7 Haziran seçimleri öncesi "Vatandaş Seçimi Konuşuyor" köşemizde siyasiler ile Yozgatlı seçmenleri buluşturmaya devam ediyoruz. Elimizde bir ses kaydedici teyp kahvede çay yudumlayan, alanda tur atan, pazarda alışveriş yapan insanlara sorular yöneltiyoruz. O kadar zorlanıyoruz ki anlatamam. Konuşmak isteyen, sorulara yanıt veren insan sayısı çok az. Herkeste bir çekingenlik, içe kapanma ve renk vermeme söz konusu.

***

Hikmeti nedir, sebebi belli midir diye soracak olursanız bende bilmiyorum. Bildiğim bir şey var ki halk çıkıp özgürce gönlünden ve aklından geçeni söylemekten korkuyor. Öyle enteresanlıklarla karşılaşıyorsunuz ki size bin bir dert döken aynı insan iki dakika sonra şikayet ettiği makamın temsilcisine teşekkür ederek, her şeyin yolunda olduğunu belirtip şükran ve minnet sunuyor. Ya kafalar karışık, ya da korku ve çekingenlik hakim.

***

Bizim sokak röportajlarını eleştirenler oluyor. Tarafsız olmadığını iddia edenler çıkıyor. Ancak yapılan röportajlar bir makale ve yorum özelliği taşımıyor. Yoruma dayalı bir haber niteliği de taşımıyor. İsmi ve soy ismiyle, mesleğiyle ve yaşıyla profilini ortaya koyan vatandaşın ağzından dökülen beyanlar taşınıyor bu köşeye. Onlar konuşuyor, ben yazıya döküyorum. Sansür uyguladığım tek nokta küfür ve argo kullananlar.

***

Vatandaşa nereye oy vereceğini ve seçim sonuçlarını da sormuyorum. Çünkü ne loto oynuyoruz nede futbol maçına çıkıyoruz. O yüzden kaç sıfır olur, kim kazanır soruları bizi ilgilendirmiyor. Bu zamana kadar yapılan tüm söyleşilerdeki tek sorumuz “Kim seçilirse seçilsin, seçileceklerden beklentileriniz nelerdir’ oluyor. Bu soruyu yönelttiğinizde zaten cevaplar çorap söküğü gibi geliyor. İnsanlar içini dökmeye başlıyor.

***

Özetle bu ses vatandaşı sesi, bu çağrı Yozgatlı seçmenin çağrısı. Talep, istek ve beklentileri görmezden gelip, arka plana atıp, insanların ideolojilerini ve görüşlerini sorgulamayı tercih eden siyasiler Yozgat için büyük bir hataya düşüyor. İktidar çözüm reçetesi sunmak yerine konuşan ve konuşanı köşesine taşıyanı eleştiriyor, muhalefet ise buradan kendine pay çıkarıyor. Gelin bu sese kulak verin. Çözüm üretin, haklı olduklarını dile getirin, şapkanızı önünüze alıp bir düşünün. Vatandaşın sesine kulak verin. Benden söylemesi.