Rahmetli Vahit Saygı ve Münip Sarıoğlu ile tanıdım Türk Kızılay'ını…
Onlar Yozgat'ta hiç kimsenin olmadığı, bu tür işlere dönüp bakmadığı yıllarda karınca kararınca bir şeyler yapmış,
Kızılay'ın hilalli bayrağının bir şekilde bu günlere gelmesine vesile olmuş hayırla yâd edilecek insanlar.
Sadece Saygı ve Sarıoğlu değil elbette, benim tanımadığım, şuan ismini hatırlayamadığım değerli büyüklerimizde olmuş Kızılay'da emek veren.
Bir de bu işin görünmeyen yönetim kısmı var elbette.
Kızılay, karşılıksız emek isteyen, o emeği yardıma dönüştüren uluslar arası bir kuruluş.
Nerede bir afet, nerede bir insanlık dramı, nerede bir savaş olsa Kızılay'ı orada, mazlumun, garibin, zorda kalanın yanında görürüz.
Çocukluğumdan beri tanıdığım bu kurumun bu denli güçlü olduğunun aslına bakarsanız çok da farkında değildim.
Bir ara istenmeyen olaylarla gündeme gelmesi Kızılay'ın Türk insanının gözündeki yerini olumsuz etkilemişti. Haliyle bu etkiden nasibini alanlardan biri de benim.
Kızılay'ın Yozgat'taki bayrağını bir ara Ak Parti İl Başkanı Avukat Yusuf Başer yürüttü.
Başer'in Kızılay'ın bursları ile eğitim gördüğünü dün kendi ağzından duyunca inanın çok etkilendim.
Kızılay gibi bir yardım kuruluşunun bursuyla eğitim görüp, yine o kuruluşa başkanlık yapmak,
Emek vermek, hizmet etmek her kula kolay kolay nasip olmayacak bir durum.
Ama Sayın Başer bunu yaşamış, bu ayrıcalığa erişmiş bir Yozgatlı…
Vefasını kaybetmemiş, sahip çıkmış Kızılay'a.
Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali Yozgat'taydı. Geliş amacı Kızılay'ın yeni hizmet binasının açılışını yapmaktı.
Önce Yozgat Valisini ziyaret etti Sayın Küçükali.
Sayın Küçükali'nin samimi tavırları, Yozgat'a karşı yaklaşımı beni biraz şaşırttı.
Yozgat'a ilk kez bir Kızılay Genel Başkanı geliyordu ve sanki defalarca kez gelmiş kadar samimi ve candandı.
Bu samimi ziyaretin büyük bölümünde biz de yer aldık.
Yozgat Valisi Sayın Necati Şentürk'ün misafirperverliğini de göz ardı etmemek gerekir.
Malum, Yozgat'a yıllardır bakandı, işadamıydı, üst düzey bürokrattı çok insan gelir, vaatler sözler alınır ama hiç biri yapılmazdı.
Kızılay Genel Başkanı ilimize teşrif etmişken bir şeyler istemek gerekirdi elbette.
Dünkü ziyarette bu görev Milletvekili Sayın Osman Coşkun'un oldu.
Coşkun, samimi ve candan yaklaşımları ile bizlerden biri, Yozgatlı gibi davranan Kızılay Genel Başkanı'ndan Yozgat adına 'Kız Yurdu ve Aşevi' talebinde bulundu.
Talep ağızdan çıkar çıkmaz Yozgat Valisi Şentürk, 'Arsa benden' dedi.
Talep ve şartlar oluşunca Kızılay Genel Başkanı Sayın Tekin Küçükali'ye de 'Evet' demek düştü haliyle.
Bu candan ziyaretin bir şeyle süslenmesi gerekirdi elbette.
Konuşmaları, tavırları ve tutumu ile yaptığı işin bilincinde ve vebalinde olduğunu gösteriyordu Küçükali.
Nitekim Yozgat ikramı kavurganın bir yandan tadına bakarken bir yandan da Yozgatlıların
ağzını tatlandırmıştı taleplerimize olumlu yanıt vererek.
Dün Yozgat için kârlı bir gündü.
Böyle bir günde Kızılay yeni hizmet binasına kavuştu.
Kızılay Şube Başkanı Ömer Faruk Dumlupınar'ın gayretleri, bu güne kadar emek vermiş insanların girişimleri ile yaptırılan yeni binanın içinde bir de kan merkezi olacak.
Bu gelişmeler hakikaten gelecek adına umut verici.
Türk Kızılay'ının geldiği noktayı, gücünü, kudretini dün bir kez daha idrak ettiğimi belirtmek istiyorum.
Ve şunu çok iyi anladım ki, Türk Kızılay'ı Türk insanın varlığı ile var.
Türk insanı ne kadar var ise, Türk Kızılay'ı o kadar güçlü ve yardımsever.
Türk insanı ne kadar var ise, Türk Kızılay'ı o kadar yaraları saran, yardım dağıtan, mazlumun, yoksulun, biçarenin, çaresizin yanında olan.
Sözü fazla uzatmayım.
Kısaca şunu söylemek istiyorum, Türk Kızılay'ı iyi ki var. Dün bir şey daha anladım, eğer Türk Kızılay'ı doğru insanların elinde olursa doğru şeyler, güzel ve hayırlı şeyler ortaya çıkıyor.
Haftanın ikinci gününde Yozgat tüm bu güzellikleri ziyadesiyle yaşadı, inanın buna!