YİNE bir televizyon kanalından haber bültenini takip ediyorum.
Sunucu liranın dünyada değer kazandığını, Amerikalı düşünce kuruluşunun, artık doların dünya parası olma unvanını kaybettiğini falan söylüyor.
Sonrasında ise Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın çağrısıyla, halkın ortaya koyduğu tepki ve boykotun çok olumlu sonuçlar verdiğini söylüyor.
Ekrana tekrar dikkatli bakıyorum ve hakikaten bunun bir haber bülteni olduğunu görüyorum.
***
Haberlerde dinlediğim şeylerin gerçek olmasını çok arzu ederdim, ediyorum da.
Lakin gerçeğin öyle olmadığını biliyorum.
Artık Türk Milleti’ne somut ve hakikat olanı anlatmak lazım.
Popülist söylem ve eylemlerle bir yere varamadığımız, hakiki bir gerçek.
Evet, ABD bize ekonomik saldırı uyguladı, Avrupa Birliği ve Rusya bloğunda yer alan ülkelerin de tepkisini çekti.
Yanlış işler ve politikalara imza attı.
Lakin biz halen millet olarak, şuurlu bir tepki ve duruş göstermiş değiliz.
***
Bayram tatilinin araya girmesiyle birlikte, ekonomik saldırıları hepimizi unutuverdik.
Harcamalarımızda milli ve yerliliği esas almayı bir anda bıraktık.
Aypon kıran hacı abilerimiz bile, bir anda ortadan kayboldu gitti.
Bazıları ‘biz aypona karşıyız da internet bankacılığında soyka pek güvenliymiş’ diyerek kendini savundu, bahanesini hazır eyledi.
Elbette herkesin elindeki malı, yabancı da olsa, parasını verdiği için, milli servete dönüşüyor.
En uzun ve verimli şekilde kullanması ise milli bir görevdir.
***
Bayram alışverişlerinde herkesin İsrail menşeli ürünleri sepetlerine doldurduğunu gördüm.
Çünkü marketlerimizde onların karşılığı olan ürün sayısı maalesef çok az.
Ayrıca ben kola almayarak, bu ülkelere ders verileceği düşüncesinde değilim.
Sadece kola almayarak uygulanan boykotun çerçevesi ve etkisi ortadadır.
Ben tüm ülke olarak, bu tür durumlarda milli bir şuura bürünüp, millet olarak hareket etmemiz gerektiğini söylüyorum.
***
Biz, millet olarak Afrin’e düzenlenen harekatta bu şuuru yakalayabiliyoruz.
Meydanlarda dualar okuyor, cephedekilere hediye ve ikramlar gönderebiliyoruz.
Lakin en az Afrin kadar önemli olan, diğer alanlarda-cephelerde herhangi bir adım attığımız yok.
Hal böyle olunca, bu kısır döngü ve çıkmazdan kurtulamıyoruz.
Herkes topu birbirine atıp, işin popülist tarafına kaçmayı marifet sanıyor.
Hepimizin işine böyle geliyor…
***
Hele bizim kuşağın bu konuda çok daha geride olduğu bir gerçek.
Önceki kuşaklar harpler gördü, ondan sonraki kuşaklar siyasi çatışmalar ve ekonomik buhranları bizzat yaşadı.
Bu yüzden bizden büyükler, biraz daha bu konularda deneyimli.
Ancak yeni kuşağın bu tür konularda, daha bilinçsiz ve umursamaz yaşadığı da bir gerçek.
Ne diyelim, hayırlısı.
Haydi selametle…
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*STK ziyaretlerini sürdüren Yozgat milletvekilini.
*Seçim çalışmalarına başlayan siyasetçiyi.
*İsmini gündemde tutmak isteyen tecrübeli siyasetçiyi.