Bayram için yazıyoruz.
Bayrama hazırlanıyoruz. Sokaklarımızda, hanelerimizde yine bir bayram telaşı en tatlısından. Bayram heyecanı yaşamaya başlayan minik bedenlerde ayrı bir mutluluk şimdiden. Pazar tezgahlarına yansıyan mütevazi alışverişler, aile reislerinin hanesindekileri mutlu etme çabası.
Aslında ben her bayram gönlümde ayrı bir yeri olan o büyük insan, mütefekkir-şair Abdurrahim Karakoç’u hatırlarım. Çünkü o da bize şiirlerinde bayramı hatırlatır. Bizim insanımızın bayramını… Uzayıp giden dizeleri vardır hani “Bayramlar Bayram Ola” der Karakoç.
Ben her bayram arifesinde Karakoç’un bu şiirini hatırlatmayı bir görev bilirim. Okuyanlar bayramı hatırlar, bayramın özünü kavrar, yüreğine od düşer… Neyse biz bayramla devam edelim. Ara verelim kısır döngüleri konuşmaya, siyasetten nutuk atmaya, seçim konuşmaya… 
Klasik bir tabirle eski bayramları özlediğimizi dile getirelim. Ancak çok eski olmadığını da beyan edelim. Dünkü bayramlar olduğunu, geriye döndüğümüzde hemen yanı başımızda durduğunu hatırlatalım özlenen bayramların.
Bu kadar ötekileşmediğimiz, ayrı düşmediğimiz, kutuplaşmadığımız ve kavga etmediğimiz bayramları. Kimsenin fitneci, paralelci, ergenekoncu, kumpasçı olmadığı bayramları. Bir olduğumuz, iri olduğumuz beraber olduğumuz bayramları.
Bu denli kutuplaşıp, ayrışmadığım bayramlar vardı bir ara. Birbirimize kin gütmediğimiz, gönül kırmadığımız. Kurban keserken bile ayrışıyoruz artık. Komşular, akrabalar bir araya gelmiyor, gelemiyor. Ortak olacağımız insanların önce siyasi görüşüne, düşüncesine ve kafa yapısına bakıyoruz, buna öncelik veriyoruz.
Vicdanen düşünürsek son on yılda kardeşliğimiz, muhabbetimiz hayli zedelenmedi mi ? Müşterek değerlerimizden hızla uzaklaşıp, ayrılık kazanlarını körüklemiyor muyuz ? Bizi yönetenler bize ayyaş, çapulcu, kafatasçı, morg bekçisi falan demiyorlar mı?
İnşallah bu bayramda bu ayrı gayrılığımız son bulur. Milletçe bütünleşme ve kucaklaşmayı sağlamış oluruz diyorum. Din adamı olmasam da kurban kesmekle alakalı bir iki hususu hatırlatmak istiyorum. Kestiği kurbanları itina ile et poşetlerine doldurup, derin dondurucularda saklayanlar var.
Bu ibadetin paylaşmak, yardımlaşmak ve dayanışmak gibi amaçları bulunduğunu unutanlar var. Komşusundan pay almamak adına kurban kesmek için kendi bütçesini zorlayan insanlar var.  Kestiği etin iyi yanını kendine, kötü yanını garibe, yetime, muhtaca yollayanlar var.
Bu bayramda bu hususlara dikkat etmemiz gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Bununla birlikte çevreyi kirleterek, toplum sağlığını tehlikeye sokarak ve hayvanlara eziyet ederek kurban kesen insanlarımızı da, bu mukaddes ibadetin kutsaliyetini ve temizliğini unutmadan yerine getirmesi gerektiğini bir kez daha dile getirmek istiyorum.
Ülkemize sığınan, topraklarına dönemeyen, vatanlarında roket ve silahların konuştuğu, birçok Müslüman ülkenin izleyici ve tepkisiz kaldığı tüm Müslüman coğrafyasına barış ve huzur temenni ediyorum.
Ve tabi ki Türk coğrafyasına, soydaşlarıma, öksüz kalan öz yurtlarıma bin bir selam ve muhabbetler yolluyor, onlarında bayramını kutluyorum. Rabbim bu bayramla birlikte hepimize rahmetini ve merhametini yağdırsın, huzurumuzu ve birliğimizi daim kılsın. Hayırlı bayramlar.