Yozgat'ta iktidar partisi, Belediye Başkan adayını resmen ilan etmeden önce yaşanılan süreçte, avantajlı durumda bulunan Belediye Başkanı Yusuf Başer'in bir anda geride kalmasına neden olan unsurların başında sanırım yakınında görünen isimler olmuştur...
Aslına bakarsanız, son bir yıllık dönem içerisinde olumlu adımlar atıyormuş havası estirilmesine karşın, çevresindeki isimlerin de yönlendirmesiyle daha çok tribünlere oynamayı tercih eden Başer, aday belirleme sürecinde de aynı yöntemi kullanmayı tercih edince, bu kez geri tepmiştir.
Belediye tarafından yapıldığı ileri sürülen hizmetler, mahalle muhtarı tarafından övgüyle anlatılıp, gazetelere belediye aracılığı ile haber ve fotoğraflar servis edilmesinden bir hafta sonra mahalle sakinlerinin ''Yolumuzu kazıdılar, şimdi yapmıyorlar!'' feryatları gündeme geldi...
Buna benzer daha bir çok örnek var. Olmayanı, yapılmayanı varmış gibi, yapılmış gibi gösterme alışkanlığı, halkın da buna inanıyormuş gibi davranmasıyla başlayan süreç, aynı politikaların devam ettirilmesi halinde adaylık konusunda da daha avantajlı bir duruma gelinilebileceği varsayımıyla hareket edilmeye başlandı.
Hele hele, sosyal medyada ''Kazım Arslan adaylığı kesinleşti'' şeklinde ortaya atılan iddiaların ardından gündeme taşınan bazı iddialar var ki; bahsettiğim konuları gölgede bırakacak düzeyde. Hepsinin ayrıntısına girmeye gerek yok ama parti genel merkezini taciz edercesine başlatılan ''Memnunuz!'' kampanyaları, yapılan yanlışların üzerine mum dikmek gibi bir hal aldı...
Siyaset arenasında yaşanılan süreç, bu arenada boy göstermek isteyenler adına ciddi ibret alınabilecek bir durum. Anlayamadığım, hatta ''Bu işte bir yanlışlık var!'' demekten kendimi alamadığım konulardan birisi de bazı aday adaylarının ''Adaylık'' konusunda her yolu mübah görmesidir. Bu konuda da farklı çalışmaları sahnelemesini gerçekten anlamakta zorlandım...
Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer'in adaylık konusunda geride kalmasının en önemli nedenlerinden birisi, belki de en önemlisi çevresindeki topluluğun hırsını kontrol etmesini sağlamak yerine, buna kendisinin de dahil olmasıdır...
Bazı yanlışları gündeme taşıdığımızda, bunu değerlendirmek yerine, ''Öküz altında buzağa arama'' moduna girilmesinin faturası bugün için ağır olmuştur. Bu ağırlığı omuzlamak yerine, aday tanıtım toplantısına gitmesine engel olunması da Başer adına bir eksi daha olmuştur.
Bugün itibariyle AK Parti'de Kazım Arslan, MHP'de Uğur Bektaş, CHP'de Selahattin Koştan, Saadet Partisi'nde Mustafa Canpolat, Bağımsız Bekir Korkmaz, başkanlık koltuğunun yeni sahibi olabilmek için yola çıkmıştır. Her birisi bu memlekete en iyi hizmeti verebilecek birikime sahip bizim insanlarımızdır...
Düne kadar Başer'in yanında olanlar, yarından itibaren kazanma ihtimali yüksek adayların yanında, son düzlüğe çıkıldığında ise bir adım önde olanın yanında yer alacaklardır, dikkat edilmelidir...