Yozgat'a ne geldi ne gelmedi tartışmasına yol açmadan başlamak isterdim konuya.
    Aslına bakarsanız Yozgat'a ne geldi ki seçim ne getirsin diyerek başlamak vardı ama;
    Birileri de çıkıp TOKİ geldi, hızlı tren geldi, duble yol geldi demez mi?
    Der demesine ama dediğiyle kalır işte.
    Yozgat'a asıl gelmesi gerekenin ne olduğunu fark edemeyenler ancak bu şekilde yanıt verir.
    Yozgatlı etki tepki noktasında giderek reflekslerini kaybeder bir hale geldi.
    Aslına bakarsanız toplum olarak biraz öyleyiz.
    Ruha heyecan veren, ruhu canlı tutan, iskelet yapısını hareketlendiren mekanizmanın atar damarları iyiden iyiye tıkanmaya başladı.
    Biraz umursamazlık, biraz ilgisizlik biraz da ölü toprağı serpilmişlikten olsa gerek.
    Bu sorun tüm ülke insanının sorunu olunca Yozgat'a tesiri iki kat oluyor haliyle.
Yozgat'a etki etse de etmese de tepki gelmiyor yaşayan vatandaşımdan.
    Yaklaşan seçim öncesi belki biraz duyarlılık gelir umudundayım.
    Duyarlılık kavramından herkes kendine göre bir şey çıkarabilir elbette.
    Seçimin Yozgat'a hareket getireceği malum.
    Nerede hareket orada bereket demiş büyüklerimiz.
    Yıllardır ekonomik yoksunluk, durgunluk, hareketsizlik, projesizlik gibi lik li, luk lu şeylerden şikayet etmedik mi?
    İşte Yozgat'a hareket.
    Biz ne kadar etkili olsak da olmasak da birileri bu dönem Yozgat'ı fazlasıyla hatırlayacak.
    Bir nevi etkili olmaya çalışacak.
    Gelenin gidenin haddi hesabı olmayacak.
    Öyle insanlar gelecek, kapımızı çalacak ki apışık kalacağız.
    Hatırlanmanın ne anlama geldiğini göreceğiz uzun bir sürenin ardından.
    Tamam, en son referandumda hatırlandık kısmen de olsa.
    Ama bu seçim, Ak Parti, MHP ve CHP'nin bir hayli iddialı oldukları bir seçim.
İddia demek hırs demek, iddia demek hareket demek, hız demek…
        Siyasetçiler bu dönem daha hızlı, daha iddialı, daha hırslı olacak.
    Bu yüzden Yozgat'a seçim öncesi ciddi bir refleks gelecek. Ama tek taraflı…
    Biz ne kadar tepkisiz olursak olalım, karşımızdaki bize göre konuşacak.
    Bizim adımıza yanıt verecek.
    Tepkisizliğimizi dahi görmeyecek, çünkü bizim adımıza tepki verecek.
    Seçime şura bura 150-160 gün gibi  bir zaman dilimi var.
    Henüz uzun bir süre ama siyaset rüzgarı sert esiyor.
    Rüzgarda yaprakların yerinden kıpırdamaması, rüzgarın şimdilik yüksekten esmesinden kaynaklanıyor.
    Ben bu seçimin Yozgat'a hareket, hareketle birlikte biraz duyarlılık getirmesini umut ediyor, bekliyorum.
    Yozgatlı son yıllarda tepki denilen mekanizmayı iyiden iyiye paslandırdı.
    Tepki derken sokaklara çıkmak, bağırmak, çağırmak anlamında demiyorum.
    Sonra çıkıp da vatandaşı provoke mi ediyorsun diye çıkmasın birileri mantar gibi.
    Ben vatandaş olmanın verdiği tepkiden bahsediyorum.
    Mesela hala bizi kandırmak için kapımıza gelen siyasetçiye “hadi oradan” diye bilmeli.
    Aldığı ürün bozuk çıkınca gidip gerekli yere şikayet edebilmeli.
    Hakkı gasp edilirken izlemek yerine 'ne oluyor' diyebilmeli.
    Sandığa gitmeden önce düşünmesini bilmeli.
    Yozgat'a deniz getirme vaadinde bulunanları izlemek yerine dinlememesi gerektiğini bilmeli.
    En azından 'böyle yalanlara karnı tok' olmalı.
    Siyasetçinin dalkavuğuna değil hasına riayet etmeyi, alkışlamayı bilmeli.
    Çok değil azıcık tepki verebilsek neler neler olacak da şimdi hepsini burada saymak istemiyorum.
    O yüzden seçimin Yozgat'a biraz hareket biraz da duyarlılık getirmesini diliyorum.
    Seçim duası gibi oldu benimkisi de.
    Madem dua gibi başladı dua gibi bitsin o halde.
    Ya Rab bu millete biraz duyarlılık nasip eyle, seçmen olmadan önce doğruyu seçecek iradeyle…
BOZOK’TA SEÇİM RÜZGARI
Mehmet Çiçek hem vekil hem aday…
İleri'nin dün mühim misafirleri vardı.
    Seçim yaklaştıkça siyasetçi ziyaretlerini alışığız aslında.
    Ama Milletvekili Mehmet Çiçek her fırsatta ziyaret eder gazetemizi.
    O yüzden ben dünkü ziyareti seçim ziyaretinden ziyarete nezaket ziyareti olarak algıladım.
    Beraberindeki Ak Parti'nin kurmayları da bu bapta sıkça karşılaştığımız simalardan.
    Dışarıda olduğum için bulunamadığım ziyaretin notlarını fazlasıyla arkadaşlarımdan edindim.
    Şunu üzerine basa basa söylemek istiyorum, Mehmet Çiçek kesinlikle ama kesinlikle aday (adayı…)
    Ve aday olma noktasında da bir çok şeyi aştığına inanıyorum.
    Siyasette tecrübe sahibi bir isim Çiçek.
    Siyaseti öğrenmek isteyen için bulunmaz bir hoca, duayen.
    Hakkında kim ne yorum yaparsa yapsın bildiği yoldan şaşmayan bir karakter.
    Eminim seçim atmosferinin en renkli, en takip edilmesi gereken ve en iddialı ismi olacak Çiçek.
    Gazetemize yaptığı açıklamada 'Milletimizin tevdi ettiği milletvekilliği görevi seçimin yapılacağı 12 Haziran'a kadar kesintisiz sürdüreceğim' derken, siyasetin rüzgarıyla görevini unutmayacağını.
    Bunun yanında da 'Seçimde bende adayım' şeklindeki bir ilanı kamuoyuna sundu.
    Mehmet Çiçek seçime kadar hem milletvekili hem de aday (adayı.)
    Bu sabah ta kahvaltı toplantısı var Çiçek'in.
    Üç aşağı beş yukarı nasıl bir kahvaltı sofrasında olacağımızı tahmin edebiliyorum.
    Tabi ne konuşulacağını da.
    Din adamı kimliği ile de iyi bir hatip olan Sayın Çiçek'ten dinleyeceğim çok şey var!
    Her konuşmasının altında saklı bir mesaj çıkarılması gereken bir siyasetçinin kahvaltı sofrasından neler yakalayabileceğiz yarın yine burada konuşuruz.