Seni seviyorum bir gözün içinde saklanan mükemmel cümle her zaman kendini göstermez bazense aranmak ister SENİ SEVİYORUM mükemmel cümle ona bu ismi verdim mükemmel cümle insanı kontrol edebilir beyni kapatıp açabilir bütün ipler bu cümleyleye bağlıdır ama saklanmayı sever onu ancak ona benzeyen cümleler ortaya çıkarır mükemmel cümleler birinin sana seni seviyorum denmesini mi istiyosun :) ewet bu kolaydır hemde çok ilk olarak yüzde başlar hoş bir tebessüm bunula birlikte gözlerde nadir görülen ışıltı ortaya çıkar sevdiğine bakarken içinden seni seviyorum de ve gülümse onun beynine bir mail göndermiş gibi olursun ve bugüzelliğe cvp da bir tebessüm olcaktır 2. adım slm vermek onu unutmadığın anlamına gelir ve bu karşı tarafın seni daha fazla düşünmesi anlamına gelir 3. adımsa ona seni hatırlatıcak konik birşey yapmaktır bu şekilde sen aklına geldiğinde bu konmik olay aklına gelip gülmesini sağlıycaktır bu güzel birşey güzel şeyleri biraz daha arttır arttır arttırrrr ve sonra göz temasına başla o cümleyi görmeye çalış gözlerde seni seviyorum yazısını görceksin ve sonra git ona iltifat et iltifat o yazınn artık beyni çalıştırmasını sağlar işler bu cümleye dayanır artık o seni seviyor senin için herşeyi yapar çünkü artık ipler bu mükemmel cümlenin elinde iyi şanslar inş herkes sevdiğine bakar ve bunu görür teşekkür ederim.
Zaman kaybetmeden
    İnsan neden utanır? Neden hoşlandığına sevdiğini bir türlü söyleyemez?
    Seviyorsun, her zaman onu düşünüyorsun, Rüyalarının baş rolünde oynuyor ve rüyanın sende bıraktığı o derin yara içinde günlerce unutamıyorsun.
    Neden kendini ona açamıyorsun? Korkuyor musun bir şeylerden yoksa? Yoksa nedir bunun sebebi?
    Belki o da sana karşı birazcık da olsa bir şeyler hissediyorsa. Bu korku o uzun zamandır tanıdığın, en azından gördüğünde bir kaç kelime laflayabildiğin kişiyi kaybedebilme korkusudur. Çünkü, en azından görüyorsun, bir çok şeyini anlatabiliyorsun, dertlerini dinleyebiliyorsun. Duygularını ona açtığında hepten elinden çıkıp gittiği, seni görmemezlikten gelmesi ne büyük bir acı ve utançtır. İnsanın doğasında olduğu gibi insanoğlu rizikoyu sever. Bazı şeylerini riske atmak, bazı alternatifleri denemek çok da kötü olamasa gerek. Onun o güzel saçlarının sende yarattığı o tebessüm aklından çıkmaz. Uzun zaman önce bu duyguyu onda tatmışsındır. Lakin bir vakit sonra bu iletişim kaybolmuştur. Ve de sen onu unutmuşsundur.
    Ama bir Gün hiç ummadığın anda senin bir arkadaşının akrabası olarak karşına çıktığında ne yaparsın? Yeniden başlar mısın onun üzerinde hayaller kurmaya? Onun o güzel saçlarının büyüsü yeniden mi başlar?
    Hep bunu düşünürken aklına çok uzun zaman önce öğrendiğin bir cümle gelir. O Altın cümle. Daha önceden yaşlı bir insandan duymuşsundur bu cümleyi. O çok anlamlı bulduğun ve de bu cümleye her zaman uyacağına söz vermiştin.
    "İnsanlar yaptıklarına değil, yapmadıklarına pişman olurlar." Hiç aklından geçirmez misin? "Biraz da sen ağla" diye.
    Düşün bu sözleri ve de kendini ona uygun bir anda, uygun bir yerde aç. Kendini ona aç ki bitsin bu senin ruhunun derinliklerindeki ızdırap. Sonucun Negatif ya da Pozitif olmasından hiçbir zaman çekinme ve hiçbir farklılık hissetme.
    Sadece onun senin ona karşı hissettiklerini öğrenmesi bile büyük bir mutluluk olamaz mı? İçinde büyük bir sancıyla ortalıkta dolaşmak hoş bir olay mı sence?
İçindekileri boşalt da biraz nefes al. Çünkü o sevdiğin kişiyi yarın buralarda bulamayabilirsin.