Bölgesel Amatör Lig 6. Grupta mücadele eden ekibimiz Sorgun Belediyespor, kendi evinde Tosya Belediyespor’a karşı bu sezonun en iyi futbolunu oynadı. 8-9 tane net pozisyon yakaladı, ancak birini değerlendirdi. Bu futbolun karşılığı bu skor olmamalıydı.
Son haftalarda oynadığı kötü futbol ile taraftarlarını karamsarlığa sürükleyen Sorgun Belediyespor, bu kez oynadığı güzel futbolla şampiyonluk umutlarını tazeledi.
Sorgun Belediyespor, 90 dakika boyunca maçın mutlak hakimiydi. Hem iyi futbol oynadı, hem de çok pozisyona girdi. Oynadığı futboldan hem oyuncular zevk aldı, hem de taraftarlar.
Çok soğuk ve kuvvetli rüzgarı arkasına alarak maça başlayan Sorgun Belediyespor’da, her iki kanat iyi çalıştı, ayrıca Hanifi forvet arkası oynayınca, ortadan geliştirilen ataklar da tehlikeler  yarattı.
Maçın ilk yarısında Sorgun Belediyespor’un çok net 4 gol pozisyonu vardı. Bu pozisyonlar ilk 25 dakika içinde gerçekleşti. Rakip takımın, bırakın tehlikeli atağını 90 dakika boyunca geliştirdiği sıradan bir atağı dahi yoktu. Maçta 2 top direkte patlarken, oyuncularımızın şanssızlığı farkın artmasını engelledi.
Maçın yıldızı kim derseniz?
Biri Hanifi, diğeri konuk ekibin kalecisi Bayram. Biri ısrarla ‘gol atacağım’ dedi, öbürüsü de ısrarla ‘yemeyeceğim’ diyerek kalesinde devleşti. Sonunda galip çıkan yine Hanifi oldu. Kazanılan penaltıyı çok güzel kullandı. Kaleciyi sağa yatırıp, topu soldan filelere gönderdi.
Sorgun Belediyespor Teknik Direktörü Ferda Cevizci, geçtiğimiz haftalarda 70-80 metre mesafede oynanan ve bloklar arasında kopukluk yaratan oyun düzenini iyi analiz etmiş olacak ki, bu kez bloklar arasındaki mesafeyi daraltarak takımı oynattı ve oyunun 40-50 metre mesafede geçmesini sağladı. Böylece takımımız daha etkili oynadı ve futbolcuların enerjilerini daha isabetli olarak kullandı.
Oyuncuların bireysel olarak değerlendirmelerine gelince, öncelikle şunu söylemek isterim ki bu maçta tüm oyuncularımız iyiydi. Çok gayretliydiler ve çok iyi mücadele ettiler. Kalede İlker kendisine hiç iş düşmemesine rağmen yine iyiydi. Rakip takımda onu zorlayacak bir futbolcunun varlığından bahsetmek hemen imkansız gibiydi.
Savunmanın sağ kanadında Taner, geride kalan maçlara oranla daha sakin idi ve ataklara daha fazla katıldı.
Defansın göbeğinde Yunus ve Yücel birbirini çok iyi tanıyan birer oyuncu olarak hiç aksamadılar. Maç boyunca Yücel sadece bir kez topu ayağının altından kaçırdı, ona da Gökhan kademeye girerek müdahale etti ve tehlike başlamadan bitti.
Savunmanın solunda Gökhan profesyonelce mücadele etti. Özellikle ikinci yarıda daha fazla ataklara katıldı ve zaman zaman da başarılı ortalar kesti.
Savunmanın önünde oynayan Abdulkadir, bu maçta diğer maçlarına oranla çok daha iyiydi. Abdulkadir, benim kafamdaki futbolcu tipi. Rakibe pres yapıyor, top çalıyor, ataklara katılıyor. Ancak ben onu kaleye şut atarken de görmek istiyorum. Önceleri bunu yapıyordu. Şimdi sanki bunu bırakmış gibi.
Yanında oynayan Seyithan, ilk kez ilk onbirde görev yapmasına rağmen başarılı bir grafik çizdi.
