YOZGAT'ın yıllardır en önemli sorunlarından birisi olarak 'tanıtım' gösterilir. Yeterince tanıtımı yapılmadığından, Yozgatlı olmayanlar Yozgat'ı farklı biçimde tanımalarından dolayı, Yozgat'a yatırım yapmamayı tercih ettikleri inancı, genel kanıdır...
Bunu değiştirmeye yönelik birden fazla adımlar atıldı, atılmaya da devam ediyor. En son Yozgat Valiliği hem yurt içerisinde hem de yurt dışında yatırımları bulunan Yozgatlılara ulaşıp, Yozgat'ın yatırıma yönelik cazibelerini anlatmaya çalıştı. Önemsiyorum...
Bugün atılan bu adımların karşılığı olmayabilir. Veya atılan 50-100 adıma karşılık, ayağına gidilenlerin sadece bir-ikisinin adım atmış olması da o denli önemli değil. Ama ileride bunun karşılığı görülecektir. Bugün toprağa bırakılan tohumlar, yarınlarda fide, sonrasında ağaç olup, meyve vermeye başlayacaktır. Hiç şüpheniz olmasın...
Yozgat insanı için bir başka yakıştırma ise 'tembel çalışmaz, üretmez, herkes masa başı iş istiyor!' şeklindedir. Özellikle siyasilerin ve bürokratların dillendirmeye çalıştığı bu durum ne kadar doğru? Tümüyle yanlış olmasa bile bunun yükümlülüğünü vatandaşın omuzlarına yıkmış olmak bile yanlış. Kolaycılıktır, sorunu kavrayamamaktır...
Yozgat'ta mesleki eğitim veren kurumlar mevcut. Yükseköğrenim dahil. Bunlardan kaçında Yozgat gerçeğine uygun eğitim veriliyor? Bırakın Yozgat gerçeğini, Orta Anadolu gerçeğine, hatta Türkiye gerçeğine uygun eğitim veriliyor? Dilimizde tüy bitti... 'Yozgat'ta tarım ve hayvancılığa dayalı meslek okulları veya bölümleri devreye sokulması gerekir' dedik. Dinleyen kim?...
Yozgat, Türkiye'nin önemli tarım ve hayvancılık kenti. Bunu sürekli kullanıyoruz. Tarım ve hayvancılık sektöründe önemli üretimlerimiz de mevcut. Ancak, Yozgat'ta üretilen ürünlerin pazarda yeri yok. Bu ili yönetenler, bürokratlar, bir taraftan üretim yapılması noktasında çaba sarf ediyor. Diğer taraftan üretileni değerlendirmek yerine, emeksiz üretimden yana tavır alıyor...
Dün kısmen dile getirdim. Bugün devam edeyim, yeri gelmişken. Sivas'tan Ankara'ya gidecek olan bir arkadaş gubu, sabah kahvaltısında Yozgat'ta olacaklarını bildirdiler. Karşıladım, en yakın ve en modern işletmeye götürdüm. 'Ne var, kahvaltılık?' sorusu üzerine garson sıraladı, sipariş verildi. 'Yöresel kahvaltı tabağı' olarak masaya, Ankara simidi, bildik firmaların paketlenmiş tereyağı, kaymak, bal, bir tutam zeytin, kaynamış çiftlik yumurtası. Gözümün içerisine baktılar, 'bunlar Sivas'ta fazlasıyla var' dediler. Utandım...
Yozgat'ta durum genel olarak böyle. Toplu yemek ve kahvaltı programlarından Yozgat'ta üretilen ürünler yerine kahvaltı tabaklarını bildik markaların paketlenmiş, pastörüze ürünleri süslüyor. Hepimizde itiraz etmeden tüketirken, Yozgat'ta tarım ve hayvancılığın gelişmediğinden, daha iyi noktalara taşınabileceğinden dem vuruyoruz. Ama nasıl? Kendi ürettiğini tüketmekten çekinerek, üretim artar mı? Biz tanımadan, Yozgat tanıtılabilir mi?...
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
-KADINLAR ÇAMAŞIR YIKIYOR...
BAKANLAR Kurulu tarafından Turizm Merkezi olarak ilan edilen Boğazlıyan ilçesine bağlı Bahariye köyündeki Cavlak Termal Su kaynağının şifalı suyu boşa akıyor. Yozgat Valiliğinin yatırımcı beklediği Cavlakta, 19 Ağustos 2003 tarihinde köylü kadınları sıcak suyla çamaşır yıkıyor, oluşan göl ve açık hava havuzda banyo yapıyor.
