Maaş adaletsizliği devam ediyor!...Çalışanlar arasında da, emekliler arasında da maaş, ücret adaletsizliği devam ediyor. Asgari ücrete talim edenler varken 5 bin, 10 bin TL ile çalışanlar, düşük emekli maaşı alanların yanı sıra 5 bin- 10 bin TL emekli maaşı alanlar var. Bu adaletsizliktir. Devlette, birinci, ikinci, üçüncü, sınıf vatandaş olmaz. Adaletsizliğin giderilmesi gerekir.
Hem çalışanlar, hem de emekliler arasındaki bu maaş adaletsizliği giderilmelidir. Her iktidara gelen siyasi parti bu konuda söz verdiği halde nedense sözlerini hiç birisi gerçekleştirememişlerdir.
Öğretmenlik mesleği, polis, asker gibi benzer meslekler, yıpratıcı mesleklerdir. Bu mesleklerin emeklilikleri de farklı olmalı derim. Çünkü çabuk yıpranıyorsunuz. Öğretmenlikte uzun süre çalışanlara bakın çoğu idarecilerdir. Öğretmenliği uzun süre yapabilmek zordur. Hem bedenen hem de zihnen yorucu, yıpratıcı bir meslektir.
Eskiden emekli ile çalışan arasında 100-150 TL yi geçmeyen bir fark vardı. Şimdilerde bu fark 1000 -1500 TL’ yi geçti. Ücretlerle birlikte bu rakam iki bin TL yi buluyor.. Emekliyi bu hale getirenler vicdan muhasebesi yapmalıdır. Diyoruz.
Hükümet emekliyi hiçe sayıyor. Sesine kulak vermiyor, emekli yaşamasa, ölse de aylık vermesek daha iyi olur diye hesap yapıyorlar. Olur mu böyle şey demeyin, bal gibi oluyor işte. Emekliyi perim perişan hale getirip üç kuruşa muhtaç etmenin başka bir izahı var mı Allah aşkına?
Emekli sizlere hakkını helal eder mi!.. Hayır duada da bulur mu? Bunu açık açık söylemeliyiz; olur ya belki utananlar çıkar... İnsanca yaşamaktan uzak hale gelmişiz. Normal insani ihtiyaçlarını karşılayamayan emekli sana hayır dua da bulunur mu?
Ülkemizde ciddi bir emekli sayısı var. Gerekince iktidarı sallayabilecek konumdayız.Gücümüzün farkında olmalıyız.. Tek sıkıntımız ise organize olamamak. Ama artık buna ihtiyacımız var. Emekliler birleşmeli, derneklerini, federasyonlarını kurmalı ve iktidarlarla pazarlık yapar hale gelmelidir.
Emekliyi hiçe sayıp çocuk harçlıkları ile artış yapmanın insani ve vicdanı yanı da olamaz. Bugün itibariyle emekliler açlık sınırının altında maaş alan insanlar konumuna gelmişlerdir. Siyasi iktidarın bu sonuçtan utanç duyması gerekir. Yaşlıya, ana-babaya hürmet etmeyen, sahip çıkmayan evlada ne denilmelidir?
Her birimiz bir tarafa çekileceğimiz yerde güçlerimizin birleştirilmesi gerekiyor.Bakın işte seçim geliyor hesap sorma günü bizde... Gün ekmek kavgası günü. Birileri devlet kesesinden cebini doldurmaya devam ederken, yıllarını devlet hizmetine vermiş olan bu insanlar açlık sınırının altında sefaletle yaşamaya mecbur edilemez!
Evet ciddi manada emekli derneklerinin çıkışı şart. Etkin, aktif dernek- federasyon başkanlarıyla, emekli dernekleri federasyonları sesini duyuracak hale gelmelidir. Birilerine yem olmaya devam etmemeliyiz. Siyasi iktidarlarla pazarlık yapacak hale gelmediğimiz müddetçe sefaletten kurtulamayız.
Zaman içinde siyasetçilerin işlediği hatayı bugün bizler çekiyoruz. Bunun vebali, günahı onların sırtınadır. Bu Adaletsizliğin, eşitsizliğin ta kendisidir. Aynı konumda olmak, ama farklı farklı maaş almak adaletin neresinde yazıyor?
Evet maalesef yapılan her işin bir karşılığı var. Bugün olmasa bile İlahi huzurda bunun hesabının sorulacağına inancımız tamdır. Ama hesabımızı da “Huzur-u Mahşere” koymamalıyız. Çünkü artık söz Milletin oluyor!..
Emekliye çektirilen çile bitmeli, adaletsiz ücret dağılımı giderilmeli, emekliye insanca bir yaşam tarzı sunulmalıdır.
Bazı kurumlardan emekli olanların emeklilik maaşlarının aynı kalması, bazıların ise maaşlarının yüzde yetmişe düşmesi sizce adaletsizliği doğurmuyor mu? Bazı zatların birinci sınıf vatandaş gibi özel muamele görmesinden rahatsızlık duymuyor musunuz? Sonuçta devlet memurluğu kademesinden emekli olması onlara neden bir ayrımcılık getiriyor? Bunlar sorgulanmalıdır.
Bir de bazı kurumda çalışan ve özel hizmet alan şahısların nedense oğulları kızları da aynı kuruma girip aile boyu birinci sınıf memur kadrosundan çalışıp emekli oluyorlar, şu tesadüfe bakın!.. Bunlar yıllarca neden sorgulanmadı dersiniz? Emeklinin sesini duymayanlar, kendi maaşları söz konusu olunca seferber olup bir gecede artıranlar ne demeliyiz sizlere?