Perşembe gününü Cuma gününe bağlayan gece Mirac Gecesi'dir.
Mirac Gecesi, Allah'ın sevgili kulu Hz. Muhammed Mustafa'yı Mekke'de ki Mescid-i Haram'dan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya ve oradan da göklerin ilahi derinliklerine yürüyüşe çıkardığı gecedir.
Hiceti Nebeviyye'den takbiren bir buçuk yıl kadar önce idi. Rasulüllah (S.A.V) hane-i seadetlerinde O gece yapacakları büyük ve tarihi yolculuktan habersiz istirahat ediyordu. Her taraf karanlık ve büyük bir sessizlik içinde idi. Ansızın hane-i saadetin duvarı yarıldı ve Cebrail (A.S) göründü Cebaril (A.S) hemen Rasülullah'ın mübarek göğsünü açtı, zem zemle yıkadı, içini hikmet ve iman ile doldurup sonra kapandı. Habibullah'ın elinden tutup, Mescid-i Aksa'ya götürdü. oradan da Sema'ya kat kat yükseltti.
Mirac esnasında, Cenab-ı Hak, Sevgili kulu Hz Muhammed'e pek büyük hakikatların ilahi sırlarını gösterdi.
Her zaman Cebrail (A.S) vasıtasıyla ihali hitaba mahar olan efendimiz, Mirac'ta vasıtaları aradan kaldırarak ilahi vahye muhatap oldu. Göz kamaştıran renklerin kuşattığı, sayısız meleklerin Allah'a ibadet ettiği SİDRE-İ MÜNTEHA'da Allah'a konuştu. Allah'ın ayatını ve kainatın sırlarını seyretti.
Ulu Peygamberimiz için pek büyük son ve şerefle dolu olan Mİrac Gecesi biz müslümanlar için de ilahi lütuflarla dolu bir gecedir.
Müminlere namaz bu gecede fark kılındı. Hz. Resül, huzuru ilahide ümmetinin affı için tazarru ve niyazda bulunarak Süleyman Çelebi merhumun mevlidinde dile getirdiği gibi:
“Ey hataları affeden kullarına ihsanı sonsuz olan cömert Allah'ım günahkar ümmetimin hali nice olur? Yarın yevmi kıyamette senin huzuruna gelmek için nasıl yol bulurlar? Korkarım ahiret gününde onların yerleri pek iyi değildir? Hazretinden dileğim budur ki: ümmetim sence makbul olsun, onları affet Allah'ım” dedi. Ümmetimin affını Rabb'ından diledi.
Hz. Peygamber bu ilahi vuslat yolculuğundan namazla birlikte şu emir ve yasakları da alarak döndü.
Bakara Süresinin son üç ayeti nazil oldu.
Allah'a şirk koşmamak te'kit edildi.
Hz. Muhammed ümmetinden, Allah'a şirk koşanları müstesna, herkesin günahlarının cezası sona erince, mutlaka Cennet'e gireceği müjdelendi.
Anaya, Babaya itaat, iyiilk ve hizmet emredildi.
Akrabaya, yoksul ve yolda kalmışlara, fakirlere, ve zayıflara yardım etmek vahy edildi.
Zina etmemek, haksız yere adam öldürmemek, cana kıymamak emredildi.
Yetimlerin malını korumak ve onlara ihanet etmemek, kötü niyetle el uzatmamak vahy edildi.
Tcarette ölçüp tartarken, doğruluktan ayrılmamak, yer yüzünde gurur ve kibir ile dalaşmamak emredildi.
Mirac olayı meydana gelmeden önce islamiyet, çeşitli tehlikelere maruz kalmış, Hz. Peygamber ve müslümanlar büyük zulüm ve işkencelereuğramışlardı. Bu zulüm ve işkenceler altında Müslümanların haberşiştan hicretleri vukubulmuş, Ebu Talip mahellesindeki yürekleri parçalayan muhasara olayı cereyan etmiş, Allah elçisinin elem dolu Taf Seferi başarısızlıkla sona ermişti. Hüzün yılı arkada kalmış ve Resüllullah en büyük iki maddi dayanağını, amcası Ebu Talip ile Zevce-i muhtemelere Hz. Hatice'yi de kaybetmişti.
Mirac Gecesinde, bütün bu ızdırap, çile ve elemleri unutturacak ilahi müjdeler birbirini izlemiştir.
İlahi müjdelerle dolu Mirac Gecesinin,ardımızda iki temel mekanı vardır. bunlardan biri Mekke-i Mükerreme'deki Kabe-i Muazzama, diğeri de, Kudüs'ü Şerif'teki Mescid-i Aksa'dır. Nitekim Cenab-ı HakkIsra Süresinde bu olayı şu ayetle belirtmiştir:
“Kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya kadar götüren zatı eclli ala, her türlü noksanlardan münezzehtir. O Mescid-i Aksa ki, biz onun etrafına feya ve bereket verdik. Bu gece yolculuğunu O Peygambere, O ayetlerimizden bazılarını gösterelim diye yaptırdık. Şüphesiz O hakkıyla,işiten, her şeyi kemali ile görendir.” ayetlerini bildirmiştir.
Büyük Mirac yolculuğunun Mekke-i Mükerreme'de, Mescid-i Harem'den başlayıp, Mescid-i Haram'dan, Mescid-i Aksa'ya kadar götüren zatı ecelli ala, her türlü noksanlardan münezzehtir. O Mescid-i Aksaki, biz Onunu etraına feya ve bereket verdik. Bu gece yolculuğunu o Peygambere, O ayetlerimizden bazılarını gösterelim diye yaptırdık. Şüphesiz O, hakkıyla, işiten, her şeyi kemali ile görendir.” ayetiyle bildirmiştir.
Büyük Mirac yolculuğunun Mekke-i Mükerreme'd, Mescid-i Harem'den başlayıp, Mescid-i Aksa'ya ulaşması, aradanda uçsuz bucaksız ezanın ilahi derinliklerinde devam etmesi, şüphesiz çeşitli hikmetlerle doludur. Bilhassa Mescid-i Aksa'nın bu mucize ve yolculuk güzergahına dahil edilmesi, yapılacak tarihi ve seyehatın bereketine işarettir. Bu bereket, hem dinidirve hemde dünyevidir.
Beyti Mukaddesolan Mescid-i Aksa ve havalisi, Hz. Davut'tan beri peygemberlerin İbadet ettikler, vahye mazhar oldukları yerlerdir. Feyizli ırmaklarve meyveli ağaçlarla etrafı dolanmıştır. Nitekim, Mirac olayı da hem dini ve hem de dünyevi bakımdan bereketlisonuçlar vermiştir. Miracbir taraftan manevi, bakımdan müslümanlara ilahi lutuflar gecesi olarak tescil edilirken diğer taraftan müslümanlar için ızdırap, çile ve elem günlerin geride kalmış, muvaffakiyetler, fetihler ve zaferler devri başlamıştır.
Mirac gecesi, müslümanlar için bir bir mutu gecedir. İlahi müjdeler gecesidir.
Şayet sen uyanırsan, Mirac Gecesinin yıl dönümleri, senin için ve bütün müslümanlar için gene de mutlu olacak, gene de ilahi beşaretlere vesile olacaktır.
İslam şeriatını kendine yaşama düzeni olarak seçersen, Kur'an'ın emir ve yasakları ile emel edersen, Resülullah'ı kendine önder edinirsen, ızdırapların dinecek, ailelerin bitecek, elemlerin sona erecektir.Yurdun da hür ve mesud olacaksın.