Çalışanlar arasında da, emekliler arasında da maaş, ücret adaletsizliği devam ediyor. 500-600 TL’ ye talim edenler varken 5 bin, 10 bin TL ile çalışanlar, 600-700 TL emekli maaşı alanların yanı sıra 3 bin- 5 bin- 10 bin TL emekli maaşı alanlar var.
Bu adaletsizliktir. Devlette, birinci, ikinci, üçüncü, sınıf vatandaş olmaz. Adaletsizliğin giderilmesi gerekir.
Hem çalışanlar, hem de emekliler arasındaki bu maaş adaletsizliği giderilmelidir. Her iktidara gelen siyasi parti bu konuda söz verdiği halde nedense sözlerini hiç birisi gerçekleştirememişlerdir.
Zaman içinde siyasetçilerin işlediği hatayı bugün bizler çekiyoruz. Bunun vebali, günahı onların sırtınadır.
Bu Adaletsizliğin ve eşitsizliğin ta kendisidir.
Aynı konumda olmak, ama farklı farklı ücret almak bu, uygulama adaletin neresindedir?
Evet maalesef yapılan her işin bir karşılığı var. Bugün olmasa bile ilahi huzurda bunun hesabının sorulacağına inancımız tamdır.
Ama hesabımızı da Huzur-u Mahşere koymamalıyız. Hani dostum söz milletindi?
Kendiniz için değil halkınız, milletiniz için çalışmıyorsanız malınızın da, kazancınızın da hayrını göremezsiniz.
Hani nerde kaldı:" Halka hizmet "Hakka "hizmettir! " anlayışı? 
EMEKLİLER  DERNEKLEŞMELİ
Siyasi iktidarlarımız  emekliyi hiçe sayıyor. Sesine kulak vermiyor, emekli yaşamasa, ölse de aylık vermesek daha iyi olur diye hesap yapıyorlar herhalde
Olur mu böyle şey demeyin, bal gibi oluyor işte. Emekliyi perim perişan hale getirip üç kuruşa muhtaç etmenin başka bir izahı var mı Allah aşkına?
Emekli sizlere hakkını helal eder mi!.. Hayır duada da bulur mu? Bunu açık açık söylemeliyiz; olur ya belki utananlar çıkar...
İnsanca yaşamaktan uzak hale gelmişiz. Normal insani ihtiyaçlarını karşılayamayan emekli sizlere hayır dua da bulunur mu?
Ülkemizde ciddi bir emekli sayısı var. Gerekince iktidarı sallayabilecek konumdayız.Gücümüzün farkında değiliz.
Tek sıkıntımız ise organize olamamak. Ama artık buna ihtiyacımız var. Emekliler birleşmeli, derneklerini, federasyonlarını kurmalı ve iktidarlarla  açık açık pazarlık eder hale gelmelidir.
Emekliyi hiçe sayıp çocuk harçlıkları  kadar artış yapmanın insani ve vicdanı boyutu olamaz.
Bugün itibariyle emekliler açlık sınırının altında maaş alan insanlar konumuna gelmişlerdir.
Siyasi iktidarın bu sonuçtan utanç duyması gerekir. Yaşlıya, ana-babaya hürmet etmeyen, sahip çıkmayan evlada ne denir? "Hayırsız evlat!."
Suç onlarda değil, suç bizde. Güç birliği yapmıyoruz, emekliyi toparlayamıyoruz, Her birimiz bir tarafa çekeceğimiz yerde güçlerimizin birleştirilmesi gerekir.
Yarın seçim günü gelecek hesap sorma işi bize düşecek...
Gün ekmek kavgası günü. Birileri devlet kesesinden cebini doldurmaya devam ederken, yıllarını devlet hizmetine vermiş olan bu insanlar açlık sınırının altında sefaletle yaşamaya mecbur edilemez!
Evet emekli derneklerinin çıkışı şart. Etkin, aktif derneklerle- federasyon başkanlarıyla, emekli dernekleri federasyonları sesini duyuracak hale gelmelidir. Birilerine yem olmaya devam etmemeliyiz. Siyasi iktidarlarla pazarlık yapacak hale gelmediğimiz müddetçe imeklemekten kurtulamayız.
Ayıba bakın ayıba: “ Emekli, dul, yetim”-
Emeklinin hali dul, yetim, gariban insanlarla birlikte anılıyor!..
Bundan birileri utanç duymalı herkes payını düşeni almalı diye düşünüyoruz.