Siyah akar Zonguldak’ın deresi
Yüz karası değil, kömür karası
Böyle kazanılır ekmek parası
Orhan Veli bir şiirine böyle başlar ve maden işçilerinin nasıl ekmek parası kazandığını kısa ve net bir biçimde özetler. Yüz karalığı kömürden kaynaklanan ve ekmek parasını canı pahasına kazanan emekçileri tarif eder bize. Maden işçileri Türkiye’de kaderi ve çalışma koşulları değişmeyen tek işçi topluluğu sanırım. Yıllardır onlar grizu patlamalarından, göçük altında kalmaktan dolayı yaşamlarını yitirirler. Birçoğu genç yaşta hayatına veda eder.
Onlar her gün yer altına inerken adeta gökyüzünü ve çevrelerini derinden bir süzerek aşağıya inerler çünkü ülkemizde tekrar günü tamamlayıp dışarıya çıkacaklarının maalesef hiçbir garantisi yoktur. Maden işçileri her gün yer altını kaza kaza maden içinde yüzerken ve çalışırken kimse onları hatırlamaz aslında ve onlar yine ölümleriyle ve geçirdikleri kazalarla gündeme gelirler. Ya birkaç arkadaşlarını daha kaybetmişlerdir veya yer altından yaralı olarak kurtulmuşlardır ancak o şekilde hatırlanırlar.
Son olarak maden işçileri Soma’da yaşanan faciayla gündeme geldi. Ülke ve millet olarak hepimizin yüreği yandı ve parçalandı. Ben bu yazıyı kaleme alırken son olarak ölü sayısı 274 kişiydi ancak bu sayının artacağı maalesef kesin mi kesin. Yaşanan bu faciayla kaç tane canımızı, vatandaşımızı ve işçimizi maalesef kaybettik. Her zaman olduğu gibi bu facianın yaşanmasıyla birlikte hemen konuyla ilgili müfettişler, soruşturma ekipleri anında göreve başlayarak suçlu ve zanlı aramaya koyuldular. Devlet bir yandan Cumhurbaşkanı talimatıyla seferberlik ilan ederken, diğer yandan da olayda ihmal ve suçu olan zanlı aramaya koyuldu.
Böyle durumlarda ülke olarak birbirimize kenetlenmek durumunda olduğumuzu düşünerek yazının dozajını artırmak ve haklı da olsam bazı eleştirilere yer vermek istemiyorum. Bunun yerine diyorum ki gelin bundan sonra özellikle maden ocakları olmak üzere iş güvenliği ve iş sağlığının üzerine düşelim. Her kuruma zorunlu uygulanan ve yasalarla garanti altına alınan zorunlu iş yeri hekimliği, iş sağlığı ve iş güvenliği gibi konulara daha hassas davranalım ve bütün bunlar kağıt üzerinde kalmasın. Örneğin ilimizde yer alan maden ocakları şu an ne durumda? güvenlik yönünden, sağlık yönünden ne aşamada bunların sıkı denetimini yapalım. Tekrar aynı faciaların yaşanmaması için zaten bunların yapılması ve uygulanması da şart.
Soma’da yaşamını yitiren tüm vatandaşlarımıza Allahtan rahmet diliyorum. Herkesin, tüm vatandaşlarımızın yüreğinin yandığını, ciğerinin sızladığını biliyorum. Tüm devlet erkanının oradaki işçilerimize ulaşarak sağ kalanları kurtarmaya yönelik tüm imkanlarla mücadele ettiğini biliyorum. Ancak dediğim gibi üzülmek ve ulusal yas ilan etmek durumu kurtarmıyor. Türkiye özellikle iş kazaları ve işçi ölümleri gibi konularda dünyada başı çeken ülkelerin başında geliyor. Bunun için başta devlet ve millet olmak üzere çok ciddi tedbirler ve önlemler için çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyorum. Milletçe aynı acıları yaşamak istemiyorsak, bu türden kazalara bir son verilmesi gerekiyorsa bunun için sağlam ve kalıcı adımlar atılması gerekiyor. Tüm milletimizin başı sağ olsun. Rabbim aynı türden acılar ve felaketlerle bir daha bu aziz milletimizi sınamaz inşallah.