Hiçbir şekilde kırsalda ve köylerde örgüt militanlarının silahlı bir şekilde gezmesine izin verilmemelidir. Bunlar silahla halka baskı yapıyor, insanları malı ve canı ile tehdit ediyor. Halka güven verilmelidir. Seçim dönemi boyunca tüm partilerin seçim propagandası yapabilmesi gerekiyor. İstedikleri her yere gidebilmeleri gerekiyor. Buna engel olan her türlü baskıya da güvenlik güçleri engel olmalıdır.
Sandık başkanlarının tarafsız kişilerden seçilmesi gerekiyor. Örgüt ile bağlantılı olan kişilerin sandık başkanı yapılmaması çok önemlidir. Sandık başkanı olarak seçilenler sol sendikalara mensup ve örgüte yakın kişilerden oluşuyor ve taraflı davranıyorlar. Taraflı davranan sandık başkanlarına cezai müeyyidelerin uygulanması gerekir. Müşahitlerin itiraz hakkı olmadığı için sandık başkanının tarafsız ve adil olmaları zorunludur.
Seçimlerde güvenlik güçlerinin sandık alanlarında her hangi bir baskı unsuru oluşturmaması için ve vatandaşların özgür bir şekilde oy kullanmalarını sağlamak amacıyla konulmuş olan yakın mesafe kuralının bazı art niyetli insanlar tarafından suiistimal edildiği görülmektedir. 
Vatandaşların özgür bir şekilde oyunu kullanması için sandık alanı dışına çıkarılan güvenlik kuvvetlerinin aksine, sandık alanı içerisinde sandık kurulu üyeleri ve diğer şahıslar tarafından baskı altında tutulması ve sandık başı hileleri ile seçimlere gölge düşürülmesinin oluşturduğu izlenimi oluşturmaktadır. Bu durumun yeniden değerlendirilmesi ve önlenmeye çalışılması gerekmektedir.
Güvenlik kuvvetlerinin sandık kurulunun istekleri doğrultusunda hareket etmesi, art niyetli sandık kurulu başkanları ve üyeleri tarafından kendi amaçları doğrultusunda şekillendirilmekte ve vatandaşların şikâyetlerinin değerlendirilmesinde ve yapılan haksızlıkların tespitinde sıkıntılar yaşanmaktadır. Güvenlik kuvvetlerine sandık alanlarında hareket imkânı sağlanmalı ve art niyetli insanlara karşı caydırıcılık unsuru oluşturulmalıdır.
Her türlü haince saldırının bertaraf edilmesi için Türk Silahlı Kuvvetlerine ve güvenlik birimlerimize önemli vazifeler düşmektedir. Bu birimlerimiz sandık çevresinde dolaşmalı sandığın ve oy kullanacak olan halkımızın can güvenliğini sağlamak için her türlü tedbiri almış olmalıdır.
Her seçimde güvenlik güçlerimiz vazifelerini dürüstçe yapmaktadırlar. Asıl sorun sözlü şiddet bağlamında yaşanacaktır. Hiç şüphe yoktur ki, sandıktan çıkacak olan istikrarlı bir hükümet ve demokratik bir seçim daha çok örgütün aleyhine olacaktır. Sağlıklı bir seçim süreci silahlı mücadeleyi savunan kişilerin, örgüt militanlarının ve tepe yöneticilerinin şiddet eylemlerini boşa çıkaracaktır. Bölge halkına baskı uygulayan, seçim sandık güvenliğini tehdit eden ve silah zoruyla oy toplayan bir terör örgütüyle karşı karşıyayız.
Siyasi Partiler arkalarını terör örgütlerine dayayamaz. Bu yasal değildir ve siyasi bir sorumluluk gerektirir. Hiçbir siyasi partinin muhatabı terör örgütü olmamalıdır. Baskı, zulüm ve terörle adalet tesis edilemez. Unutulmamalıdır ki seçimler insanların maddi ve manevi mutluluğu için birer araçtır. Her fert, bir vatandaşlık vazifesi anlayışı içerisinde ve kendisinin bir değer olarak ülkeye yaptığı katkının gurur ve mutluluğunu, seçimlere hür iradesiyle katılarak yaşayacaktır. Mutsuz insanların, gayri memnun vatandaşların çoğunlukta olduğu ülkelerde demokratik bir seçim yapılamaz. 
Türkiye gündemini güçlü dirayetli bir iktidar bekliyor. Ortadoğu çıkmazında, Terör ve İç Savaş çığırtkanlığının devam ettiği ve bölücü mihrakların cirit attığı bir dönemi cılız ve kavgalı iktidarlarla geleceğe taşıyamayız. Huzur ve güvenliğimiz için 1 Kasım seçimleri büyük bir önem taşıyor. Galiba, bunun yolu da sandık ve seçim güvenliğinin sağlanmasından geçiyor.