Madde bağımlılığı içerisine girmiş insanlar bu bataktan çıkmak için bir fırsat yaratmakta çoğu zaman zorlanırlar. Bunun en büyük nedeni ise genellikle nereye ve nasıl başvurabileceklerini bilmemeleridir. Herhangi bir sağlık kuruluşuna tedavi amaçlı başvurmaya ya da yetkililerden yardım istemeye, kanunla ters düşüp cezalandırılma korkusuyla çekinmektedirler. Oysa ki Türk Ceza Kanunu’nda bu konuyla ilgili olarak Etkin Pişmanlık başlığı altında gerekli düzenlemeler mevcuttur.
Araştırmaya göre, tedavi gören kişilerin yüzde 64,81'i ilköğretim mezunu. Hastaların yüzde 49,31'i işsiz, yüzde 31,93'ünün ise düzenli bir işi bulunuyor. Tedavi görenlerin yüzde 2,26'sı öğrenci.
Tedavi görenlerin yüzde 88,24'ü ailesi ile yaşıyor. Hastaların yüzde 78,28'i İstanbul, Adana, Mersin, Gaziantep, Antalya, Hatay, Kayseri, İzmir, Elazığ ve Ankara'da ikamet ediyor. Tedavi görenlerin yüzde 62,16'sının kendi isteğiyle yüzde 28,44'ünün ise aile ya da arkadaşının etkisi ile başvurduğu görülüyor. 2011 yılında yatarak tedavi görenlerin yüzde 66'sı eroinden tedavi gördü. Yatan her üç hastadan ikisi eroin bağımlısı.
Türkiye'de ilk kez 1985 yılında saptanan HIV enfeksiyonu, geçen yıl 2010 yılına kıyasla yüzde 11,8'lik artış göstererek, hastalığın tanımlandığı en yüksek rakam olan 699 kişiye ulaştı. Bunların yüzde 1,14'ünde olası bulaşma yolu, damar içi uyuşturucu madde kullanımı olarak bildirildi. 2011'de bağımlılık tedavi merkezlerinde yatarak tedavi gören ve damar içi uyuşturucu kullanıcısı olan 886 kişiden 716'sının HIV testinden geçirildiği ve bunların yüzde 0,3'ünde pozitif sonuç bulunduğu kaydedildi.
Araştırmaya göre, Türkiye'de 2011 yılında 105'i doğrudan, 260'ı dolaylı, 365 uyuşturucu madde bağlantılı ölüm meydana geldi. Doğrudan uyuşturucu madde bağlantılı ölüm olgularının yüzde 95,2'sinin erkek, yüzde 4,8'inin ise kadın olduğu belirtildi. Ölümler 28 ilde görüldü. En yüksek ölüm oranları sırasıyla İstanbul, Adana, Mersin, Antalya ve Ankara'da gerçekleşti.
Geçen yıl ülke genelinde 67 bin 99 uyuşturucu olayı meydana geldi, bu olaylarda 105 bin 665 şüpheli yakalandı. 2011 yılında Türkiye'de de 3 bin 306 eroin, 58 bin 727 esrar, bin 457 kokain, 2 bin 587 ecstasy ve 123 captagon olayı meydana geldi. 2011 yılında 2010 yılına kıyasla; eroin, esrar ve captagon olay sayılarında bir düşüş görülürken, kokain, ecstasy ve metamfetamin olaylarında artış oldu.
Verilerine göre: kullanıcıların uyuşturucu maddeye başlama nedeni olarak, ilk iki sırada ''yüzde 40,3 ile merak'' ve ''yüzde 23,89 ile arkadaş etkisi'' gelirken, bunu yüzde 15,23 ile kişisel sorunlar ve yüzde 14,31'lik bir oranla aile sorunları takip etti. Kullanıcıların yüzde 41,16'sı uyuşturucu maddeyi arkadaşından temin ettiğini belirtti. Türkiye'de en fazla kullanılan uyuşturucu esrar oldu. Başlama sırasına göre, ilk sırada sigara gelirken, bunu esrar takip etti.
Türkiye'nin de üzerinde bulunduğu Balkan rotası, eroin kaçakçılık organizasyonları tarafından aktif olarak kullanıldı. 2009 ve 2010 yıllarında Afganistan'daki haşhaş ekim alanlarında görülen hastalığın ardından, üretimdeki düşüşe paralel olarak Türkiye'deki eroin yakalamalarında da düşüşler meydana geldi.
Araştırmaya göre, Türkiye'de de en çok üretilen ve tüketilen yasa dışı uyuşturucu madde esrar. Yasal ekimin yanı sıra Türkiye'nin hemen her bölgesinde yasa dışı kenevir ekimi gerçekleştiriliyor. Esrar yakalamalarında son 5 yılda yüzde 140 oranında ciddi bir artış görüldü. (Devamı Var)