Yapılanı yıkmak kolaydır.
Yapmak için seneler harcanır, emek verilir ancak bir çırpıda devirebilirsiniz.
Bir fiskeyle tüm emekler, birikimler ve çabalar yok olur gider.
Bu konuda biz başarılı bir toplumuz.
Ecdadın yaptığını ve inşa ettiklerini çok kolay harcarız.
Bir gecede canına okuruz.
Bir günde imha ederiz.
Mesela Büyük Cami’nin şadırvanı…
Mesela tarihi Çamlık Palas binası.
Mesela tarihi Tol Çarşı…
Örnekleri çoğaltmak ve ilçelere yaymak mümkündür.
Yozgat’ta bir neslin özelliği ‘mirasyedi’ olmalarıdır.
Yani, atadan dededen kalan tarihi, kültürel ve sanatsal birikimlerin üzerine konmalarıdır.
Keşke üzerine konduktan sonra, koruyup kollayabilselerdi ama onu da yapmamışlar.
Yozgat’ı ucube beton yığınlarıyla doldurmuşlar.
Bizim genç kuşak, büyüklerden hep eski güzel ve ihtişamlı Yozgat’ı dinler durur.
Şimdiki şehre dönüp baktığımızda anlatılanlara hiç inanasımız gelmez.
Çünkü bunu kanıtlayacak, günümüze kadar gelmiş bir kalıntı veya ispat olmaz mı?
***
Belediye dün vakıf malı bir deponun yıkımını gerçekleştirdi.
Vakıflar Bölge Müdürlüğü buradan ayda zannedersem 2 bin lira civarında bir kira alıyordu.
Belediye, ‘biz o parayı size her ay öderiz’ dedi ve ucube depoyu yıktı.
Yıkımı zannettiğiniz gibi kolay olmadı.
Yaklaşık 2 yıllık bürokratik işlemlerin ardından yıkıldı.
Mesela Kayseri Anıtlar Kurulu, deponun yıkılıp yıkılmaması yönünde karar vermek yerine, Fatih Cami’nin yeniden kilise olmasını teklif etti.
Evet yanlış duymadınız, kurulda bulunan bir mimar üye, caminin eskiden kilise olduğunu ve Yozgat turizmi adına yeniden kiliseye çevrilmesinin doğru olacağı fikrini beyan etti.
Biz ne istiyoruz, onlar ne söylüyor!...
Yozgat’ın bugünkü geldiği noktada yapılanı yıkmak çok zor.
Yapılanın ise yukarıda saydığım gibi ne estetiği, ne tarihi, ne kültürü, ne işlevi var.
Tonlarca beton hepsi…
Belediye şimdi bu ucubeleri yıkarak, şehre nefes aldırmaya çalışıyor.
Belediye Başkanı Kazım Arslan, aslında dün kurduğu bir cümlede amacını ve hedefini açık etti.
Yıkılan bu alanlarda ‘Tarihi Yozgat Mahallesi’ni ortaya çıkarmaya çalıştığını söyledi.
***
Başkan Arslan’ın anlattığı proje en çok yaşlı vatandaşların hoşuna gidiyor.
Çünkü onların hepsinin gözünde o eski mazi canlanıyor.
Üstünden geçtikleri eski köprüler, önünden indikleri dar ama etrafı konaklarla dolu sokakları hatırlıyorlar.
Bundan dolayı başkana bu konuda destek veriyorlar.
Hatta bir vatandaş, AK Parti’ye oy vermediğini ve bundan sonrada vermeyi düşünmediğini söylüyor.
Devamında ise şöyle konuşuyor: “Ama başkanın şu anlattıklarını yapması ve tamamlaması için aday olsa oyumu veririm” diyor.
Özetle, Yozgat’ta bir yeri yıkmak zor ama yerine yenisini ve yakışanını yapmak ondanda zor.
Bu sebeple, belediyenin bu projelerini şehrin tüm yöneticileri ve siyasileri desteklemeli ve katkıda bulunmalıdır.
Selametle…
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*İmam hatip olmaktan kurtularak, ortaokul olarak eğitime başlayan Celal Atik Ortaokulu’nu.
*Asgari ücretin altında çalışmaya devam eden Yozgatlı işçileri.
*Hedefi ‘Tarihi Yozgat Mahallesi’ni inşa etmek olan belediye başkanını.