Özellikle geçtiğimiz hafta Ak Parti Yozgat teşkilatında ortalık tam anlamıyla yangın yerine döndü. Bu yangının fitilini, Yozgat belediye başkan adayının açıklanmasının sürüncemede bırakılması ateşledi.
Dedikoduların ayyuka çıktığı ortamda, Ak Parti iktidarı döneminde Yozgat siyaseti hiç bu kadar kaygan bir zemine tanıklık etmemişti.
Geç saatlere kadar gelen telefonlarla öğrendiğim, parti genel merkezindeki hareketlilik, Yozgat adayını belirleme noktasında sıkıntılar yaşandığını doğrular nitelikteydi. Önemli bir husus da sosyal medya...
Sosyal medya hiç bu kadar etkin bir rol oynamamıştı, bu kadar kullanılmamıştı. Adeta, adayların taraftarları ellerinde kılıç, klavye başında bekliyorlar. Kimsenin kimseye tahammülü yok. Hemen herkes destek verdiği aday hakkında paylaşımlarda bulunuyor. İş inatlaşma noktasına kadar varmış.
Öyle ki, sosyal medya kullanıcıları destekledikleri adaylar hakkında eleştirilere bile tahammül edemez hale gelmişler. İş bazen hakaret boyutuna kadar varmış.
Burada bir parantez açmak istiyorum. Paylaşma duygusunun unutulduğu bir millet haline geldik, getirildik. Birçoğumuz sosyal ortamda dahi paylaşımda bulunmayı beceremiyoruz.
İnsanlar bazen sanal bir ortamda olduklarını unutup, yarın yüz yüze bakacağı, bakmak zorunda kalacağı insanlar hakkında ağır ithamlarda bulunuyorlar.
Sosyal medyanın çok eski bir kullanıcısı olarak, bu tür polemiklerden uzak durmaya çalışırken çevremde olan biteni de takip ediyorum.
Sıkılıyorum, bazen arkadaşlarla sosyal medya üzerinden şakalaşıyoruz. Bu yazışmaları okuyanlardan, “Yasin doğru mu?” telefonları aldığım da oluyor...
Gelelim ortalığı toza dumana katan o varsayımlara...
Geçtiğimiz hafta Cuma günü Ak Parti adaylarından Kazım Arslan’ın Ankara’ya çağırıldığını duyduk. Parti genel merkezindeki görüşmelerin ardından Cuma akşamı Arslan ismi netlik kazandığı söylendi. Hatta bazı haber sitelerinde “Yozgat adayı Arslan” şeklinde haberler sosyal medyada paylaşıldı. Arslan’a tebrik mesajları gönderildi.
İddiaya göre, durumdan son anda bilgisi olan Bekir Bozdağ, girişimlerde bulunuyor ve Yozgat’ta son bir anket yapılmasını istiyor.
Alelacele bir anket çalışmasına girişiliyor. Bu kısa sürede, aday adayları broşür, telefon, sms ile tekrar Yozgat halkına ulaşma çabasına giriyorlar.
Tabi anketin ne zaman, nasıl yapılacağını kimse bilmiyor. Birilerine göre, anketörler Yozgat’a gelmişler ve sokaklarda geziyorlar...
Sanal alemde çok konuşulan, tartışılan bir konu daha var. O da, Ak Parti zirvesinde Numan Kurtulmuş ile Başbakan Erdoğan arasında bir anlaşmazlık olduğu, Kurtulmuş’un bazı illerin adaylarını belirlemek istediği, bu konuda Başbakan Erdoğan ile anlaşamadıkları dedikodusu...
Ayrıca, Kurtulmuş’un istediği illerden birinin Yozgat olduğu, birçok il açıklanırken Yozgat adayının açıklanmamasının, bu kadar sürüncemede kalmasının nedeninin de zirvedeki bu anlaşmazlık olduğu konuşuluyor.
Tabi ki bunlar sadece varsayımlar…
Seçim startını haftalar önce veren MHP ise çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Tabi ki Uğur Bektaş’da rakibini bekliyor bir anlamda. Ak Parti’nin adayı MHP’nin durumuna da etki edecektir şüphesiz.
Ama MHP’nin teşkilat olarak Ak Parti’den daha rahat olduğu aşikâr. Dedikoduların ayyuka çıktığı ortamda, Ak Parti’de kazan kaynarken, MHP teşkilatıyla birlik olan Bektaş çalışmalarına hız verdi.
Adayı belli olduktan sonra bile, bugün taraflara bölünmüş gibi görünen Ak Parti teşkilatında sular kolay kolay durulmayacak gibi. MHP bu durumu lehine çevirirse, kıyasıya bir seçim yarışına tanıklık edeceğiz demektir.  
Her zaman söylediğim gibi; bizim derdimiz Yozgat ve memleketimiz için hayırlısını diliyorum.