Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlet, liderlerimizde güçlü devlet adamı olduğu sürece bu devletin sırtı yere gelmeyecektir. (Allah’ın izniyle)
Bir başka ciddi sorunumuzda dostlarımızdan çok düşmanlarımız devrede. Fitne-fesat ve kargaşa çıkarmaktan birileri çok hoşlanıyor. Fitnenin ağında, bölücülülerin safında yer alan binlerce zavallı insanımız var.
Aba altından sopa gösterip, Türkiye düşmanlarıyla aynı ağızdan konuşan bölücülerin haddini bildirecek güçlü devlet adamlarına ihtiyacımız vardır. Ülkemizde terör bitsin istiyoruz. Anaların gözyaşı dinsin, kardeş kavgası akmasın istiyoruz. Ancak bunu körükleyen, ateşe körükle giden hainlerin de haddini bilmesi lazım.
Sokak ortasında ulu orta laf edenlerin, lafın nereye gideceğini bilmeden konuşanların dilini tutması lazım. Türk düşmanları hainlerin ağzıyla konuşup bu millete gözdağı vermek isteyen gafillerin haddini bildirmezsek bunun acı sonuçlarını yaşarız. Bu millete ihanet eden, düşmanlık besleyen hainlerin hepsi belasını bulmuşlardır. (Er ya da geç belalarını da bulacaklardır)
Bu milletin paraları ile beslenip millete düşmanlık edenlere müsamahamız olamaz de. Kimsenin bu milletin sabrını zorlamaya hakkı yoktur. Türk milletinin düşmanlarıyla işbirliği edip, devleti terörle tehdit edenlerin ağzı tıkanmalıdır. Seçim döneminde de olsak bunlara müsaade etmek fitne ateşinin tutuşmasına vesile olacaktır. Kimse Türk halkını aptal yerine kaymasın. Ve kimse demokrasi dışı iktidar arayışında bulunmasın. Halka rağmen iktidar olunmaz.
Bölücülükte haddini aşanlar, polisimize taş atanlar, devlet güvenlik güçlerimize tokat atma sapkınlığında bulunanlar, bu milleti ‘Kötü şeyler’ olacak tehdidi ile korkutmak isteyen hainler milletimizin sabrını daha fala zorlamasınlar… Ayrıca bunlara gereken dersi verecek devlet adamlarını da görmek istediğimizi ifade edelim. Ağzından çıkanı kulağı duymayan gafillerin beklenen sonucu çok iyi hesap etmeleri gerekir. Böyle bir devlet adamlığı anlayışı da olamaz.
Avrupa ısrarla bize karşı bölücüleri kullanıyor, azınlıkların hakkından dem vuruyorlar. Gözüken o ki, AB (Müslüman bir ülkeyi) birliğine kabul etmekte zorlanacaktır. Aslında çok da ısrarcı olmamamız lazım. Avrupa artık bitiyor, birlik filan kalmayacak gibi. Hıristiyan birliğinde ısrar ediyorlar. Biz Türk İslam Birliğine birleşmemiz gerekir. Önce Türk Dünyasını, sonra da İslam dünyasını birlikte buluşturmalıyız.
Siyasilerimizin adam gibi bir politika üretmeleri gerekir. Kin, nefret, öfke ve düşmanlığa bağlı bir politika bu millete zarar verir. Türk Dünyası ile dostluğumuz geliştirilmelidir. Türk Dünyasının ağabeyi konumunda bulunan Türkiye Cumhuriyeti üzerine düşeni yapmalı, Türk-İslam Birliği kurulmalıdır. İçimizdeki çatlak seslerin de susturulması gerekir. Kimin ne fikir taşıdığı neye hizmet ettiği belli değildir. Arkadaş kimden yanasın, benden yana mı ayıdan yana mısın? Milletin aleyhinde çalışan, bölücülüğü teşvik eden, pirim veren her türlü hareketten kaçınmamız gerekir.
Güçlü ve zengin bir Türk-İslam Dünyası var. Bu zenginlimizi boşa harcatıyoruz. Devlet adamı ve siyasetçi sıkıntımız var. Bu denli güçlü İslam Birliği’ni uyaracak, baskıcı zihniyete dur diyecek güçlü devlet adamlarına ihtiyacımız var. Oy gayesi bir kenara bırakılmalı, devletin etkin güçlü eli hissettirilmelidir. Türk ve İslam Dünyasını uyarmak temel görevimizdir.
Amerikası, Avrupası, İngilizi, Rusu İslam dünyasının zengin tarihi doğal kaynaklarını sömürmenin peşindedirler… İnsanlık değerleri ve insani yardımlar onlar için çok da önemli değildir.. Önemli olan kendi çıkarlarıdır ve zengin Türk-İslam ülkelerinin sömürülmesidir. Siyasetçimiz de devlet adamımız da, halkımız da artık uyanmalıdır. Yarınların bizim için tehlikeli sonuçlar doğuracağını iyi bilmeliyiz.
Bu coğrafya tutunmak, ayakta kalabilmek için çok bedel ödedik. Çanakkale’de ödediğimiz bedeli az gören Türk düşmanları her dönemde düşmanlıklarını ortaya koyup bu milletin üzerine hesap yapmaya, fitnelik çıkarmaya devam ediyorlar. Güçlü bir Türkiye Türk düşmanlarının uykusunu kaçırmaktadır..
Bu millete o denli düşmanlık yapanlar, bizi bir avuç suda boğup yaşama hakkımızı elimizden almak isteyenler, Anadolu’yu Türk Milletine çok görenler hiçbir zaman sinsi planlarından vazgeçmiyorlar. Uyanmaz, kendi değerlerimize ve tarihimize sahip çıkmazsak bu topraklarda tutunamayız. Uyanık olmanın, tedbir almanın zamanıdır. Allah bu milletin düşmanlarına fırsat vermesin. Herkesin de haddini bilmesi lazım. Yaşasın Türk Milleti, Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!..