Aslına bakarsanız tek başına protesto edilecek ülke Fransa değil.
Bu gün Haçlı zihniyeti ile her fırsatta üzerimize gelmeye çalışan pek çok ülke var dünyada.
Her ne kadar günümüzde \'Banel\', \'Modası geçmiş\' bir söz haline gelse de şu gerçeği hiçbir zaman unutmamalı: \"Türk\'ün Türk\'ten başka dostu yoktur!\"...
İyi ama Ermeni Yasa Tasarısı\'nı kabul eden tüm Fransa mı düşman bize...
Bize dost eli uzatan zaten bizdendir, bizim gibi düşünüyor, bizim gibi bakıyordur hayata.
Ama her daim temkinli, hazırlıklı, her şeyin olabileceğini düşünerek hareket etmek gerektiği kanaatindeyim.
Fransa\'nın Ermeni Yasa Tasarı\'nı kabul etmesine çok da şaşırmadım aslında.
Sarkozy denilen adam seçimler öncesi babasını bile satar ki, bizi satmasın!
Neyse protesto ediyorum arkadaş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti\'ne garezi olan, aklının ucundan küçük de olsa bir art niyet barındıran herkesi protesto ediyorum...
* * *
Geçenlerde AB projeleri ile ilgili Kültür ve Turizm MüdürlüğüKonferans Salonu\'nda bir toplantı yapıldı.
Toplantının proje konulu olması ve salonun boşluğu haliyle dikkat çekici.
Yozgat gibi yatırıma bir kere değil üç kere aç ve susuz olan bir şehirde bedava para ve bedava yatırım anlamına gelen AB projelerine
sıkı sıkıya sahip çıkmak gerekirken salonları dolduramadık.
Salon boştu, neden boştu?
Boş olması bizim AB projelerine kör baktığımız anlamına mı gelir?
Düne göre AB projelerine hiç olmazsa bir bakış açımız var, kulağımıza
yabancı değil en azından.
Ama bu bir Kayseri, Sivas gerçeğini görmezden getirmez.
O illerin gölgesinde proje hazırlamak elbette ki zor, ama imkansız değil.
İmkansızı ortadan kaldırmak için ise insani bir gayret o gayretin üstüne bir disiplin şart!
Bir proje disiplininiz yoksa bakış açınız Saray ve Çalatlı\'dan dışarı çıkmaz!
Yozgat\'ta hakikaten proje konusunda bilgili isimler var. Özellikle de kamu kurumlarında.
Ama gördüğüm kadarıyla proje kabiliyeti gelişmiş bu insanlar yeterince desteklenmiyor, koordinasyon noktasında bütünlük yok.
Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) diye bir oluşum var. Biz de bu oluşumun içinde gölgesinde kaldığımız illerle birlikteyiz.
ORAN demek proje demek....
Her ne kadar ORAN\'ın kurumsal yapısı kimi zaman Yozgat\'ın
beklentilerine yanıt vermese de bir şekilde bu oluşumdan istifade etmek zorundayız.
Hatırlarsanız Yozgat\'ta yapılan ORAN toplantısında Yozgat Valisi Necati Şentürk en sonunda isyan bayrağını çekmişti...
Proje temelli çalışmalarda çevrenizdeki illerde haliyle projelerin \'kabullenirliğini\' etkiliyor.
Kültür Müdürlüğündeki toplantıya katılımın az olmasından yola çıkarak \"Yozgat\'ta proje kültürü\' yok dersem yanılmış olurum.
Lakin bir itirafta bulunmam gerekirse; \"Yozgat\'ta projeye bakış açısı\" yeterli değil...
Bu gün KOSGEB\'in dahi gerçek manada işlevini Yozgat\'ta yerine getirdiğini düşünmüyorum.
Projede ORAN\'ımız nedir derseniz, ben yerimizi değil gayretimizi görelim derim...
* * *
YERE TÜKÜRMEYİN ABİ
Yozgat\'ta bana göre ne göze ne de kültürümüze hoş gelmeyen bir kötü alışkanlık var!Yerleri kirletme alışkanlığını tükürme şekliyle icra etmede maalesef ısrarcıyız.
Tükürükle başlayıp, insanı insanlığından utandıracak bilumum kirliliği yollara, kaldırımlara seriyoruz...
Ağzımızdaki küfrü yere tükürük olarak atmak zorunda mıyız? Hiç unutmam, askerde sabah içtimasındayız.
Tuvaletlerin kirliliğinden bıkan Bölük Astsubayı, 150 kişilik asker
topluluğun önüne geçmiş, tuvalet adabını anlatmıştı!
O gün komutanın anlattıklarına bir kısmımız gülerken bir kısmımız utanarak bakmıştık!
Öyle ya koskoca adamlar, askerlik çağına gelmişler, tuvaletin hedef noktasını öğretmek komutanın görevi mi?
Demezler mi adaba edep yahu, adap yahu...