Güzellik kavramı ile ilgili bir çok söz söylenmiştir, ‘‘Ben güzele güzel demem, güzel benim olmayınca’’, ‘‘Güzelliğin onpara etmez’’ gibi, daha niceleri...
Yozgat’ın da sayılamayacak güzellikleri mevcut, kimilerine göre. Bazıları ise güzel bulmaz. İkisinin ortalamasını aldığımız zaman yüzde 50 civarında güzel olduğunu söyleyebiliriz...
İster güzel bulun, isterseniz çirkin ama şu bir gerçek ki; Yozgat’ın kendisine özgü özellikleri vardır, bilinmeyen veya bilinsede ne anlam ifade ettiği algılanmak istenmeyen.
Her şeyden önce kentin bahçesi konumunda Türkiye’nin ilk milli parkı çamlık bulunmaktadır. Çamlık denilince sadece il merkezi ile sınırlı olmayan doğal bir güzellik, Çayıralan’dan başlayıp, Çekerek’e kadar uzanan bir yeşil örtü. Bu örtü yerleşim alanları ile adeta içiçe...
Dünkü yazımda da vurgulamıştım, üç ayrı medeniyete başkentilik yapan Yozgat’ın tarihte bir çok medeniyete de evsahipliği yapmıştır, bunlara ait kalıntılar mevcuttur.
Hal böyle olmasına karşılık, Yozgat’a bunların hiçbirisinin getirisi, girdisi yok. O nedenle de ‘‘Gülelliği onpara etmiyor’’ bizim güzellerimizin, özelliklerimizin. Bu gidişle de veya daha net bir ifade ile bizdeki bu kafa böyle dikine dikine giderse kısa ve uzun vadede de para etmeyecektir.
Yozgat’ın kalkınması, gelişmesi noktasında tarım ve turizm sektörlerinin iyi değerlendirilmesi gerektiği konusuna dikkat çekmiştim. Bu noktada gerekli hassasiyeti gösteren bazı dost ve arkadaşlar, Yozgat’ın ‘‘Spor kamp merkezi’’ olabileceği hatırlattı.
Aslına bakarsanız bu konuyu daha önce gündeme getirmiş, bir toplantı, sohbet esnasında da il yöneticilerimize söylemiştim. Hafızamı yoklarken, 1979 ve sonrasında 198 yılında yazmış olduğum yazılarda Yozgat çamlığının spor turizmi bakımından oldukça uygun olduğunu, yapılacak tesislerle sportif turzmin, spor kamplarının merkezi olabileceğinin altını çizdiğimi hatırladım. O dönemlerde de 4 yıldızlı bir otel projesi üzerinde durulmaya başlanıp, sonrasında da mevcut otel inşaatına başlanmıştı.
Vakit geçmiş değil. Yozgat’ın güzelliklerinin ekonomiye kazandırılabilmesi için avantajlarını değerlendirip, ön plana çıkartması gğerekir. Bugün Türkiye’de spor kulüpleri kış döneminde kamp ve hazırlık çalışmalarını, Antalya’da kamp yaparak değerlendirmektedir. Ancak,  yaz döneminde arzu edilen düzeyde kamp merkezinin sınırlı olması nedeniyle bir çok kulüp, kamp programlarını yurtdışına yöneltmeye başlamıştır.
Türkiye’nin merkezi konumundaki Yozgat’ta yaz dönemi kamp programları için oldukça uygun bir yapı mevcuttur. Kalabalık bir şehir olmamasının yanında, ulaşım noktasında da sıkıntısı yoktur. Hele önümüzdeki dönem içerisinde hızlı tren, karayolları ile ilgili çalışmalar da devreye sokulduğunda daha cazip olacaktır.
Yozgat’ta 8-10 takımın aynı anda kalabileceği konaklama tesislerinin yanında, antrenmanlarını yapabileceği spor tesislerinin kurulması ile birlikte Yozgat Spor Turizminin başkenti olarak isim yapacaktır. Bunun için yapılması gereken, istenilen adımların atılması ile mümkündür.

MAÇ KRİTİK

Farklı Galibiyet Aldatmasın!...

