Son gelişmeleri, yaşananları anlamaktan gerçekten zorlanıyorum. ''Yaşlılıktandır!'' diyenler var ama gençler arasında da yaşananları anlamsız bulanların sayısı bir hayli fazla.
Geçtiğimiz yıl tamamlanıp, su tutulmaya başlanılan ve bu nedenle de tören yapılan Çekerek ilçesindeki Süreyyabey Barajı'nın bu yıl tekrar açılacak olması...
Devleti yönetenlerin, ''Kızıyorum!'' diyerek, kızdıkları dizilere ''Reyting desteği'' vermesi...
Terör olaylarını, komşularımızla olan sorunlarımız çözümlenmesini dizi film platolarına taşınmasını...
Ve daha bunlara benzer bir çok konuyu anlamakta, anlamlandırmakta zorlanıp, çözmeye çalışırken, bu kez Boğazlıyan dolaylarından gelen haber ile kafam iyiden karıştı...
Birileri çıkmış avazı çıktığınca bağırıyor, ''Bulduk!.. Bulduk!...'' diyerek. ''Neyi buldun?'' sorusuna, ''Cavlak bölgesinde sıcak su bulduk'' diye yanıt veriliyor.
''Var olanının'' tekrar bulunması, insanın aklına ister istemez Nasrettin Hoca fıkralarını getiriyor. Hani ''Eşeğiniğini kaybedip de tekrar bulması'' ile ilgili bir fıkra var ya, bu konu aslına bakarsanız, ona bile taş çıkarttıracak cinsten. Zira burada kayıp yok, var olana ''Bulduk!, bulduk!'' diyorlar, tören yapıyorlar.
Bildiğim ve hem resmi hem de diğer kaynaklardan derlediğim bilgilere göre, Boğazlıyan ilçesinin Bahariye Köyü yakınlarında yıllar öncesine dayanan sıcak su kaynağı mevcut. Klorürlü, sülfatlı sular grubuna giren ve 32-44 derece sıcaklıkta, saniyede 320 litre debideki bu suyun başta romatizmal hastalıklar olmak üzere kronik bronşit, üst solunum rahatsızlıkları, kadın hastalıkları, karaciğer ve mide rahatsızlıkları, safra kesesi rahatsızlıkları ile kırık çıkık gibi hastalıların tedavisinde kullanıldığı da biliniyor. Yıllardır boşa akan sıcak su ile bölge halkı bahar temizliği yapıyor, yıkanıyor.
Geçtiğimiz yıllarda da bölgede potansiyel tespiti yapıldı. Sonrasında da bulunan kaynağın değerlendirilmesine yönelik hazırlanan ama bir türlü tamamlanamayan turizme yönelik yatırımlar yapıldı. Şimdi bu bölgede yeni bir kaynağın bulunduğu belirtiliyor. Yani zaten var olduğu bilinen, potansiyeli kapasitesi bilenin kaynak için ''Sevindirik'' olduk, neredeyse...
Cavlak, bugün Türkiye'nin önemli termal turizm merkezlerinden birisi haline gelen Kozaklı kaplıcalarının paralelinde yeralıyor. Her iki kaynağın tespit edildiği dönem aynı. O yıllarda Kozaklı'ya Yenifakılı tarafından girişindeki dere yamacına bir kaplıca yapıldı, işletildi. Şimdi turistik, 3-5 yıldızlı otellerde insanlar yer bulamıyor.
Biz elimizdeki kaynağı yeni bulmuş gibi sevinip, kendi kendimizi avutmaktan, teselli etmekten öteye gidemiyoruz. Eller, bir avuç sudan para kazanıyor, biz suyun içerisinde yüzüyoruz, kıymetini bilmiyoruz. Okyanusun içerisinde kulağımıza kaçan su, karaya çıktığımızda akmaya başlayınca ''bulduk!'' sanıyor, seviniyoruz...