2004 yılından bu yana, büyük bir ivme kazanan, inşaat sektörünün, her yönüyle birinci sıraya oturup, daha fazla ivme kazanabilmesi için, konut kredilerinin en azından, %1,08’den, % 0,70 – 0,75 düşmesi gerekir.
Bazı kuruluşlar, aylık % 1,02’ye kadar kredi vermekte, masraf hariç (2000 – 2500 civarı) yinede yıllık bazda, değerlendirilecek olur ise, masraflarla birlikte, % 12’ye gelmektedir.
Mortgage sisteminin, geniş alan bulduğu, ABD ve çoğu Avrupa devletlerinde, kendim oturacağım derseniz, % 4,5 kiraya vereceğinizi söylerseniz %5,5 ve bunun içerisinde sigorta vs... dahildir.
Bu bağlamda, bizdeki kredi faizleri yüksek seyretmektedir. Halen Türkiye de en azından 5 – 6 milyon konut açığı olduğu hesaba katılacak olursa, kredi faizlerinin aşağı çekilmesi büyük bir talep doğuracaktır.
Dar gelirlinin, orta direğin mülk sahibi olmaları da %70 oranında krediye dayalıdır.
Son söz: Kredi yaşamımızın bir parçası olmaya devam edecektir.