Spor Toto 3’üncü Ligi 3’üncü Grupta lig mücadelesinin tamamlanmasına 4 hafta kalmasına karşılık, Yozgatspor’un 3 maçı kaldı. Bu hafta sonunda Anadolu Üsküdar deplasmanında çıkıyoruz, haha sonra dinlenip, ertesi hafta Darıca Gençlerbirliği takımını konuk ettikten sonra Afyonkarahisar deplasmanında ligi tamamlıyoruz.
Hedefe ulaşabilmemiz için kalan bu üç maçı da kazanmaktan başka çaremiz yok. Üç maçtan birisinde puan kaybı play-off şansımızı da zora sokmayacak, tamamen ortadan kaldıracaktır. O nedenle herkesin daha dikkatli olması gerekir, rehavete kapılmaması lazım.
Burada Pazar günü konuk ettiğimiz Araklıspor ile oynanan maça değinmekte yarar var. 4-0’lık bir skorla sahadan galibiyetle ayrılan bir takımla ilgili söylenecek fazla bir söz yokmuş gibi gelebilir ama tam tersi, Yozgatspor-Araklıspor maçıyla ilgilenecek çok şey var, gelecekteki maçlarda aynı hataların yapılmaması, hedefe ulaşılması adına.
Araklıspor, ligde tutunmak isteyen ve her puana ihtıyacı olan bir ekip. Daha öncede belirttiğim gibi Araklıspor takımı için de Yozgatspor ile oynayacağı maç ‘‘Kader’’ niteliği taşımaktaydı. O nedenle gol yemeden gol atmayı düşündü, 70 dakika da bunda başarılı oldu.
Yozgatspor kenar yönetimi riski göze aldı, 72. dakikada yaşanılan karanbolde bulunan gol maçın kaderini de tayin etti. Zira, 90 dakika boyunca her zaman olduğu gibi sahada basmadık yer bırakmayan Bora’nın yükünün hafifletilmesi için yapılacak değişiklikte bana göre gecikildiği gibi, yanlış isim oyundan alındı. Zira, Kazım Şeker orta alanda topu tutan ve oyuna sokan, takımı yönlendiren bir isimdi. Kazım’ın oyundan alınması Bora’nın yükünü artırıp, defansa çakmılmasına neden olurken, orta alanda da ciddi boşluk yaşandı. Kazım, Bora ve Barış üçlüsü bu tip kapalı, temkinli, gol yemeden gol atmak isteyen takımlar karşısında oldukça etkili olduklarını biliyoruz. Ama tercih teknik yönetimin. Öyle kullandı, bana göre bir risk aldı. Şansı yaver gitti, sahadan farklı galibiyetle ayrıldık. Her zaman olur mu?, onu zaman gösterecek...
Bundan sonra oynayacağı maçlardaki rakiplerinin ikisinin de durumu aynı sayılır. Anadolu Üsküdar ve Darıca Gençlerbirliği takımları da ligde play-off grubuna kalabilme mücadelesi veriyor. O yüzden, dikkatli olmak durumundayız.
Yozgatspor açısından bu hafta sonu oynayacağı maç ‘‘Kader’’ maçı niteliği taşımaktadır. Anadolu Üsküdar takımı karşısında alınacak bir galibiyet, Yozgatspor’u ilk 5 takım arasına sokacaktır. Dinlenip, Darıca Gençlerbirliği takımı ile oynayacağı maçta ise yerini sağlamlaştırma şansı da yükselecektir. Böylesine önemli bir maç öncesinde Araklıspor karşısında alınan galibiyet çok önemli.
Bu galibiyetin verdiği moral ile deplasmana çıkacak olan Yozgatspor için farklı bir handikapta mevcut. Alınan bu galibiyetle birlikte, rakibin içerisinde bulunduğu durum özdeşleştirilip, ‘‘Kolay lokma’’ anlayışı hakim olması durumunda, yaşanılacak ‘‘Rehavet’’ verilen mücadeleyi olumsuz yönde etkiler, etkileyecektir.
Rehavete kapılmadan Yozgatspor deplasmana çıkıp, mücadelesini verirse, bu maçı da kazanacaktır.