‘’Bir işi başarmanın yarısı inanmaktır’’ diye bir atasözü vardır. Her alan ve her durumda uygulanabilecek çok güzel bir atasözü. Yine bize özgü bir söz vardır ki, o da ‘’Türk gibi başla, İngiliz gibi bitir’’ der.
Şimdi bu iki atasözünden yola çıkarak Sorgun Belediyespor’un, yöneticileri, futbolcuları, teknik kadrosu, yerel basını, taraftarı, ilçenin üst düzey yöneticileri ve özellikle de Onursal Başkanı Ahmet Şimşek, bu takımın şampiyon olacağına ne kadar inanıyor buna bir bakıp, biraz irdeleyelim.
Bölgesel Amatör Lig başlayalı 3 yıl oldu. Bu üç yıl içinde, genellikle profesyonel lig görmüş takımlar bu ligde yine şampiyonluk ipini göğüsleyen takımlar oldular. Yeni hayata geçirilen bir lig için bu durum gayet normal. Çünkü, Bölgesel Amatör Lig’de mücadele eden diğer takımlar, yani ait olduğu ilin Süper Amatör Ligi’nden şampiyon olarak gelen takımlar, Bölgesel Amatör Lig’in havasına alışıncaya kadar, atı alan Üsküdar’ı geçti. Kimisi daha ligin başında ekonomik nedenlerle havlu atarken, diğer yandan kendilerine sponsor bulan veya belediye tarafından desteklenen takımlar lige ısınmaya başladılar.
Bu ligin statüsü gerçekten çok ilginç. Şimdi bunları yazıp ta sizlerin kafasını karıştırmak istemiyorum.
Bundan önceki yazılarımda, ligin ekonomik statüsünün çok korkunç olduğunu ve takımları borç batağına sürüklediğini yazmıştım. Bu gün de ekonomik uygulamaları dışında diğer uygulamalara, kurallara bir göz atıp, bunun yanında şampiyonluk inancından bahsetmek istiyorum.
Bölgesel Amatör Lig uygulamaları içinde benim en çok hoşuma giden kural, play Out. Play Out denilen bu sistemle Bölgesel Amatör Lig’de mücadele eden, şampiyon olamayan ve doğrudan bir alt lige düşmeyen takımlar kendi ilinin şampiyonu ile bir maç daha oynuyorlar. Böylelikle alttan gelen takımlara da, tek maçla bu ligde oynama fırsatı tanınmış oluyor. Bu gerçekten güzel bir uygulama. İşte burada da şampiyonluğa veya başarıya inanmak ön plana çıkıyor. Demek ki alttan gelen takımlar bu inancı taşımıyorlar ki, genellikle yenilip eleniyorlar.
Yozgat temsilcisi Sorgun Belediyespor da bu evrelerden geçti. Her ne kadar Play Out maçı ile bu lige çıkmadıysa da, bu zorlukların bir çoğunu yaşadı. Ancak bu ligin 3. yılında Bölgesel Amatör Lig’in havasını girdi, ona göre takım kurdu, ona göre hoca seçti ve şu anki puan cetvelindeki durumu itibarıyla da şampiyonluğun adaylarından biri konumuna geldi.
Şu an ki puan cetvelindeki sıralamasına göre Sorgun Belediyespor şampiyon adaylarından biri. Peki, acaba bu kulübün yöneticileri şampiyonluğa ne kadar inanıyor. Futbolcuları, teknik kadrosu ne kadar inanıyor. Taraftar, ilçe halkı, ilçenin üst düzey yöneticileri, kısaca bu şehrin insanlarının tamamı ne kadar inanıyor. Daha da önemlisi Sorgun Belediyespor’un onursal başkanı durumundaki Belediye Başkanımız Ahmet Şimşek ne kadar şampiyonluğa inanıyor. Şöyle bir hafızamı zorluyorum, o şampiyonluk inancı pırıltısını kimsenin gözünde göremiyorum.
Yöneticilerin hepsi de samimi arkadaşım. Hepsiyle de sık sık görüşüyorum. Hemen her sabah 5-10 dakikada olsa onlarla takım hakkında sohbet edebilme şansı yakalıyorum. Çektikleri sıkıntıları, yaşadıkları olumsuzlukları çok iyi biliyorum. Zaman zaman çok karamsar olduklarını da görüyorum. Üstelik bu karamsarlıklarını nasıl atlatacaklarını da bilmiyorlar. Ya da biliyorlar ama çare bulamıyorlar. Gözlerinin içine baktığınızda o şampiyonluk ışıltılarının bir geldiğini, bir gittiğini görüyorsunuz. İşin içine ekonomik olumsuzluklar girince, onlarda umutsuzluğa kapılıyor. Ancak şunu çok iyi bilmeleri gerekir ki, her şey para değil!!!
Şampiyonluğa oynayan diğer rakiplerimizin büyük bir ekonomik rahatlık içerisinde olduklarını, kendilerinin ise büyük sıkıntı çektiklerini düşünen kulüp yöneticilerine şunu söylemek isterim ‘’Para mutlaka önemli ama, bunlardan daha önemlisi bir davaya inanmaktır. Başarı için bu şarttır. Sizler de inanın, Lige Türk gibi başladınız, İngiliz gibi bitirin.’’
Televizyonlardan, internet sitelerinden hangi takımın ne kadar ekonomik gücü var onları araştırmayı bir kenara bırakın. Rakiplerinizin yöneticilerinin ne kadar becerikli olduğunu araştırın. Kendinize güvenin. Sizler iyi yöneticilersiniz. Sizlerin her türlü koşulda, bu takımı şampiyonluğa taşıyacağınız inancını ben taşıyorum. Bunu beyninize yerleştirin. Tüm futbolcular her gün para için kapınızı çalsa da, bunun için kendi iç dünyanızı karartmayın, ümitlerinizi köreltmeyin. Bu durumu biraz daha geri planda tutun. Sizlerin yaşadığı para sıkıntısı doğrudur ancak, bu ligde sizlerin yaşadığı sıkıntının çok daha fazlasını yaşayan bir çok takım var. Onlarla kendinizi kıyaslayın. Zonguldak’ın, Adliye’nin, Kozlu’nun ve de diğerlerinin gelirlerini kafanıza takmayın. Onlar puan cetvelinin 1 ve 2. sırasında, sizler de üçüncü sıradasınız. Zonguldak Kömürspor’un ekonomik gücü Süper Lig takımlarının bir çoğundan daha fazla olabilir. Belki Adliyespor’un da öyle. Lige ilk katıldığımız yılda Bafraspor da öyleydi. Ne oldu, şampiyonluk ipini Çarşamba göğüsledi.
Bunlar parayla pulla olacak işler değil. İnanç gerekli. İnanmak gerekli. Peki sizler gerçekten şampiyonluğa inanıyor musunuz? İnanıyorsanız, her gün baktığınız puan cetveline, bu kez daha inanarak bir bakın. Lider Adliyespor 20 puanla lider durumda. İkinci sırada 16 puanla Zonguldak Kömürspor var. Biz kaçıncı sıradayız? 3. durumda ve bizim de puanımız kaç? 16. Başarı için tabii ki para çok önemli ama, her şeyde para değil. Başarı için kesin kez inanmak gerekli. Bu inancı hep beraber taşırsak, hedefe ulaşabiliriz.
----------------------------------------------------
(Haftaya futbolcularımız, teknik heyet,
taraftar, ilçe halkı ve Belediye Başkanı şimşek’in şampiyonluğa olan inançları
bu köşede olacak)