ortak kullanım alanları ile daha aktif olabilecekleri düşünülüyor.
İşte buradan hareketle Yozgat'ta da bir uygulamanın başlatılması öngörülmüş, habere verilen bilgilere göre. Ama ne hikmetse konu,  daraltılıp, komplekse dönüşmüş, olsun. Ancak, yapılması düşünülen yerin spor tesisleri için belirlenen, bir tarafına futbol sahası yaptırılan, bir tarafında cirit sahası yapılması düşünülen bölgeye kompleks yapılması pek akılcı bir durum değil.
Yozgat'ta yer mi yok?...
Kompleks yapılabilecek bir sürü alan mevcut. O alanlar yerine, kent merkezindeki bir alan kompleks için tahsis ediliyorsa, o zaman oturup düşünmek gerekir. 
Bir taraftan Lise Caddesi'ndeki okulların ve resmi kurumların kent merkezi dışına çıkartılması için uğraş verilirken, diğer taraftan başka bir resmi kurumu, kompleksi kent merkezine sıkıştırmanın anlamını, anlamakta zorlanıyorum.
Öyle sanıyorum ki, yarın birgün ''Yer yok, başka çare yok!'' gibisinden bir mantıkla yıktırılan ikiz binaların yerine veya Cumhuriyet Parkına, Çapanoğlu Kentpark alanına da kompleksler yapılmak istenilecektir.
Böyle bir zihniyet, böyle bir anlayış, Yozgat kent merkezinin gelişmesinden, büyümesinden, daha geniş bir alana yayılmasından korkulmasını ortaya koyar.
Bugün Yozgat'ın mevcut mücavir alanları içerisinde alan yoksa, Divanlı, Sarıhacılı, Köçekkömü ve daha bir çok köy kenti çevrelemiş durumdadır. Buralar mücavir alana dahil edilip, buralarda gerçekleştirilecek imar ile birlikte kompleksler kurulabilir.
Yoksa bu gidişle, ''Testi Kebabının'' testisi gibi bir alana sıkışan kent, bu haliyle kalmaya mahkum olur.