Almanya'nın hükümet ortağı Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) Genel Başkanı Gabriel, Demirtaş'ı, cezaevinde olduğunu ve gelemeyeceğini bilmesine rağmen dayanışma amacıyla 12-13 Mart'ta Berlin'de düzenlenecek 'Geleceğimizi Şekillendirmek — Özgürlük, Adalet ve Dayanışmanın Hüküm Sürdüğü Bir Dünya İçin' başlıklı konferansa onur konuğu olarak davet etti.
Gabriel, davetini imzaladığı 30 Ocak 2017 tarihli resmi bir mektupla HDP'ye iletti. Daha önce de görüştüğü Demirtaş'a 'Sevgili Selahattin' diye seslenen Alman Dışişleri Bakanı, "Seni Berlin'de ağırlamak benim için çok büyük bir zevk olacaktır" dedi. Gabriel ayrıca Demirtaş'a, 'güçleri birleştirme ve görevlerin üstesinden gelme' çağrısı yaparak, "Seni aramızda görmek için sabırsızlanıyorum" diye seslendi.
Gabriel'in mektubunu, HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Hişyar Özsoy yanıtladı. Özsoy, davet için teşekkür etti, Demirtaş'ın içinde bulunduğu durumu açıkladı ve konferansa Van Milletvekili Tuğba Hezer, kendisi ve HDP Avrupa Temsilcisi Faruk Doru'dan oluşan bir heyetle katılmaktan mutluluk duyacaklarını belirtti.
Eski Avrupa Parlamentosu Başkanı ve Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) başbakan adayı Martin Schulz'a 'yeni siyasi kariyerinde' HDP adına başarı dileklerini de ileten Özsoy, Gabriel'in davetinin Demirtaş'a avukatları üzerinden iletileceği bilgisini de verdi.
13 Kasım 2009'da SPD Genel Başkanlığı'na seçilen Gabriel, 17 Aralık 2013'ten bu yana Başbakan Yardımcısı, 27 Ocak 2017'den bu yana ise Almanya Federal Dışişleri Bakanı. Deneyimli siyasetçi, 1999-2003 yılları arasında Aşağı Saksonya Başbakanlığı, 2013-2017 yılları arasında ise Federal Ekonomi ve Teknoloji Bakanlığı yapmıştı.
HDP Eşbaşkanı Demirtaş, Sigmar Gabriel'le daha önce 29 Eylül 2016'da Berlin'de, yine Alman bakanın resmi daveti üzerine görüşmüştü.
Dışişleri Bakanımız Mevlid Çavauşoğlu: "Almanya'dan beklentilerimiz var. Her şeyden önce PKK teröristlerinin  Almanya'da yaygın bir şekilde dolaşmasını arzu etmeyiz." Dedi. Ayrıca  darbe girişiminden sonra Fetullahçı Terör Örgütü'yle (FETÖ) bağlantılı kişilerin  ve DHKP-C gibi bazı teröristlerin Almanya ve Avrupa ülkelerinde özgürce  faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade etti.  Farklı görüşleri olsa da özellike terör konusunda samimi işbirliği  yapmak gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, karşılıklı saygı ve işbirliği anlayışıyla  ilişkileri daha da ileriye götürmeye yönelik inancını dile getirdi.
Türkiye'ye gelen Alman İçişleri Bakanlığı heyetine firari, eski savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın iadeleri konusu görüşülürken, bölücü, sol ve dini istismar eden terör örgütleriyle ilgili kapsamlı bir rapor sunuldu. Raporda PKK'nın Almanya'da faaliyet yürüten 13 bin kişilik örgüt üyesine sahip olduğu bildirildi. 
DHKP-C başta olmak üzere radikal sol örgütlerin bin 950 kişilik kadrosunun bulunduğu belirtildi. 2013'te AB'nin Ankara Büyükelçiliğine yönelik canlı bomba saldırısı düzenleyen Ecevit Şanlı gibi tespit edilen 60 ismin daha bulunduğu kaydedildi. Almanya'nın terör örgütleri açısından lojistik, finansman, barınma ve saklanma üssü olarak kullanıldığı belirtilen raporda DAEŞ'le ilgili de önemli ayrıntılara yer verildi. Almanya ile yapılan istihbari işbirliği sonucunda 2011'den bu yana 62 Alman vatandaşı hakkında ülkeye giriş yasağı konulurken, 265 kişinin de havaalanı, otogar ve tren garlarında faaliyet gösteren "Risk Analiz Masası" ekiplerince yakalanarak sınır dışı edildiğine dikkat çekildi.