Sular birden çekiliverdi . Kıyıda öylece düşüverdim sert kayaların üzerine . Kafamı kaldırıp baktığımda,yine o eski , tanıdık , ekşi tat geldi yüreğime.. Artık kollarımı iki yana açıp, kendimi o sakin sulara sırtüstü bırakmanın hazzı olmayacak..
Yere yattım sonra, kollarımı açıp gözlerimi kapatttım aynı haz olmasa da , en azından birazını anımsayabilmek için .. Sırtım acıdı, bacaklarıma pis yosunlar yapıştı ..
Hiç sevmedim..
Sinirlendim kendime, kalktım,ne bekliyordum ki ? Bacaklarıma kendime doğru çekip kollarımla kenarlarından kavradım, kafamı dizlerime dayayıp dinlemeye başladım .. Bu sefer ..
Çıt yok ..
Tekrar sinirlendim kendime..
Ayağa kalkıp yürümeye başladım.. Çevremdeki yoksunluğa sıkıldı canım. Garip ki mızmızlanamıyorum bile .. Bende de çıt yokmuş ki .. Etrafıma kızıyordum bir de.
Bir gün bunların olacağına ve kesinlikle şikayet etmeye hakkım olmadığına öyle inandırılmışım ki , sesimi çıkartmaya bile yeltenemiyorum. Öylece her kelimesini o kadar kuralım saymışım işte ..
Sessizlik iyice canımı sıkmaya başladı .. Evet üzülmemem gerekiyor ama haksızlık bu.. Fırtınalarımı özledim, dalgalı denizimi , dalgaların arasındaki boğulma hissimi .. Haksızlık ..
Yalan söyledim ..
Özlemedim hiçbirini .. Odamdaki reel karanlıktan ne kadar korkuyorsam, o kadar korkuyorum o histen ..
Karanlığı farkedince nasıl kocaman açıp gözlerimi telaşla, bir an önce bitsin diye ışık düğmesi arıyorsam, o kadar yüreğimi açıp kaçışıyorum o histen ters yöne .. O hissin ne tarafta olduğunu bilmeden üstelik ..
Evet haksızlıktı bu ..
Şikayet etmeye hakkım yoktu değil mi?.. Pardon ..
Sakinleşmeliyim .. Sakince geri dönmeliyim geldiğim gibi .. Sakince kendi yüreğimin karanlığına tekrar bakmalıyım, yalnızlığımı kabullenmeliyim ..
Ve sakince sıcak küvetimde yanma hissim geçinceye kadar beklemeliyim ..
Sakinleşmek daha kötü ki..
Ne yani ?
Şimdi kollarımı iki yana açıp kendimi o sakin sulara sırtüstü bırakmanın güveni olmayacak mı ?
Limanımın omuzlarına yaslanıp anlatamayacak mıyım yüreğimde ne varsa ?
Ya Limanım ?
Ben öylece kaldırım da oturmuşken yanıma gelip anlatmayacak mı dokunabildiğim gerçeklikten daha gerçek olan hikayelerini ? Kıskanmayacak mı beni o kaçıştığım fırtınalarımdan ?
Tam da şimdi mi sakinleşmem gerek ?
Hayır !
Şimdi tam da çıldırma vakti !!! Şimdi, çığlıklarımı duymalı bu limanımdan arta kalan pis yoksunluk..! Tam da şimdi kanatmalı ayaklarımı bu taşlar ..!
Şimdi sürmeliyim kanımı gittiğim her yere ..