Türkiye’nin gündemi şu sıralar karışık.
Bir yanda hain terör saldırıları, öbür yanda ülkemizi karıştırmak isteyen terörist ülkeler.
Haberleri açtığınızda ya bir patlayan bomba, yada bir suikast girişimi görüyorsunuz.
Hepsi bu güzel cennet vatanı bölme ve parçalama girişimi ve hamlesidir.
Tarihin en büyük ve aziz milletini diz çöktürme çabaları, başka boyut ve şekillerle devam ediyor.
Her şeye rağmen milletimiz hainlere karşı fırsat vermeyerek, devletinin yanında yer alıyor.
Mesela seçim dönemlerini düşünüyorum.
Miting meydanları aklıma geliyor.
O zaman birbirine kükreyen, sert demeç ve söylemlerde bulunan insanlar, bu tür olağanüstü durumlarda yan yana durabiliyor.
Bir parça gençlerden korkuyoruz ama bence gençlerde eski gençler değil.
Belki gelişen ve değişen dünya gençleri daha duyarlı ve uyanık bir hale getiriyor.
Örneğin internet çağında yaşıyor olmamız, iyi araştıran ve okuyan gençlere dünyanın kapısını açıyor.
Bu yüzden toplumu etkileyecek olaylara duyarlı gençler farklı pencerelerden bakabiliyor.
Çok yönlü analiz yapma imkanı bulabiliyor.
Doğruluğunu veya yanlışlığını teyit etme imkanı yakalayabiliyor.
***
Türkiye bir dönem başbakanının idam edildiğini sadece radyolardan duyabiliyordu.
Türkiye bir dönem darbeleri gece yarısı radyodan, sabaha karşı tek bir televizyon ekranından öğrenebiliyordu.
Eli ve kolu bağlanıyordu anlayacağınız.
Bugün vatan ve milletinin birliği ve dirliğinden yana olan duyarlı gençlere bu oyunlar sökmüyor artık.
Örneğin TRT’de bir korsan bildiri okunuyor, gençler Cumhurbaşkanı’nın resmi twitter hesabına bakıyor hemen.
Veya periscobe adı verilen canlı yayın yapılabilen uygulamaları karıştırıyor.
Resmi kaynaklardan bir işaret, bir çağrı arıyor.
15 Temmuz gecesi de zaten cumhurbaşkanımız cep telefonuyla görüntülü konuşarak bildirinin korsan olduğunu söylememiş miydi?
Lafı şuraya getirmek istiyorum…
Dün akşam Rusya Büyükelçisi suikast sonucu öldürüldü.
Bazı medya organlarında ise Türkiye’nin bundan sonra daha fazla karışacağı ve iç savaş yaşanacağı çığırtkanlığı ve korkusu pompalandı.
Soruyorum size…
Artık Kürt ve PKK’nın ne olduğunu, Alevi ve Sünni’nin ne olduğunu dünün acı tecrübeleriyle, bugünün uyanıklığı ve duyarlılığıyla öğrenmiş ve kavramış bir toplumda nasıl iç savaş çıkabilir?
Artık bu cennet vatanda kim kime kurşun sıkabilir?
Tüm bu korku senaryoları artık geride kaldı.
Bugün Türkiye’de Kürt ve Türk kardeşliği, Alevi ve Sünni kucaklaşması demirden, çelikten ve yürekten birbirine bağlı sağlam halatlarla pekiştirildi.
Biz duyarlı ve uyanık olduğumuz sürece.
Biz akıllı ve mantıklı hareket ettiğimiz sürece.
Üniversitelerde tahriklere ve gaza gelmediğimiz sürece.
Yüreklerimiz rozetlerimizden büyük olduğu sürece.
İt ürür kervan yürür.
Haydi selametle…
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*Cuma günü yapılacak yürüyüşü ileri bir tarihe ertelediğini duyuran tertip komitesini
*Donan sebze ve meyveye battaniye örten manav esnafını.