Hayatımızın tamamını planlayarak yaşarız. Bazılarını farkında olarak bazılarını da farkında olmadan planlarız. Planlar kısa, orta ve uzun vadeli; önemsiz, az önemli, önemli ve çok önemli; az esnek, orta esnek ve çok esnek gibi çeşitlendirilerek uygulamaya konulabilir.
Sabah kalktığımızda önce ne yapacağımıza karar vermek ve uygulamak, zihnimizden hızlıca yaptığımız bir planın sonucudur. Özellikle zaman planlamasını doğru, düzgün ve stratejik bir şekilde yap(a)madığımız takdirde, kendi ellerimizle krizler üretmiş oluruz.
Önemli işlerin acil işlerden ayırt edilmesi için, esnek ve stratejik planlara ihtiyacımız vardır. Acil işlerin baskılama ve zorlama yetenekleri vardır. Ama o ölçüde de önemsizdirler. Halbuki, önemli işler sürekli ertelemeye ve geciktirmeye müsaittirler.
Çünkü bunların zorlama ve baskılama yetenekleri yoktur. Fakat ihmal edilen ve gereksiz yere ertelenen önemli işlerin uzun vadedeki intikamları çok acı olur. Çoğu zaman da telafisi mümkünsüz sorunlar yumağı haline gelir.
Dengeli, sağlıklı ve kaliteli beslenmemize göstermemiz gereken ehemmiyet; okuma, öğrenme, araştırma-geliştirme, paylaşma, üretme, sinerji ortaklığına katkı sunma gibi önemli kaliteli yaşam unsurlarının stratejik planları zamanında yapılmalı ve uygulanmalıdır.
Sevgi sermayesi hesabını yüksek tutma, dost ve arkadaşlık havuzuna yatırımlar yapma, pozitif iletişim, kaliteli empati yapma ve uygulama, etkin ve güzel beden dili kullanma gibi güzel yatırımlar için de, stratejik planlar uygulamaya konmalıdır.
Boşa zaman öldürme, can sıkıntısına esir olma, ihmalkarlıklar göstererek bedavaya sorunlar üretme, eyleme geçme yerine, suçlama, suçlu arama, savunmaya geçme, üste çıkma, inatlaşma, iddialaşma gibi sevimsiz hırsızlarla kucaklaştığımız zaman stratejik planlarımız lime lime olacaktır.
Stratejik planlama, her türlü önlem ve tedbirleri almamıza rağmen, bizim dışımızda çevresel faktörlerin özünden kaynaklanan veya diğer ortaklarımızın kötü niyetlerinden kaynaklanan sorunlarla karşılaştığımız zaman, daha büyük bir önem arz edecektir.
Mesela; pikniğe gitmek için sözleştiğimiz ekibimizden birisinin yolda gelirken trafik kazasına maruz kalması, önceki planımızı altı-üst etmemelidir. Derhal yeni durum hızla değerlendirilmeli, önceki güzel plan akılcı bir şekilde dondurulmalı (paramparça edilmemeli), aciliyet arz eden yeni duruma uygun derhal bir yeni stratejik plan geliştirilmeli ve uygulamaya konmalıdır.
Burada aksi şeytana suç yüklemek, olaya maruz kalan arkadaşı dikkatsizlikle suçlamak, bütün planların alt-üst olduğu sonucuna vararak hayıflanmak, kendini suçlamak gibi olumsuz eylem ve düşünceler, stratejik yeni bir plan yaptırtmayacağı gibi, yeni yeni problemlerin ateşine benzin taşıyacaktır.
Olmasaydı iyiydi, ama olduktan sonra, zaman çözüm zamanı olmalıdır, mevcut sorunları körüklemek değil…
Evinde yaşlı bir ebeveynine bakan çalışan bir birey düşünelim. Her zamanki gibi büyüğü için bütün tedbirleri alarak, görevine gitmiş olsun. İşyerinde de planlanmış birçok işi var.
Zaten onları yetiştirememenin baskısı içinde yuvarlanırken, babasının düşüp kolunu veya ayağını kırdığı haberini aldı. Olağanüstü stratejik yeni bir plana ihtiyaç hasıl oldu. Hem de en acele cinsinden.
“Ah baba ben sana evden çıkma demedim mi? (Halbuki, evde de düşüp bir yerini kırabilirdi). “Sen ne zaman benim sözümü dinleyeceksin? “Benim iş yoğunluğumdan dolayı şimdi sana ayıracak zamanım mı var? Cinsinden serzenişler, yeni yapmamız gereken “stratejik planların” en büyük düşmanlarıdır.
Babanın geçirdiği beklenmedik kazadan dolayı (ki kaliteli insanlar bu türden olağanüstü problemlere dahi hazırlıklı ve stratejik planlı olmalıdır), yeni ve yüksek kaliteli stratejik planlara ihtiyacımız vardır. Bunun sağlıklı ve etkin yapılabilmesi için de, tevekküle, sabıra, hoş görmeye, affetmeye, soruna değil çözüme odaklanmaya, etkin kriz yönetimine, liderlik ve bilgelik vasıfları taşımaya çok büyük ihtiyacımız vardır. (Devamı Yarın)
Yrd..Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER