Yozgat Valiliğinin yaptığı organizasyon kapsamında hafta sonunda Kayseri'ye yapmış olduğumuz programda, kentin farklı kesimleri gezdirilerek, bizlere adeta ''Gözdüş'' yapıldı. Kıskançlık katsayımız artıp, neredeyse patlama noktasına geldi!.
''Kıskanmış olmanın bir getirisi var mı?'' şeklinde bir soru yöneltildiğinde yanıtım hiç şüphesiz ''Var!'' şeklinde olurdu. Zira ''Kıskançlık'' duygusunu, ''Yok etme'' eylemi olarak algılarsak, kendimize zarar vermekten öteye gidemeyiz. Ama ''Kıskançlık'' duygusunu ''Rekabet edebilme'' anlayışı ile örtüştürebilirsek, o zaman yarışa ortak olabilmek için yapılması ve atılması gereken adımları atma ihtiyacını da duyarız. O pencereden baktığımda, Kayseri'de varolanların küçük bir modelinin de Yozgat'ta yapılmasının yanlışlığına işaret ediyorum.
Şimdi işyerini kapatmış, bir sanatkarımız tarihi Çapanoğlu Büyük Cami'nin maketini yapmıştı. Birebir yapılan tarihi cami maketine sadece hayran, hayran baktık. Bir çoğumuz da aslını yakından bildiğimiz için birden fazla kusurunu, eksiğini bulduk. Maketi satın alıp, evimizin bir kenarına bırakmak yerine aslını ziyaret etmeyi tercih ettik.
Kayseri'de varolan bir çalışmanın Yozgat'ta küçük bir modelini yapmış olmak sadece hayranlığımızı kazanır, kabaran kıskançlık duygularımızın da inişmesine katkı sağlar.
Ötesi yoktur...
Kayseri'de kıskançlık duygularımızın kabarmasına neden olan tesislerden yola çıkarak Yozgat'a uygun yatırım ve tesisleri kazandırabildiğimiz zaman amacımıza ulaşmış oluruz. Dünkü yazımda da belirttiğim üzere, Erciyes Projesinin Yozgat'a uygulanacak olan küçük bir modeli sadece Yozgat'tan Kayseri'ye kayak sporu yapmak için gitmek isteyenlerin gidişini engeller. Eğer yapılacak projede, amaç sadece Yozgat'ta yaşayanların ihtiyaçlarını karşılamakla sınırlı kalacaksa, Kayseri'ye gitmiş olmanın hiç bir anlamı yoktur. Biliyor musunuz; O tesisleri kullanan kalabalıkların, işletmeciler dışında Kayserili olanların sayısı parmakla sayılacak kadardı. Yüzde 90'ı Kayseri dışından gelmiş, o nedenle de ''Kayseri'nin beyaz örtüsünün getirisi'' ekonomik girdi haline dönüşmüş, para basan merkez bankası konumuna gelmiştir.
O nedenle Yozgat'a yapılacak olan tesisler, Yozgat'a dışarıdan insanların gelmesine vesile olabilecek yatırımlar olmalıdır. ''Günü kurtarma'' amacına yönelik yapılacak yatırım ve hizmetler, gün gelir iyi niyetli yola çıkanlardan bile davacı olur. Tıpkı, Lise Caddesi'ndeki Abide İş Merkezi, tıpkı Tol Çarşı ve Çapanoğlu Büyük Cami karşısındaki İş Merkezi projelerinde olduğu gibi. O gün kurtarıldı, bu gün sırtımızda kambur haline geldi. Ne yapacağımızı bilemez durumdayız.
Yozgat her şeye layıktır...
Ancak, iyi olana, güzel olana layık olduğunu unutup, ''Yapılsında ne yapılırsa yapılsın'' düşüncesinin hiçbir getirisi olmayacağı gibi götürecekleri saymakla bitmez. Bu anlayış, bizden mevcutları da alıp, götürmüştür.