Bir zamanlar Yozgat'ın sebze ve meyve ihtiyacının önemli bölümünü Sarıhacılı Köyünden başlayıp, Saray Beldesine kadar uzanan alandaki köylüler karşılardı.
1985 yılında Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme ve labaratuar araştırması sonucunda, bölgede yetiştirilen sebzelerin insan sağlığı açısından tehlike arz ettiği belirtilip, Valilik kararı ile bölgede sebze üretimi yasaklandı.
Sağlık Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda, bölgedeki tarım alanlarının sulamasında kullanılan deredeki suya, Yozgat kent merkezi fosseptik pisliklerinin bırakıldığı Kirazlıdere Taşkın Koruma Kanalı suyunun karıştığı, bunun da bitkileri olumsuz etkilediği vurgulandı.
Bunun üzerine bölgede özellikle sebze üretimi yasaklanırken, meyve bahçeleri ve üzüm bağları da kurudu, yok olma noktasına geldi. Taki Yozgat Belediyesinin Biyolojik Arıtma Tesisi'nin 2005 yılında devreye sokulmasıyla...
Bölge köylüleri rahat bir nefes alıp, tarımsal üretimde yeniden söz sahibi olmaya hazırlandıkları şu günlerde ise bu kez tarım alanlarına Et ve Balık Kurumu tesisleri musallat oldu.
Köylüler böyle söylüyor...
Et Balık Kurumu'nun arıtma tesisleri mevcut olmasına karşın kullanılmıyor. Tesislerde kesilen hayvanların atıkları, pislikleri, kanı olduğu gibi dereye bırakılıyor. Dereden akan pislik, Sarıhacılı köyünden başlayıp, Saray Beldesine kadar uzunan kesimdeki tarım alanlarına olumsuz etki yapıyor.
Köylülerin iddasına göre, meyve ağaçlarının önemli bölümü kurumuş durumda. Sebze üretimi giderek yok oluyor. Köyde bulunan su kaynakları kirlenmiş durumda. Aradıkları çözümü bir türlü bulamıyorlar. Söylemlerini belgelerle de destekliyorlar.
Hafta sonunda köylüler sorunlarını anlatmak üzere büromuza geldiler. Birlikte yollara düştük. Önce tarımın yapıldığı alandan başlayıp, dere boyu giderek, Et ve Balık Kurumu tesislerine ulaştık. Dere içerisindeki su simsiyah ve kokudan insanın başı dönüyor. Biz dere boyunda giderken, yolumuza çıkan her köylü aynı sorunu dile getirip, tepki veriyor.
Fotoğraflarımızı çekip, işimizi bitirdikten sonra elimize yapılan şikayet dilekçesine istinaden verilen yanıt yazısı tutuşturuldu. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen yanıtta, ''Çevre İzni süreci devam etmekte olup, İl Müdürlüğümüz tarafından rutin denetim-kontrol çalışmaları yapılmaktadır'' deniliyor.
Buna inanmak biraz zor...
Zira, eğer gerçekten bir denetim yapılmış olsaydı, tarım alanlarına, hem yeraltı hem de yerüstü sulara bu denli zarar veren pisliği görürler ve akabinde de gerekli tedbirleri alırlardı.
''Süreç devam ediyor'' deniliyor. Bu süreç sonunda bölgede bulunan tarım arazileri kullanılmaz hale geldikten sonra, bölgedeki yerüstü ve yeraltı sular kirlendikten sonra gerekli önlemlerin alınıp, alınmaması ne kadar önemli, takdiri sizlere bırakıyorum.
Benim bölgede arazim yok ama milli servette payım var. O nedenle içim yanıyor...
_______________________________
Ölçü Ne?
Yimpaş Yozgatspor kan kaybına devam ediyor. Buna karşılık kulüpten ''İyi oynadık!'' açıklamaları geliyor, yansıyor.
Peki bunun ölçüsü ne?...
Eğer bir takım iyi futbol oynuyarsa, bir maçını, iki maçını, bilemedin üç maçını çeşitli nedenlerle kaybeder. Ama kırmızı siyahlı ekip, sürekli kaybediyor.
Ligin son sıralarında yeralan Arsinspor deplasmanında 90 dakika bitmek üzereyken kalenizde gol görüp, yeniliyorsunuz. Sonrasında da ''İyi oynadık!'' diyebiliyorsanız, o zaman oturup, düşünmek gerekir. Eğer golü atan taraf olsaydınız, bu söylem doğru olabilirdi, yediğinize göre doğru bir söylem değil. Gol yemeseydiniz, o zaman maç 0-0 sona erecekti. Yine iyi değilsiniz...
Takım yener veya yenilir, berabere kalır. Her maç üç ihtimallidir. Bu ihtimallerden birisi bir şekilde skor tabelasına yansıyacaktır. Takıldığım bu değil. Yimpaş Yozgatspor, iyi futbol oynamıyor, o nedenle de gelecek açısından güven vermiyor. Daha öncede belirttiğim üzere, kırmızı siyahlı ekip, henüz hazır olmamasına karşın ilk haftalarda daha iyi futbol oynuyordu. Daha iyi olmasını bekliyorduk, hayal kırıklığı yaşıyoruz, daha kötü futbol oynanıyor. Güven vermiyor.
''İyi futbol oynuyoruz!'' söylemi sadece kendi kendimizi kandırmakla sınırlıdır. Her hafta söylenen aynı sözlerin karşılığı yok. Karşılığı olmayıncada tedbir almak yerine avunmakla zaman geçiriliyor.
Takımın gücü 60'ıncı dakikada bitiyor. 70'inci dakikaya gelindiğinde Yimpaş Yozgatspor için maç bitiyor, futbolcular yerlerde sürünüyor. Ayakta kalan rakip, siz üstün olmasına karşılık golü buluyor, maç bitiyor. Siz puan kaybederken, rakip puan alıyor.
Peki bu nereye kadar gider?..
Bunun yanıtını verecek olan kulüp yönetimidir.
Oturulup, ciddi ciddi bu sıkıntılar konuşulmalı, gerekli önlemler alınmalıdır.
Aksi takdirde yarın çok geç olacaktır, haberiniz ola...