Türkiye ciddi bir tehditte karşı karşıya, bölücüler devrede Türk ve İslam düşmanı hainler ülkemiz üzerine oyun oynamaya devam ediyor. Son olaylar ve bayarak indirme hainliği bu olayların açık belgeleridir. Ateş çemberi içinde kalmış durumdayız. Orta doğuyu kan gölüne çeviren ihanet şebekeleri en son oyunlarını Türkiye üzerine oynamak istiyorlar. Maksatları ülkemizde kargaşa çıkarmak ve bölücüleri devreye sokmaktır.
Milli sınırlarımızla oynayan ve çıkardıkları haritalarla Türkiye de parçalanmış devletler oluşturma hayalinde bulunan malum çevreler sokak olaylarından medet ummaya çalışıyor. Asıl hedef devletimizin gücünü zayıflatmak ve huzur ortamını bozmaktır. Kalkınmış ve gelişmiş bir Türkiye den rahatsız olan hainler sokak olaylarını teşvik ediyor, iç savaş tahrikçiliği yapıyorlar. Uyanık olmak ve milli birliğimize, kardeşliğimize sahip çıkmak zorundayız.
BAYRAK İNDİRME HADİSESİ
Bayrak indirme hadisesi tam anlamıyla siyasi bir oyundur ve milletimizin kutsal değerleriyle alay geçip iç savaşı teşvik etmek amacıyla yapılmıştır. Milli duyguları konusunda hassas olan Türk Milletinin sabrını deneyen hainler tahrik konusunda sabırları zorluyorlar. Herkes çok iyi biliyor ki, buna hainlerin gücü yetmez ama amaç iç çekişmeyi ve kargaşayı çıkararak bölücülüğe çanak tutmaktır.
Bayrağı indiren hainin bedeli elbette ölümdü. Ancak onu öldüren Mehmetçiği bahane ederek doğuda sokak olaylarını artıracaklardı. Hainlerin cenazelerini bahane edip sokak olaylarını ateşleyen bölücülerde çok iyi biliyorlar ki Türk halkını sokağa dökemeyecekler. Ama milli hassasiyetleri kullanıp çatışma ortamını ateşlemek istiyorlar. Kürk kardeşlerimizi de bu konuda maalesef kullanabiliyorlar.
ÇOCUKLARI KAÇIRILAN
ANNELERİN DRAMI
Çocukları kaçırılan anneler günlerdir eylemlerini sürdürüyorlar. Haklı taleplerine hain güçler duyarsız kalıyor. İlgili belediye ve belediye başkanları da sessiz kalıyor. Oysa çocuk yaşta kaçırılıp kandırılan bu gençleri devletimize karşı kullanılıyor ve terörün içine çekiliyorlar. Bu annelerin talepleri insani ve vicdani taleplerdir.
Ama dikkat edilirse annelerin haklı talepleri duymamazlıktan geliniyor ve sessiz kalınıyor. Bir müddet sonra bu anneleri tehdit edip susturmaya çalışacaklar. Reşit olmayan çocukların kullanılması uluslar arası hukuk çerçevesinde insanlık suçu olduğu halde neden duyarsız kalıyorlar? Çünkü amaçlarına ulaşmakta onları kullanmak istiyorlar.
MUSUL VE KERKÜK OLAYLARI
Musul da başlayan ve adına İslami Örgüt denilen IŞİD ellerinde silahlarla öncelikle Türk Konsoloslarını ve Türk Şoförlerini hedef aldılar. Pazarlıklarını öğrenemedik ama Türkiye’yi hedef aldıkları bir gerçektir. Irak’ın parçalanmasını teşvik edecek olan bu olayların sonucunda da Türkmenler sürgüne gönderilecek yine Türkiye zor durumda bırakılacaktır. Sınırlarımız çerçevesinde devam eden bu tür olaylar güvenliğimizi de tehdit etmektedir. Suriye katliamlarını görmemezlikten gelen uluslar arası örgütler Türkiye olaylarını ise yakından takip ediyorlar.
Bölücülere göz kırpan bölücü hainlere destek veren Avrupa, Amerika ve süper güçler Türklerin ve Müslüman dünyanın zulüm görmesine seyirci kalarak bir insanlık suçu işliyorlar. Çifte standart işlediklerini biliyor ve görüyoruz.
Diyeceğimiz odur ki asıl hedef Türkiye’dir, asıl hedef Türkiye’nin parçalanması ve bölünmesidir. Ülkemizin bölünmesünden gelişmesinden ve kalkınmasından son derce rahatsızlık duyuyorlar. Güçlü Türkiye’yi istemiyorlar. Devletin başını hedef almışlardır.
İçerde ve dışarıdaki ortaklarıyal birlikte kargaşa çıkarmaktan sokak olaylarını teşvik etmekten zevk alıyorlar. Katledilen Türk ve Müslümansa kılını bile kıpırdatmıyor bu hainler,bir Batılı ya da Hıristiyan- Yahudi zarar görmüşse dünyayı ayağa kalkıyor.
Güçlü Türkiye’ye sahip çıkmalıyız. Milli ve manevi değerlerin korunmasında kenetlenmeli devletin ve milletimizin yanında olduğumuzu haykırmalıyız..Sağ duyumuzu korumanın yanı sıra uyanık olmak ve bölücüler dur demek görevimiz olmalıdır.