Turhan ağabeyi 1963’de gazeteciliğe ilk başladığım yıllarda tanımıştım. Delikanlı, babacan, kabadayıydı… Yiğit nam-ı ile anılırmış; Hacettepeli Sarı Turhan diyorlardı…
DELİKANLININ KEFENİ KANLI OLMAZ
"Sen ne yapıyorsun öyle, büyük demiyor, küçük demiyor bilek güreşi yapıyorsun. Maşallah bileğinde iyi. Kabadayılık sadece bilekle, yürekle gitmez. Yerine göre adım atacaksın. Taşın nerde ağır olacağını bileceksin. Delikanlının, kabadayının kefeni kanlı olmamalıdır. “İşte bu sözlerin sahibi ve bana öğüt veren Of – Sürmeneli Turhan ağabeyimizdi. Biz bu öğütünü tutmayıp, 50 yıl parmağımız çıkıp ameliyat yaptırana kadar devam etmişiz. Zaman, zaman karşılaştıklarımızda, “Güreşe devam mı?” der kıh, kıh gülerdi.
Arkadaşlığı güvenilir, dostluğu sağlamdı. Mangal yürekliydi. Elinde Sürmene bıçağı taşımazdı ama yumruğu silahıydı. Sürmeneli Sarı Turhan namı yürümüştü…
1932 Of – Sürmene de doğar. Liseyi Haydarpaşa da bitirir. Ankara tıp Fakültesinden mezun olur. Meslektaşı Gülay yengemizle evlenir. Çağrı, Can, Ali evlatları olur.
1977’de Ankara Numune Hastanesi başhekimi görevinde bulunur.
HASTANE Mİ, KESTANE Mİ?
 Keskin bir kalemi vardır. Çok iyi gazetecidir. Yüzlerce makaleye imza atmıştır. Doğrunun yanında, eğrinin karşısında olmuştur. Yazdığı kitaplar ses getirmiş onlarca baskı yapmıştır.
Hastane mi, Kestane mi, Antep Canavarı Abdullah Dayı (Azrail’in Öbür Adı), Amatör Balıkçılık, Bu köy Hepten Delirdi mi?, Parti mi, Martimi ve Ama Doktor Oldular adlı kitapları yazıp politikayla da uğraşısı olmuştur.
Bir zamanların Akis Dergisinde de emeği geçenlerdendir.
SON GAZETESİ SORGUN POSTASI
Arzu-halim neticesi Sorgun Postasında haftalık makaleler yazmaya başlamıştır. Gazetemiz imtiyaz sahibi Doğan Özmen’le iyi ahbap olmuşlardır. Doğan ağabey bahçesine yaptırdığı evin üstüne bir tabela yerleştirmiştir. “Doktor Turhan Temuçin Dinlenme Evi” diyerekten…
Kardeşim Saygı Öztürk’le Sorguna her gittiğimizde ilk uğrak yerlerimizden bir yerdi, Dr. Turhan Temuçin Dinlenme Evi…
Yeni ORTAM Gazetesinin en parlak devrinin, en flaş kalemlerinden olan Turhan ağabeyimiz, Sorgun Postasında da ta ki yazamayacak noktaya gelene dek yazılarına aralıksız devam etmiştir. İki yıl öncesi birlikte Sorguna gitmiş, Sorgun havası almıştık.
Turhan ağabeyle ne anı biter ne de yol biter. Keşke ömürde öyle olsaydı… Son yolculuğunda güle, güle diyemedim. Çok uzaklardaydım.
Güle, güle Yiğit Şövalye,
Yolun açık olsun Sürmeneli…
Fakirden muayene, tedavi parası almayan Yüreği Gani Doktor
Ödünsüz Atatürkçü
Mekanın Cennet Olsun…