Aslında futbol, tüm dünyada kitleleri ardından sürükleyen bir spor dalı. Böyle olunca ülkemiz ve ilçemizde de kitleleri ardında sürüklemesi gayet normal.
Bazı kesimler futbolla öyle içli dışlılar ki, futbol onlarda artık yaşam biçimi olmuş. Tuttuğu takım kazanırsa yüzü gülüyor, çalıştığı işte verimi daha da artıyor, tuttuğu takım yenilirse morali bozuluyor ve verimi düşüyor.
Aslında ülkemizde yapılan sporların bir çoğu sağlık için değil, para kazanmak için, hatta, bazı egoların tatmini için yapılıyor. Tribünlere deşarj olmak için gidiyor, bazen de kantarın topuzunu kaçırarak ağza alınmayacak küfürlerle herkesi rahatsız ediyor, hem kendimize, hem takımımıza zarar veriyor.
Futbol, bir kitle sporu değil, belirli bir grubun yaptığı spor dalı. Ancak seyir zevki oldukça yüksek bir spor dalı. İşte bunun içindir ki büyük kitleleri ardından sürükleyebiliyor. Oysa, toplumların toplu sporlara yönelmesi, hem kendi sağlıkları açısından, hem de içinde bulunduğu toplum sağlığı açısından çok önemli.
Bugün dünyada toplumların en yaygın olarak yaptığı spor dalı nedir derseniz, sanırım yürüyüştür.
Günümüzde küçük büyük demeden, tüm yerleşim birimlerinde yürüyüş sporu yapılıyor. Hatta köyler de bile. Günden güne de yürüyüş sporu yapanların sayısı artıyor.
Bir zamanlar eşofmanı giyip yürüyüşe çıkmak bazı kesimler tarafından ayıplanırdı. Şimdi hala o tür düşüncede olanlar vardır ama, toplumun çok büyük bir kesimi yürüyüş ve spora insanları teşvik ediyor. Bu konuda belediyelerin yaptığı katkılar da inkar edilemez boyutlarda. Gerek yaptırmış oldukları yürüyüş parkurları, gerekse il ve ilçelerin çeşitli yerlerine koydukları spor aletleri, insanların daha bilinçli bir şekilde spor yapmasını sağlıyor.
Sorgun’da özellikle bahar ve yaz aylarında çok ama bir çok kişiyi yürüyüş yaparken görmek mümkün. Yürüyüş için gerek Dutluk Parkı’nı, gerekse diğer yolları tercih edenler arasında her kesimden insanı görebiliyoruz. Öyle ki aynı kulvar içerisinde hem eşofmanlı, hem kara çarşaflı, hem genç, hem yaşlı, hem erkek, hem kadın görmek mümkün. Aslında bu çok güzel bir mozaik. Dileriz bu sayı daha da artar ve toplum olarak her Avrupalı gibi biz de sporu önemli birer görev sayar ve ara vermeden yaparız. Çünkü sağlıklı toplumun yolu buradan geçiyor.
İlçemizde son zamanlarda yaygınlaşmaya başlayan diğer iki spor dalı ise basketbol ve tekvando.
Bu spor dallarından basketbol, yine dünyada ve ülkemizde futboldan sonra en çok seyirci çeken bir spor dalı. Şimdi ilçemizde 12 Dev adam Basketbol Okulu var. Basketbol Federasyonu’na bağlı bu okulun açılmasında katkı sağlayanlara çok teşekkür ediyorum. Gelecekte bu spor dalının ilçemizde daha da çok sevileceğine ve daha çok kişi tarafından yapılacağına inancım tam. Şimdi bu okulumuzda 100 den fazla öğrencimiz var. Bu okuldan geleceğin NBA yıldızlarının çıkmayacağını kim iddia edebilir. Bu gün bir NBA yıldızı ortalama 50 milyon Euro para kazanıyor. Bu rakamı bir futbolcunun kazanması mümkün değil. Öyleyse dünyada en çok para kazanılan spor dallarının başında futbol değil, basketbol geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
İlçemizden yeni yıldızların yetiştiği bir başka spor dalı ise tekvandodur. Burada Sorgun Belediyesi’nin büyük katkısının bulunduğunu, çalıştırıcıların da bu sporun aşığı olduğunu, bu iş için yüreğini ortaya koyduğunu çok yakından biliyorum. Gelecekte ben bu spor dalından da Türkiye şampiyonları çıkaracağımızı tahmin ediyorum.
Bunların dışında, biraz voleybol, tenis, masa tenisi, satranç, atletizm yapılıyor. Bunlar da okullarımızda.
Dikkat ettiniz mi bir zamanlar dünyayı titreten, Celal Atik, Nasuh Akar, Rıza Kayaalp’ lerin yetiştiği güreş sporu ortada hiç yok.
Ne yazık değil mi?