11. Sürmeli Festivali Şiir Şöleninde söz ediyorduk. Büyük bir heyecanla hazırlandığımız gün gelip çatmıştı. Kendimizi 9 Temmuz 2010 Cuma gününe şartlanmış yoğun şekilde çalışıyorduk. 9 Temmuz Cuma günü sabahı başlayan tatlı telaş bizi program saatine taşıdı. Şairlerin Yozgat gezisinden sonra hazırlıklarımızı tamamlayarak Kültür Müdürlüğü salonuna geçtik.
Yozgat Valisi Sayın Necati Şentürk ve Belediye Başkanı Yusuf Başer'in de katılımlarıyla şiir şöleni programımız başlamış oldu.
Karşınızda sizin gibi düşünen, sizin gibi gönlü sevda ateşiyle çarpan insanları görünce elbette heyecanlanıyorsunuz. Bizi de böyle bir tatlı heyecan kaplayı verdi. Salonun kalabalık olup olmaması beni ilgilendimiyordu. Çünkü ben görevimi yapmıştım ve kültüre sevdalı insanlarla Yozgat halkını buluşturmuştum.
Şairlerin gözlerindeki parıltılar, Yozgatlı bürokratların memnun bakışları arasında konuşmamı tamamladım. Aslında söylenecek çok şey vardı. İşsizlikten, çaresizlikten, çileden, sıkıntıdan söz edip kimsenin kafasını da karıştırmak istemedim. Yozgat'ın tanıtımı adına nice çilelere katlandığımızı, bir avuç insanla nasıl mücadele ettiğimiz anlatmak isterdim. Ama nafile yanlış anlaşılır diye sözünü bile edemedim.
Vali Bey'in ilgisiz beni son dere mutlu etti. Salonda 70'e yakın şair-yazar-gazeteci dostumuz vardı. Hepsini sabırla dinledi, ilgi gösterdi, alkışladı. Bizim için takdire şayan bir konudur bu. Arkadaşlarımızın haber yaptıkları gibi bu yıl gerçekten de Şairler Festivale damgasını vurmuşlardır. Ah bir de şehit cenazesi olmasaydı.
Hainlerin düşmanlıkları bitmiyor. Hainler Ülkemizi karıştırmaya devam ediyorlar. İnşallah bunlarda bitecek ondan da eminiz. Ateş düştüğü yeni değil, tüm gönülleri yakıyor. Şerefsiz hainler şunu iyi bilsinler ki, bu millet öyle üç-beş çapulcuya boyun eğmeyecek kadar güçlüdür...
11. Sürmeli Festivali Şiir Şöleni gerçekten görkemli başlamış oldu. Şair arkadaşlarımın kahramanlık-vatan sevgisi ve şehitlik üzerine şiirler okudular. O gün Yozgat'ta İl Kültür Müdürlüğü Salonunda kahramanlık rüzgarları esti... Biz öyle istemiştik, şehit cenazesi var, arkadaşlar, kahramanlık şiirlerini getiren, okuyan demiştik.Salon istediğimiz gibi olmasa da, şölene bürokratlarımızın, yöneticilerimizin ilgi göstermeleri bizleri mutlu etti. Şiirler okundu, konuşmalar yapıldı, hoş güzel, tatlı bir program sunuldu. Sunucu arkadaşlarımızın (Kelami Akdemir ve Süreyya Kaya'nın) beyefendi-hanımefendi tavırları dikkatleri çekti. Okunan şiirlerle sımsıcak duygularla gönüllere akıverdi.
İşin doğrusu şu; biz kültüre gönül vermiş insanlarız, biz bu işi seviyoruz. Kültür elçiliğini seve seve yerine getirmeye çalışıyoruz. Kısacası sevdiğimiz işi yapıyoruz. Halk kültürünü yaşatma adına, kültün alış verişinde bulunma, adına çağırılan yere seve seve koşup gidiyoruz. Bülbül misali güzel terennümler sunmaya çalışıyoruz. 9 Temmuz 2010 Cuma günü kültür sevdalısı 70 dost Yozgat'ta buluştu. Biz onlara gönüllerimizi, sofralarımızı, hanelerimizi açtık. Onlar da bize güzel demeti sundular. Güler yüzle birleşen bu güzel duygular Yozgat'a renk kattı.
Tabiki, program salonla sınırlı kalamdı. onlara Yozgat'ın en meşhur yemeği Testi Kebabını ikram ettik. Onları en güzel yerlerde ağırladık, Kent parkta, Çamlık Milli Parkında Yozgat Müzesinde, Yozgat'ın o güzel havasını teneffüs ettirdik. Sonra, Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek'in dutluk parkında misafiri oldular. Yozgatlı halk ozanı Sefil Döndü'nün mekanı ziyaret ettiler. Sarıkaya Belediye Başkanı Ali Osman Erbir'in akşam yemeğinde konuğu oldular. oldukça kalabalık bir gruba hita ederek Sarıkaya halkı ile kaynaştılar. Kaplıcanın Şifalı sularından banyo yaptılar. Tarihi Roma Hamamı kalıntılarını gezdiler, incelemelerde bulundular.
11 Temmuz Pazar günü veda vakti gelip çatınca da Kent Parkta İş Adımı Ayhan Çelik'le sabah kahvaltısını yapıp Yozgat'a veda ettiler. Hepsi memnun ve mutlu ayrıldı aramızdan... Yozgat Adanı hoş, güzel, şahane bir buluşmaydı bu!.. Bu tür programlarda tek sıkıntımız maddiyet, bürokratlarımız bize destek verirlerse, biz bu programların alasını yaparız; ilimizi de dünyaya tanıtırız. Galiba Yozgat'ı sevmek lafla olmuyor, ne dersiniz?