Geçen yazımda keşkeğin ayrılmaz ikilisi diye bahsetmiştim. (Aslında her yemeğin yanına yakışır hani) En önemli özelliği içinde salatalık olmadan yapılan turşu olmasıdır. Yapımı biter bitmez yenmeye hazır olmasıdır.Yapımı çok pratiktir. Tüketimi serinlik verir. Tavsiye edebilirim. Tabi her zamanki gibi tercih sizindir. Ben mi? Çok seviyorum.
         Malzemeler: Yeşil- kırmızı biber, patlıcan, kabak, sarımsak, tuz, limon tuzu, taze nane bu kadar.
         Yapılışı: Tüm malzemeler iyice yıkanır. Biberlerin uç kısımları  biraz kesilip çizik atılır. Patlıcan ve kabakların kabukları şerit halinde soyulup, uzunlamasına önce dörde sonra da enlemesine ikiye bölünür.
         Tüm malzemeler birlikte haşlandıktan sonra suyu iyice süzülür. Üzerine soğuk su ilave edilir. İnce doğranmış sarımsaklar, yaprak haline getirilmiş naneler, tuz, limon tuzunun eklenmesiyle işlem tamamdır. Suyuyla birlikte çukur tabaklara konulan kurma turşu kaşıklanarak yenir, içilir.. Tabakta bir şey bırakılmaz. İsraf etmek yok!
         En fazla 3 veya 4 gün içinde bitirilmelidir. Neden mi? Küflenip bozulabilir. Kış turşusu gibi uzun süre muhafaza edilemez. Adı üzerine yaz turşusu. Afiyet olsun.
***
PRENSESİMMMM...
         Kara kaşlı, sürmeli gözlü, ailemizin prensesi, gerçek bir hanımefendi olan güzel kızım Pırlantam'ın 19.doğum günün kutlu, mutlu, hayırlı uğurlu olsun. Sağlık dolu nice senelerde hep ailenle ve  sevdiklerinle beraber olmanı diliyorum. Her günlerin doğum günlerinden daha güzel, her şey gönlünce olsun.
        Hatırlıyor musun?  Küçükken yılda birden fazla kutlamasını yapardık. Bu seneki hediyem; dinlemesini ve  söylemesini sevdiğim Dua adlı şarkının sözleri olsun.
       Gitmesin gözlerinden
       Pırıl pırıl arzular. 
       Eksilmesin yüzünden
       O tebessüm, o bahar.
                  **
      Allah seni korusun
      Kem gözlerden saklasın
      Ağartmasın saçını
      Şu geçen zalim yıllar.
                  **
      Tuttuğun altın olsun
      Gönlün neş'eyle dolsun
      Kader hep gülsün sana
      Mutluluk gölgen olsun.
      Canım kızım;  daha önce seni sevdiğimi hiç söylemiş miydim?...Seni tanıyanların bana  söyledikleri ne biliyor musun?
Kızınız tıpkı adı gibi, Pırlanta gibi Pırlanta maşallah... Sana çok teşekkür ediyorum. Böyle güzellikleri yaşattığın için. Teşekkürler...
***
11 AYIN SULTANI RAMAZAN GELDİ, HOŞ GELDİ
        Tüm insanlığa, ülkemize mübarek olsun. Bereketiyle, bolluğuyla gelsin inşallah. Kıtlıktan çıkmış gibi alışveriş etme yerine ihtiyaç olduğu kadar, mutfağı tıka basa doldurmak yerine sadelikten yana olarak, iftar ve sahurda abartısız sofralar olabilmeli.. Her türlü gıdalar israf edilmeden tüketilmeli. Özellikle de ekmeğin. Lütfen  ekmek israfı  hiç olmasın.
       Yardımlaşmanın,  birlik ve beraberliğin zirve yaptığı sabır ve hoşgörü ayı olan Ramazanın  hayırlı ve uğurlu olmasını bütün kalbimle diliyorum.
***
ÇÖMLEK HESABI
      Ramazan günlerini hesaplamak için bir çömleğin içine her gün bir taş atar, Hoca. Bir avuç taş doldurur çömleğin içine Hoca'nın yaramaz oğlu, muziplik olsun diye. Bir zaman sonra arkadaşları: "Bugün Ramazan'ın kaçı acaba? diye sorarlar Hoca'ya. Hoca'da: "Şimdi eve gider öğrenirim. Biraz sabredin." der ve evinin yolunu tutar. Çömleği boşaltır; bir sayar, iki sayar... Taşların yüz yirmi beş tane olduğunu görür. Şaşkın bir halde döner arkadaşlarının yanına Hoca. "Arkadaşlar, bugün, Ramazan'ın kırk beşi" der. Hoca'nın bu cevabına gülüşürler arkadaşları. Aralarından biri: "Aman Hocam, bir ay otuz gündür. Hiç Ramazan'ın kırk beşi olur mu?" diye itiraz eder.
     Hoca, biraz şaşkınlık biraz da kızgın bir ifadeyle: "Ben yine insaflı davrandım. Benim çömlek hesabına bakacak olursak; bugün Ramazan'ın yüz yirmi beşi!"der.
***
    İyilikle kalın...