Forvetin sağ ucunda oynayan Okan, her geçen gün üzerine koyuyor ve oynadığı futbol ile seyircilerden alkış alıyor. Bence Okan haftalar ilerledikçe daha da iyi olacak ve takımına çok goller kazandıracaktır.
Forvetin sol ucunda oynayan Atom Karınca Serdar ise Allah nazardan saklasın. 90 dakika boyunca sürekli koşuyor. Defansa gelip yardım ediyor. Kendisinden 30-35 cm daha uzun oyuncularla kafa topu mücadelesine çıkıyor ve kazanıyor. Bu çocuk gerçekten bir atom karınca. Böyle oynarsa ondan formayı kimse alamaz.
Aykut forvetin en ucunda sürekli sağa sola deplase oluyor. 40-50 metre arasında sürekli rakiple boğuşuyor ve pres yapıyor. Ancak şu sıralar şanssız. Bir gol atsa kendine gelecek. Aynı Aykut gibi biri daha var. Benim çok beğendiğim ve taktir ettiğin Engin. Oda çok şanssız. Geçen yıl 22 gol atmış bir oyuncu oynadığı 5 maçta gol atamazsa sıkıntıya ve strese girer. Bu durum onun oyununu etkiler. Bu hafta hocası onu takıma almadı. Ben inanıyorum o da kısa zamanda kendini toparlayacak ve gollerini sıralamaya başlayacaktır.
Maçın yıldızı Hanifi’yi en sona bıraktım. Bu maçta gerçekten çok iyiydi. Hanifi burada, yani bu maçta oynadığı şekilde oynarsa çok yararlı olacaktır. Bu gün maçın başından sonuna kadar ben gol atacağım diye adeta kendini paraladı. Her mücadeleye girdi. Şut attı, pas verdi, pres yaptı. Sonunda da istediği golü, penaltıdan da olsa buldu.
Oyuna sonradan giren Ziya’nın golde katkısı çok büyük. Onun kestiği ortayı rakip defans oyuncusu elle kesince penaltı oldu.
Okay, çok genç, ancak çok süratli bir oyuncu. İlerde takıma büyük katkılar sağlayacaktır.
Aykut’un yerine giren Raşit’te öyle. O da çok genç. Ümit vadeden bir oyun stili var. İlerleyen zamanlarda iyi bir golcü olacağı muhakkak.
Rakip takımdan kimi beğendim derseniz, kalecileri Bayram çok iyi oynadı, bir de stoperleri Bülent biraz iyiydi diyebilirim. Diğerleri sadece beraberliğe oynayıp bir puana razıymış gibiydiler.

KALECİ BAYRAM’A YAKIŞMADI
Maçta dakikalar 75 i gösterirken, kazanılan penaltıyı Hanifi’nin gole çevirmesi sonucunda kendi kendine küfrederek kale direklerini tekmeleyen Kaleci Bayram’a seyircilerden büyük bir tepki geldi. Bunun üzerine seyircilere küfreden Bayram ile seyirciler arasında adeta bir küfür düellosu yaşandı. Bu olay en az 5-6 dakika sürdü. Ne maçın hakeminden, ne de emniyet güçlerinden olaya müdahale eden olmadı. Bu olay maçın en çirkin anıydı diyebiliriz. Saha içerisinde hiçbir nahoş duruma rastlanmazken, bu olayın yaşanması hiçte iyi olmadı. Kaleci Bayram’ın kesinlikle seyirciyle muhatap olmaması gerekirdi.

SONUÇ
Bir maç daha geride kaldı. Sorgun Belediyespor kendi sahasında oynadığı maçlarda en son mağlubiyetini geçtiğimiz yıl 20 Kasım’da Çorum Belediyespor’a 3-0 yenilerek aldı. O gün bu gündür sahasında oynadığı maçlarda 9 galibiyet 2 beraberlik almış. Bu demek oluyor ki takımımız içerde çok iyi sonuçlar allıyor. Bu sonuçları bir de deplasmanlara taşıyabilirsek, işte o zaman gerçekten şampiyon olabiliriz. Haftaya Kırıkkale deplasmanına çıkacağız.
Üç puan bizim olsun diyor, esenlikler diliyorum.